10 Eylül 2015 Perşembe

, , , ,

Tatlı Şeytan - Wendy Higgins (The Sweet Trilogy #1) | Kitap Yorumu


Tatlı Şeytan, Go! Kitap'tan okuduğum ikinci kitap oldu. Farklı bir konusunun olması, yada şöyle demeliyim Nefillerin farklı bir açıdam ele alınması serinin dikkat çeken özelliklerinden biri. Sanırım bu yüzden bende çok sevdim. Yayınevinden okuduğum ilk kitap da Benim Uzak Yıldızımdı. Onun yorumuna da şuradan ulaşabilirsiniz.

Ana karakterimiz Anna Whitt, 16 yaşında bir lise öğrencisidir. Ama diğer öğrencilerden ayrılan bir yeteneği vardır. İnsanların duygularını ve ne hissettiklerini görebiliyordur. Bunun nedenini ve ne olduğunu bir türlü anlayamasada hayatına bunları göz ardı etmeye çalışarak devam ediyor. Birde üvey annesi Patti var. Kendi öz kızıymış gibi seven ve bu yeteneklerinden haberi olmasına rağmen Anna'yı bırakmayan bir kadın. Okurken Patti'nin o korumacılığını ve sıcacık sevgisini hissedebiliyorsunuz.

Dünya için umut vardı. İnsanlık için umut vardı. Sadece Kaidan ve benim için umut yoktu. 

Her kitapta olmazsa olmaz bir yakışıklı karakter bu kitapta da var. Kaidan Rowe ile tanışma sahnesi yine kitanı okumanız için ayrı bir neden. Bizim saf ve temiz kalpli olan Anna'mız Nefil olduğunu işte bu gizemli ama bir o kadar da yakışıklı olan Kaidan'dan öğrenir. Kaidan kendisi gibi iblis soyundan gelen bir Nefil olduğunu açıklayınca işler hızla değişecektir.

Kitapda küçük ayrıntılara da yer verilmişti. Mesela Anna'nın dudağının üstündeki (yada üzerinde bilemedim -.-) beni cidden çok hoş bir ayrıntı olmuş. Böyle yazarın küçük ama sevimli ayrıntılar vermesi kitabı gözümde daha iyi bir yer edinmesine sağladı.

Kitap, başında da dediğim gibi Nefillerin farklı bir açıdan anlatmasıyla beni etkiledi. Tatlı Şeytan'da Nefillerin babaları yada anneleri birer Dükler. Tani bu sıfat çok farklı kullanılıyor kitapta. Bir çok türde Dük var. Melesa Şehvet Dükü, Yalancı Dük, Zina Dükü, Kıskançlık Dükü... vs. gibi. Fark ettiyseniz hepsi bir kötülük özellikleri. Bu Dük'lerin ne yaptığı neden böyle ayrı ayrı özelliklere ayrıldıklarını merak etmeniz ve spoiler çizgime geldiğim için sizlere söylemeyeceğim.

Hiçbir zaman sizin olmamıs bir şeyi kaybedemezsiniz, derlerdi. Ancak ben kaybetmiştim işte.

Bunun dışında Anna'nın fazla saf ve salak olması beni çok sinir etti. Bazı olayların da gereksiz uzatılması kitaptan birkaç gün uzaklaşmak zorunda kalmama neden oldu. Çeviride kullanılan bazı kelimeler okurken garip garip kitaba baktırdı. Ama son sahnelerdeki ekşin biraz da olsa toparladı ve seriye devam edeceğimin sinyallerini verdil

İkinci kitabın bol aksiyonlu ve yan karakterlerin çoğunlukta olduğu bir kitap olmasını diliyorum. Çünkü yan karakterler de cidden çok ilgi çekici. Bir şekilde onların da bu kitapta daha çok yeri olması hissine kapıldım.

The Sweet Trilogy bir üçleme olduğundan Go! Kitap bizleri çok bekletmeden kitapların hepsini çıkarttığı için çok mutluyum.Ben okumak için serinin hepsinin çıkmasını bekliyordum. O yüzden yorum da geç geldi. Fakat iyiki de böyle yapmışım diyorum. Sizde hala bu seriye başlamadıysanız serinin bütün kitaplarını elinizde bulundurmanız daha mantıklı olucaktır. Herkese keyifli okumalar!

-Puanım-
3.5/5

0 yorum:

Yorum Gönder