14 Ağustos 2012 Salı

,

İngiltere tutkum ve bana yaptırdıkları :)))

Benim çokk tutkunu olduğum İngiltereden söz etmek istedim bu postta :)


Oranın ayrı bir yeri var bende . Evleri olsun , Saat kulesi olsun , O iki katlı kırmızı otobüsleri olsun vee en önemlisi kırmızı telefon kulübesi benim en çok hoşlandığım şeyler :)

Aslında bu şehire aşık olmamın en önemli sebebi Doctor Who dizisinin orada çekilmesi . Bilmeyenler için söyliyim ben Doctor Who dizisinin mübtelası bir gençim :))


Bir diğer aşık olma sebebim ise ingilizceyi çok harika konuşmaları . İngiliz ingilizcesi derler yaa . Ha işte ona hayranım ben ! O akıcı konuşmaları hızlandığında daha bir komik hal alır :))



İngiliz ingilizcesine Doctor Who'dan bir örnek ! ♥

Birde dil kursları için İngiltere'ye gidiyorlar çoğu insan . Bende düşünmedim değil . Bu fikir çok cazip geliyor . Tabi hayal kurmak bedava annemin de söylediği gibi :)) Ama hayaller belki bir gün gerçekleşir ha ? :D

Orada birkaç telefon kulübesini kitaplık olarak yapmışlar . Açık bir şekilde herkesin okuyabileceği kitaplarla dolu güzel kitaplıklar .








Kısaca özetlemem gerekirse bu yazıyı , ben bu şehri çok seviyorum . Ve hayalim bir gün oraya gitmek . Kısmet olursa :)) 

Herkese sevgiler ...





17 yorum:

  1. Ben İngiltere'ye dil kursu için gitmiş insanlardan biriyim. Gözünde fazla büyütme derim. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hadii yaa ... Kafam karıştı şimdi . iyi değilmiydi dil kursu ?

      Sil
    2. İngiltere'yi gözünde büyütme derim. :D Havası ve insanları seni boğabilir. Turist çeken bir ülke olduğundan her daim kalabalık. Hep yağmur ve kasvet vs. vs. Ama ölmeden önce git gör orası ayrı konu. :))
      Kurs için de Londra'ya gidersen bir şey öğrenemezsin, diğer şehirlerine gitmen gerek. Ben en güneyine Eastbourne'e gittim. Türk yok denecek kadar azdı, ki bu da iyi bir şey.

      Sil
    3. hımm . bilemiyorum şimdi . Ben yağmurlu günleri severim . Kalabalık olsun benim için bir sakıncası yok :) Bakalım artık . Birazcık türk olsaydı iyiydi ama... :D

      Sil
  2. Londra'dan merhabalar! =) Ben Luna, blogum bi süreliğine kapalı ancak açtığımda takip edebilirsin, çünkü Güven arkadaşımızın tersine, tüm o kasvetli havasından tüm yaz yararlanmış ve sıcak kavurucu yazı buranın yağmurları altında serin serin atlatmış ve hala da atlatıyor olan bir insan olarak yazıyorum sana. ki yağmur'a aşığımdır, yeri ayrıdır ve yaklaşık 1 yıldır buradayım, hala da bıkmadım, bıkmam.

    Londra'da da İngilizce öğrenirsin elbet! Ne aradığına bağlı daha çok, ben mesela buradaki bu kültürel karmaşayı çok seviyorum. Sokakta her milletten insan var, İngilizden çok yabancılarla karşılaşıyorsun, bu bence kötü bir şey değil aksine çok da eğlenceli. Düşünsene, Londra'dasın istediğin zaman çıkıp Londra dışını zaten ziyaret edip İngilizlerin ağırlıklı olduğu yaşam alanlarını da görebilirsin, ama geri kalan zamanında her milletten insanla tanışma olasılığın var. Değişik yemekler, davranışlar vs. Harika Londra!

    Umarım gelirsin bir gün, kırılmasın şevklerin, dinmesin hayallerin...

    Sevgi ile,
    Luna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu yazdığın için çook mutlu oldum gerçekten ! Biraz Güven2in yorumundan sonra kafam karışmıştı açıkçası . İngiltere'ye gitmeyi gerçekten çok istiyorum . Hayalim oraya gitmek her zaman :) Harika bir ülke olduğunu çok iyi anlatmışsın . Belki bir gün yolum düşerse Londraya seni de görmek isterim . İyi bir arkadaş olabiliriz :)

      Bu arada en kısa zamanda blogunu açarsın umarım . Ziyaret etmeyi çok isterim :)

      Sil
  3. Bu kırmızı telefon kulübelerine ben de bayılıyorum :) tek değilsin bu konuda.
    Londra benimde hep yaşamak istediğim bir yer, özellikle çok yağmurlu olması yüzünden ve de gotik tarzdaki eski binaları yüzünden.İnşallah senin de benim de gitme şansımız olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kırmızı telefon külübeleri vazgeçilmezlerim yaa :)) İnşallah gideriz .

      Sil
  4. ben de bir İNGİLTERE hastasıyım gidip görmeyi çok istiyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah gitme şansımız olur bizimde diyelim :)

      Sil
  5. Aslında ingiltere hiç haz ettiğim bir şehir değil ama postu hazırlarken o kadar güzel resimler seçmişsiniz ki ben bile sevdim bu ülkeyi nerdeyse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha :)) Sevdirdiysem ne mutlu bana o zaman .

      Sil
  6. Off off ne günlerim geçti oralarda:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl bir yer ? Hoş buldunuz mu ? :))

      Sil
    2. Oradayken yazdığım yazıların bir bölümü var blogumda, 2010 yılı, Mart, Nisan ayları:)
      Ben Erasmusla gittim ve 5 ay kaldım. Bursun elverdiği ölçüde gezebildim anca. Malum çok pahalı, bursun çoğu ev kirasına gidince geriye çok bir şey kalmıyordu:)
      İşin içine biraz aile ve sevgili özlemi girince sıkılmaya başladığım anlar oldu; ama onun dışında harika bir yer. Elbette yoğun göç vb sebeplerden eskiden anlatıldığı gibi her şeyin dört dörtlük olduğu bir yer değil, ama mimarisi, şehir hayatı, otobüsleri, metrosu, doğası, güzel be kardeşim:)
      Keşke isteyen herkes gidebilse..

      Sil
    3. Mutlaka blogunda yazdığın yazılara bakıcam canım :) Merakım hiç dinmiyor İngiltere için :)

      Sende dil için gittin sanırım ?

      Sil