Sualtındayken bile babanı özlersin || Sualtı Kaynakçısı, Jeff Lemire

by - 6/11/2018


Yaşam ile ölümün konu edinildiği, hayatımızın bir yerinde hissettiğimiz o dönüm noktasının verdiği seçimler ve özlemlerimizin bizi bilmediğimiz derinliklere sürükleyeceği bir hikaye Sualtı Kaynakçısı. Jeff Lemire ile güzel bir başlangıç yapmak isterseniz kesinlikle önerebileceğim bir çizgi roman aslında. Direkt önerme sebebim ise benim gibi Güngezgini, İki Kardeşler ve Sıradan Zaferler'i okuyup beğendiyseniz Sualtı Kaynakçısı da tam istediğiniz tatta olduğunu rahat bir şekilde söyleyebilirim. Tam olarak belki yaz mevsimine uymayan bir havası olmasına rağmen hikayenin ve çizimlerin sizi sarması işten bile değil.

Jack küçük yaşlarında babasını gizemli bir şekilde kaybeder. Kaçınılmaz bir şekilde daha sonra babası gibi o da sualtı kaynakçısı olur. Aynı zamanda evli ve birkaç gün sonra da baba olacaktır. Bir gün yine sualtı kaynağı yapmak için dalışa gider ve orada geçmişinin, babasının ona verdiği bir şeyi görür. Bu zaten onu düşünmeden duramayan Jack için bir dönüm noktası olur ve babasının gizemini çözmek için karısından ve çocuğundan uzaklara gider. Tam bir arayış hikayesi. Kayıpların ardından bazen önümüzü göremeyiz. O an sadece öfke, nefret hisleriyle çevriliyizdir. Daha sonradan düşündüğümüzde ise pişmanlıklar ve keşkeler bizi ele geçirir ve bu içten içe bizimle beraber ölene kadar var olur. Onu kabullenmek ve anlamak önemlidir. Hayata devam edebilmek, iyi şeyler başarabilmek sadece bizim elimizdedir. Sadece zamanı biraz durdurmalı ve düşünmeliyiz. Herkes devam ediyorken durmak istemeyebilirsiniz. Fakat inanın biraz zamanı kendiniz için durdurmanız geleceğinize daha rahat karşılayabilmenizi sağlar. 

Jeff Lemire, sizi çizimleriyle adeta sarhoş ediyor. En sevdiğim yanı da bu oldu sanırım. Çünkü okurken bir yandan hikaye akışına hakim olmanızı, o hikayede savrulmanızı ve bu etkiyle beraber üzerinize peri tozu atarcasına tam sayfa bir çizimle adeta kendinizden geçmenize sebep oluyor. Ana karakterle beraber siz de huzursuzsunuz. İçinizde atamadığınız cevaplanmayı bekleyen sorular var. Bunu hissettirebiliyor oluşu muazzam bir şey. Bazı sayfalarda uzun uzun duraklayıp sadece karakterin neler hissettiğini düşünürken buldum kendimi. Zaten çizgi romanın kapağı bile size o huzursuzluğu ve bir sorunun olduğunu belli ediyor. Sualtı Kaynakçısı bu bakımdan suyun altındaki hüznün gelip sizi de sarmasına izin veren bir çizgi roman oluyor.

Bir başka değinmek istediğim konu da çizgi romanın kalitesi. Marmara Çizgi'den çıkan Sualtı Kaynakçısı elinize aldığınızda hissedebileceğiniz bir şekilde kalın bir kapağa sahip. Bunun güzel olmasının sebebi çantada ya da yanımızda götürdüğümüzde hasarı minimuma indiriyor olması. Aynı zamanda sayfalar da bu kalınlığa uyarcasına biraz daha toklar ve ince bir yapıya sahip değiller. Dergi kıvamında çizgi roman okumak yerine gerçekten de bir çizgi roman okuyorsunuz ve bunu daha tasarımdan size hissettiriyorlar. Bu bakımdan Marmara Çizgi'ye bir alkış yollamaktan çekinmiyorum. 


Sualtı Kaynakçısı, diğer birçok çizgi roman gibi renkli çizimler ile tasarlanmamış. Siyah beyaz bir şekilde okuyucuya sunulmuş. Böyle olunca sanırım bir miktar çizgi romanı sevip sevmemeniz  değişiyor. Siyah beyaz formatın seveni de var sevmeyeni de var. Bana soracak olursanız çizgi roman okumaya daha yeni yeni başladığımda garip geldiğini söylemeliyim. Daha sonralarda siyah beyaz formatın hikayelerdeki vurguları daha derinden hissettirebildiğini keşfettim. Bu biraz okuya okuya gelişti diyebilirim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? 


You May Also Like

8 yorum

  1. Çizgi roman okumayalı çok oldu belki bu kitapla bir başlangıç yapabilrim :9

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir kitaba benziyor. Ne zamandır çizgi roman okumuyordum. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sualtı Kaynakçısı'na bir şans verebilirsiniz bence. Teşekkür ederim :)

      Sil
  3. duymadım çok hoşuma gitti, not aldım, okurums :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir çizgi roman Deep! Okuduktan sonra yorumlarını bekliyorum :)

      Sil
  4. Ben pek sevmem ama oğlum bayılır sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sizin de hoşunuza gidecektir :)

      Sil