2 Şubat 2015 Pazartesi

Kördüğüm - Calia Read | Kitap Yorumu


Herkese merhabalar! Sizde fark ettiniz mi bu aralar bloga yazı girmeye başladım. Hemde kitap yorumları! O.o Şok olmayınız sayın okuyucu çünkü yarıyıl tatilindeyken hazır biraz daha hızlı kitap okuyabiliyorum. Eee haliyle de yorumlar da arka arkaya burada oluyor.

En son paylaştığım postta Duman ve Kemiğin Kızı'nı yorumlamıştım. Hala okumayan varsa sizi oraya alalım. Her neyse işte o postta da bahsettiğim gibi Kördüğüm'ü okuyordum ve bitti. Yabancı bu sene harika kitaplar çıkarıyor derken tam da bundan bahsediyordum. O zaman hızımı almışken yoruma başlayalım ne dersiniz? ;)








Kitap Adı: Kördüğüm
Orjinal Adı: Unravel
Yazar: Calia Read
Tür: yeni-yetişkin(+18), romantik, gizem, psikoloji
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviren: İnci Nazlı
Sayfa Sayısı: 336
GR Puanı: 4.11
Basım Tarihi: Ocak 2015







Donmuş buz sarkıtını izlerken Naomi, hayatının nasıl bu duruma geldiğinı düşünüyordu. Bir ay önce akıl hastanesine yatmıştı ama kendisi akıl sağlığının yerinde olduğunu ve delirmediğinden adım gibi emindi. Ama onu oradan çıkarması içinde konuşması ve ilerleme kaydetmesi de gerekiyordu. Bunlar gerçekten zor. Naomi'nin 10 yıldır sevdiği çocuk Lachlan (asla nasıl telafuz edildiğini öğrenemiycem :/ ) onun ziyaretine geldiğinde aklını kaçırdığını söylemesi ve düzelmesi gerektiğinı söyleyince ise Naomi için hayat tepetaklak olur. Zira sadece onun güvendiğini bilerek ayakta durarken birden böyle bir tepkiyle karşılaşınca tahmin edersiniz ki yıkımla sonuçlanır.

Cılız dal rüzgarda sallanıyor ama damla olduğu yerde kalıyor. Eğer bir buz saçağı dayanabiliyorsa, belki ben de bir parça kalmış  sağlam aklıma tutunabilirim.
Yazarımız olay akışını o kadar güzel bir şekilde ayarlamış ki, yer yer eskiye gidip olayların nasıl olduğunu bizlere göstermesi kurguya çok iyi oturmuş. Şahsen düz bir anlatım bu konuya düşünemezdim. Kitap boyunca Naomi'nin neden akıl hastanesinde olduğunu öğrenmeye çalışırken bir de akıl hastanesinin ortamını da soluyoruz. Naomi'nın hemşiresi Mary, doktoru Rutledge ve oradaki hastalardan biri olan Naomi'nin taktığı adla "Sahte Annecik" bu karakterler de hikayeyi daha gerçekçi bir ortama sokuyor, onların Naomi üzerindeki etkilerini okuyoruz. Özellikle son dakikalarda Dr. Rutlerge tam istediğim atağı gösteriyor ama biraz daha önce olsaydı keşke.
Öfkeliyken bile aşk en can yakacak şekilde ruhunuzdan tutup çekiştirir sizi. O an yapmak isteyeceğiniz son şey bile olsa önemsemenizi, hissetmenizi sağlar. 
Birde Lana ve Max var tabi. Kitapta bunların adı bolca duyuyoruz zira Lana Naomi'nin en yakın arkadaşıyken diğeri yani Max ise diğer sevdiği çocuk. Şimdi olaya 10 yıldır sevdiği ve her zaman yolunu gözlediği Lachlan'ı da ekleyelim. Ortaya güzel bir karışım çıkmadı değil mi? Evet. Aslında kitap boyunca aklım çok karışıktı. Naomi'ye çok kızdığım zamanlar oldu. Ama daha sonra yazar öyle bir sonla sizi yakalıyor ki.... Yıkıldığım an işte o zamandır. Okurken hep bir şeylerin eksik olduğunu sezmiş bunun neden böyle olduğunu bir türlü kafama oturtamamıştım ama sonra yazar bumm!!! Yani neden diye içimden haykırmak istiyorum. Kitabı fırlatmak ve yazara karşı "sen nasıl bir yazarsın zalim!" diye sitem etmek istiyorum. İnanın haklı sebeplerden ötürü bunları söylüyorum. Okuyunca sizde benim gibi olacaksınız. Ha sonra benim kapıma dayanıp neden okutturdun bu kitabı demeyin ^.^

Fark ettim ki konuya çok değinmemişim ama inanın bana gerçekten bir şey kaçırsam ağzımdan hikayenin bütün sihri kaybolur gider. O yüzden çok değinmeden kurgusu ve anlatımıyla idare ediniz :)

Kitap adı gibi aslında. Yalan mı gerçek mi, doğru mu yanlış mı derken kafayı bulmanız an meselesi. Kördüğüm gerçekten kördüğüm. Olay akışı sizi çaresiz bırakacak ve nasıl çözemediğinizi bir türlü anlayamayacaksınız. Hala Naomi'ye inanmak istiyor musunuz?

Puanım
4/5

1 yorum:

  1. Selaamm değişik bi konusu var almayı düşünüyorum :DD blogumu yeni açtım vee ilk kitap yorumumu girdim sayfamı ziyaret edip beni takip edersen sevinirim :Dd görüşürüz :D leyladurcek.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil