Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin | Kitap Yorumu

by - 7/07/2018


Kalbinizde yeşilliklerin, ruhunuzda ise bir miktar burukluk meydana getirecek olan Çalıkuşu'nu daha ilk cümleden mutlaka okumanızı şiddetle ısrar etmek istiyorum. Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin'in belki de birçok romanının çok çok ötesinde bir kitap. Hem bu bakımdan hem de dönemini yansıtışı bakımından okuyucuya adeta bir hazine niteliğinde olduğunu da söyleyebilirim. Çalıkuşu'nu okumayan çok az bir insan grubu olarak kaldığımızı düşünüyorum. Fakat artık gönül rahatlığıyla okudum ve çok sevdim diyebiliyorum. Hem de sevmek az bile kalıyor, bayıldım!


Feride bizi günlüğünde, çocukluğunu yazmaya başladığında karşılıyor ve hayatını işte daha o ilk sayfalarda öğrenmeye başlıyoruz. Feride dediğime bakmayın kendisine takılan takma isimleri başta Çalıkuşu olmak üzere asıl ismini kullanmak istemeyeceğimiz bir şekilde bütün çevresinde kullanılmıyor. Ancak resmiyeti seven birkaç kişi hariç tabii. Küçüklüğünden beri zıpır zıpır mini minnak bir kız çocuğu olan Feride annesinin ölümüyle bu üzüntüsünü hep başka bir haylazlıkla örtmekte çareyi bulmuş. Güzel bir taktik olduğunu düşünmüyor değilim. Hayatın melankoliğini, hüzünlülüğünü belki ancak böyle muzipliklerle kapatmak mümkündür sanıyorum. Böylece Çalıkuşu, İstanbul'daki teyzesinin köşkünde kalmaya başlar. Teyzesi de bir Fransız yatılı okuluna verir. Orada da rahat durmayan Feride aynı zamanda da teyzesinin oğlu Kamran'a sinir olmaya da başlamıştır. Onun diğer erkek çocukları gibi yaramaz olmayışı, kendini diğer insanlardan izole etmesi, bir köşede kitap okuyuşu adeta Feride'yi çıldırtmakta, mutlaka onu kızdırmak istemektedir. Fakat bunu birkaç defa denese de Kamran'a fazla bulaşamaz. O gitgide yakışıklı bir beyefendi olurken bir gün Çalıkuşu Kamran'ın bir sırrını öğrenir ve bunu kimseye söylememesi için Kamran ile gizliden bir anlaşma imzalarlar. Bundan sonra Kamran ona sürekli okulunda ziyaret etmeye başlar. Kamran ve Çalıkuşu gittikçe birbirlerine aşık olmaya başlarken birden Kamran'ın ihanetiyle Çalıkuşu hayata küser ve ailesinden uzaklara Anadolu'nun köylerinde muallimlik yapmaya başlar. Buralarda da Çalıkuşu'nun güzelliği adeta insanların dilinden düşmez fakat aynı zamanda da Çalıkuşu'nu bu yüzden çok zor durumlara sokar. İnsanın güzel oluşunun nasıl bir belaya dönüşeceğini adeta acıyarak okuyacaksınız. Feride öyle izbe yerlerde muallimlik yaparken ki okurken içiniz cız edecek kadar kalbinizi ağrıtıyor. 


Çalıkuşu, 408 sayfa olmasına karşın öyle akıcı bir roman ki iki günde rahatça bitirebiliyorsunuz. Aynı zamanda çokça eski kelimeler de diyaloglarda kullanılmış. Özellikle Reşat Nuri Güntekin'in Anadolu insanının çok güzel anlattığını düşünüyorum. Köy halkının yaşayışını, bakış açısını ve o dönemlerdeki okuma durumunu gözler önüne seriyor adeta. Bu yüzden ana temanın aşk olmasına rağmen bu aşk hikayesinin Anadolu insanı ve öğrencilerle çevrilmesiyle adeta başka bir kavrama bürünüyor. Bu kavram mutlak çaresizlikten başka bir şey değil. Kitabın sizi ağlatmadan bırakmayacağı bir gerçek. Bu yüzden kitabı okurken mendillerinizi almayı unutmayın. Fakat şunu söyleyebilirim ki sonu sizi mesut edecek. Eğer sonu mutlu bir son olmasaydı sanırım kahrolur ve kitabın etkisinden bir müddet çıkamazdım. 

Çalıkuşu, aslında birçok değişik karakteri olan nadir kitaplardan biri. Öyle ki mesela Hacı Kalfa'nın  takılmaları, Munise ile aralarındaki duygusal bağ, doktor Hayrullah beyin babacan ama aynı zamanda da kızdığındaki utanmazca söylediği kelimeler ve daha aklımda kalmayan daha nicesi...

Reşat Nuri Güntekin, 1922 yılında çıkardığı Çalıkuşu ile asıl ününe kavuşmuş aslında. Daha önce öykü ve oyunlarıyla edebiyat dünyasına girmiş olsa da Çalıkuşu kendisini ispat ettiği bir kitap olmuş. Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Kavak Yelleri ve Acımak da bu durumunu taçlandıran eserleri. Bu romanlar da zaten günümüze daha sonradan televizyon dizileri olmuş ve onlar da çok sevilmiştir. Ben özellikle Yaprak Dökümü'nü okumayı istiyorum. Aynı zamanda şimdi Çalıkuşu'nun 2013'de Kanal D'de yayınlanan dizisine de başlayacağım. Daha önce çekilmiş 1986 yapımı dizisi de var ama şimdilik günümüze yakın olandan başlamak istiyorum. 

"İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor?"
Son olarak okumayan varsa hala ısrarla okumanızı istiyorum. Daha sonra Reşat Nuri Güntekin'in diğer kitaplarına da mutlaka bir göz atmayı unutmayın. Herkese keyifli hafta sonları dilerim!

You May Also Like

10 yorum

  1. Küçükken defalarca okudum bu kitabı. Her defasında çok beğenmiştim. Sizin dilinizden tekrar o dünyaya dönmüş gibi oldum. Özlüyor insan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar tekrar okumalık cidden. Şimdiden özlemeye başladım hatta. O yüzdendir ki sanırım dizisini izlemeye başladım da hasretim dinsin diye :)

      Sil
  2. Dizisini severek izlemiştim. Kitabını da okumalıyım bencee. :) Bu yazı sayesinde hatırlamış oldum Çalıkuşu'nu. Teşekkürler! ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ilk bölümü izledim geldim. Kitapla farklı yerleri varmış. Fakat yine de Fahriye Evcen'in oyunculuğu izlemeye devam ettiriyor :)

      Sil
  3. Reşat Nuri ve Çalıkuşu ikisi de ne kadar özel ve güzeller. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayılarak okuduk. Reşat Nuri Güntekin beye saygılar. Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Çalı Kuşuna olan aşinalığım eski Trt deki diziden. Kitabını okumadım. Reşat Nuri Güntekin'den yalnızca sizinde atıfta bulunduğunuz "Acımak" kitabını oldukca beğenerek okumuştum. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annem de bana sürekli eski dizisinden bahseder. Merak ettim ben de. Acımak kitabı için kimse kötü bir yorum yapmıyor. Ben de en kısa zamanda okumak istiyorum. Bence Çalıkuşu'nu bir de Reşat Nuri Güntekin'den dinleyiniz. Teşekkür ederim.

      Sil
  5. En bir sevdiğim kitap. İlk kez 6. Sınıfta okumuştum, sonra biraz zaman geçince tekrar bitirdim , hala ara ara sevdiğim kısımları okurum :)
    Emeğinize sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şanslısınız! Erken keşfedemedim ben :( Ama sanırım ben de sizin gibi ara ara açıp okuyacağım. *.*

      Sil