18 Nisan 2013 Perşembe

, , , ,

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Gölgelerin Yolu - Brent Weeks | Kitap Yorumu


Herkese Merhaba!!!
Artemis Yayınları'ndan çıkan ve fantastik, macera sevenlere yönelik bir kitap olan Gölgelerin Yolu'nu bu gün de benim yorumumu okuyarak daha iyi tanıyabilirsiniz. Kitap yorumuma geçmeden önce bu gün ve yarın neler varmış bir göz atalım;

18 Nisan 2013 


19 Nisan 2013
Ya Sonra - Kördüğüm Hayaller
Yorum - Yorum Durağım

İşte benim yorumum;
Orjinal Adı: The Way of Shadows
Bağlı Olduğu Seri: Gece Meleği Üçlemesi #1
Yazar: Brent Weeks
Yayın evi: Artemis Yayınları
Tür: Fantastik, Macera
GR Puanı: 4.15
Sayfa: 589


Kitap Yorumum:

Gölgelerin Yolu tam anlamıyla benim kitabım değildi sanırım. Nedeni aslında okurdan okura değişicek bir neden. Kitabımız eskilere taa krallıklara, düklerin olduğu bir dönemde geçiyor. Ana karakterimiz Azoth ünlü suikastçi Durzo Blint'in çırağı olmak ister. Ve bu sefil yaşamından birazcık da olsun kurtulmak. Azoth 11 yaşlarında küçük bir çocuk. Annesi ve babası yok. Azoth'a benzer daha bir sürü çocuk da bu halde. Bir kaç bakır para için lağımlarda, yer altlarında pislik içinde gezen diğer yerlerde dolaşıp topluyor. Azoth'la beraber olan Taşbebek ve Jarly bu durumdan paylarını almışlar.
Konuyu anlayıp anlamamış olması önemli değildi. Anlamasına izin verilmeyen gizemler daima olacaktı. Ya harekete geçecek ya da bekleyecekti, ya itaat edecekti ya da itaatsizlik..(sayfa 91)
Lonca denilen gruplar var ve Sıçan dedikleri bir çocuk var. O çocuktan zaten kitabın bir 50 sayfasında çok nefret ediyorsunuz. Azoth'a yapmadığı işkence kalmadı. Ama işler ufakta olsa değişiyor.
Azoth Durzo Blint'e sonunda kendini çırak olaması için ikna ediyor ve süreç başlıyor. Durzo Blint'in çırağı olmak öyle her baba yiğidin harcı değil tabii. Kitap her ne kadar macera olsa da eskiden böyle durumların da var olduğunu ve bunları bizim de anlamamızı sağlıyor. Öyle sahneler var ki kitapta kendinizi birden sinirlenmiş ve karaktere çemkirirken bulabiliyorsunuz.
Umut. Tabii ya. Umut, gelecekle ilgili kendimize söylediğimiz yalanlardan başka bir şey değil. (sayfa 113)
Başta da söylediğim gibi yinede böyle biraz savaşlı ve acı sahneler olduğundan bana biraz tam olmadı bu kitap. Yani demek istediğim kitap çok sarmadı beni.
Ve kitapta bir başka eksi alan nokta da yazı boyutunun küçük olması. Okumamı gerçekten güçleştirdi. Üstelik kitapta 589 sayfa olunca halini siz düşünün. Ama böyle kalın kitapları sevenler olabilir. Ona diyecek sözüm yok :D

Genel itibariyle konu açısından okuduklarımdan çok farklıydı. Daha bir aksiyon ve dram hakimdi. Yorumu kitaptan güzel bir sözle bitirmek istiyorum:
Maskeler değişir, maskeyi takanlar hep aynı kalır, öyle değil mi? (sayfa 114)
- Puanım -


Artemis Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkür ederiz...

2 yorum: