Konuşan Kitaplar ile Blog Turu #15: Her Son Bir Başlangıçtır - Duygu Özlem Yücel | Kitap Yorumu

27 Eylül 2013 Cuma


Her Son Bir Başlangıçtır turumuz devam ediyor! İlk defa bir türk yazarı bu kadar beğendiğimi söylemeliyim. Ve okurken hiç sıkmadı. Romantik kitaplar benim tarzımın dışında olsalar da tur kapsamında okuduğum harika romantik kitaplar olmuştu. Bu yüzden artık mesafeli bakmıyorum bu tür kitaplara. Turumuzun 3. gününde bendeniz bu cici kitap için yazdığım yorumumu okuyacaksınız. Ama ondan öncesinde çekilişimizin hala devam ettiğini hatırlatmak isterim. Buradan çekilişe katılabilirsiniz. Bu gün turda neler varmış hadi bakalım;

Alıntılar - Kitaplarım ve Ben
Yorum - Kitap Sayfaları







Kitap Adı: Her Son Bir Başlangıçtır
Yazar: Duygu Özlem Yücel
Tür: Romantik, gizem
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 255











Yani ben, ait olmayı ve sevebilmeyi beceremedim çoğu zaman. Hiç öğrenmediğim bir şeyi nasıl becerebilirdim ki?
Kitabın çok farklı bir bakış açıcı var. Baş karakter Mehmet'in acılarını, iç savaşlarını, içindeki o duygu patlamasını öfkeye çevirmesini ve diğer insanlara da bu yönüyle gözükmesini yazar çok iyi bir şekilde okuyucuya yansıttığını düşünüyorum. Bu tür romantik kitaplarda dediğim gibi mesafeli olsam da şu aralar Dengesiz Bir Aşkın Anatomisi kitabıyla daha çok tanıdığımız Duygu Özlem Yücel'in bu kitabı da ortalığı sarsıcağını düşünüyorum.


Normalde ana karakterler kadın olur ama bu sefer karşımda Mehmet'i görünce az da olsa şaşırıyorum. Ama daha sonra - kitabın akıcı olmasından dolayı - alışıyor ve kendinizi hızlıca sayfaları çevirirken buluyorsunuz.

Konusuna gelirsem;
Gabriella - Mehmet'in annesi - küçük yaştaki oğlunu yani Mehmeti bırakıp gidiyor. Babası da bu duruma çok üzülse de bir türlü Mehmet'in gözünde kötü olmaktan öte gidemiyor. Mehmet bu içindeki öfkesini hem annesine hem babasına yansıtıyor ve o kadar uzaklaşıyor ki bu duygulardan... Hayata bakış açısı da bir o kadar değişiyor.
Zaten hayatım bağım olan insanlara bir şeylerin numarasını yaparak geçiyor sanki... Şaşırmış gibi yapmak, mutlu gibi yapma, güçlü gibi yapmak ya da riyakar gibi yapmak... Bir sürü ben ve aslında kim olduğunu bilmeyen en gerçek ben!
Bir gün Mehmet'in babası kapısının önüne gelip "Hadi gidiyoruz!" demesiyle olaylar başlıyor. Annesi hastaymış ve babasıyla Mehmet'i yanında görmek istiyormuş. Nasıl kabul ettiğini anlayamadan kendini babasıyla beraber İtalya'da bulan Mehmet aslında içinde bir yerlerde annesini görmek ister ama o kadar bastırmıştır ki duygularını....Annesizliğin tadını bi kere aldı mı nasıl doldurabilir ki tekrar.


Daha sonra evine gittiğinde Lucia'ya karşılaşır ve o zaman da her şeyin planladığından farklı olacağını anlar. Bundan sonra Lucia'nın onu nasıl anladığını ve aşklarının nasıl filizlendiğini ve Mehmet'in annesini tanımaya çalışmasını okuyoruz. Gerçekten çok içten ve yürek burkan bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi.
Normal bir hayatın varken, iki yabancının birden hayatına girmesinden ve o rutinden bambaşka bir gerçekliğe savrulmaktan bahsediyorum. Bazen sanki hep buradaymışsınız gibi geliyor, bazen de sanki hiç burada olmamışsınız gibi...
Aslında şöyle bir düşündüm de kötü bir tarafını da bulamadım. Kitabı okumaya ilk sayfadan başlıyorsunuz ve nasıl oluyorsa bi bakmışsınız kitap bitmiş... Sanırım bu yazarın kendi üslubundan dolayı. Bu kitaptan sonra da Dengesiz Bir Aşkın Anatomisi kitabını almıştım ona başlamayı düşünüyorum. Almak isteyenler hala kampanya devam ediyorsa D&R'ın 9.90 tl kampanyasından alabilirsiniz.

Farklı ama bir o kadar da duygu yüklü bu kitabı bitirmeden elinizden bırakamayacaksınız. Benden söylemesi ;)

- Puanım -
4/5




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Made With Love By The Dutch Lady Designs