Çirkinin Romanı || Bir Kadın Düşmanı, Reşat Nuri Güntekin

by - 7/08/2018


Reşat Nuri Güntekin'den okumaya devam ediyorum. Bir Kadın Düşmanı, çok fazla duyulmayan romanlardan biri. Fakat Ülkü Karaosmanoğlu'nun aynı adlı eserinden senaryolaştırdığı 1991 yapımı bir film mevcutmuş. Eğer filmi bulabilirsem beyaz perdeye nasıl yansıtıldığını izlemek güzel olabilir. 

Bir Kadın Düşmanı, Sara isimli bir İstanbul kızının başından geçen olayları mektup yoluyla arkadaşına anlatmasını anlatır. Modern İstanbul eğlencelerinde güzelliğiyle arkadaş çevresinde de çok sevilen bir genç kız olan Sara babasının onu Erzurum'a yanına aldırmaması için küçük bir oyun oynamaya başlar. Mektuplarda babasını sürekli özlediğinden bahseder fakat sağlığındaki problemleri de dile getirerek babasını kandırmaya çalışır. Bu sayede dayısının Marmara sahilinin bir köyünde olan zeytinliğinde huzur bulacağını, sağlığı açısından da iyi geleceğini söyler. Hem de dayısının kızının düğününe katılması gerektiğini dile getirir. Aslında bunların hepsi yalandır. Düğüne katılmak istemez. Bir bahaneyle bu tatili, dinlemeyi kısa kesmek ve İstanbul'a dönmeyi arzu eder. 


Mektuplardan oluşan roman daha çok Sara'nın Nermin isimli arkadaşına olayları anlatmasıyla devam eder. Bizde böylelikle Sara'nın hayatını öğrenmeye başlarız. Daha köye gittiği ilk günden köy halkının dikkatini çeken Sara orada el üstünde tutulmasından son derece memnun olduğunu dile getirir. Her yaz bu sahil köyüne gelen bir grup genç sporcu kafilesi yine Sara'nın gelişine denk gelir. Aralarında Homongolos bir diğer adıyla "kaya balığı" olan çirkinliğinin yanında güçlü, kuvvetli ve kadın düşmanı olmasıyla anılan bir adam vardır. Bu adam Sara'nın da dikkatini çekmiş ve kadınlara bu kadar düşman olan adamı kendine aşık ederek bütün kadınlardan intikam almak ister. Tabi bu öyle kolay olmayacaktır. Homongolos fütursuzca ve aynı zamanda da zeki hareketlerle bu hamlelerden kurtulur. Sara'nın bu emeline ulaşıp ulaşmadığını kitabın son sayfalarına doğru öğreniyorsunuz. 

Benim en çok beğendiğim kısımlar Homongolos'un ölen arkadaşı Necdet için yazdığı mektuplar oldu. Kitabın son sayfalarında hiç dile getiremediği düşüncelerini en sevdiği arkadaşına öldükten sonra anlatabilmesi çok dokunaklı bölümlerden biriydi. Hele ki kendi hayatına, kadın düşmanı diye anılmasına ve böyle haşin bir insana nasıl dönüştüğünün hikayesini okuduktan sonra içimiz bir miktar burkuluyor. Yaşadıklarını ve onlarla başa çıkma yöntemlerini aynı Çalıkuşu'ndaki Feride'ninkine benzettim.

Romanın geneli yine akıcı bir üslupla yazılmış. Bu bakımdan Reşat Nuri Güntekin bizi şaşırtmıyor ve okuyucuyu kitaptan ayırmıyor. Yine köy insanını konu ediniyor ve onlar üzerinden bizlerin tahliller yapabilmemizi sağlıyor. Bir şehirli insanının köy insanıyla olan karşılaştırılmasını okuyoruz adeta. Durumlar her ne kadar Çalıkuşu'ndaki gibi içler açısı olmasa da burada da köylü insanının vehametini görebilmek mümkün. Fakat ana temanın köy insanından daha çok dış görünüşün ve yine önyargılı olmaya yönelik olduğunu söyleyebilirim. Çalıkuşun'da güzellik algısından dolayı başına gelen türlü türlü belaları görürken burada da bir çirkinin nasıl ayakta kaldığını okuyoruz. 

Bir Kadın Düşmanı, ismiyle adeta bütünleşmiş bir roman. Reşat Nuri Güntekin yine yabancı kelimeler kullanmayı ihmal etmemiş. Benim okuduğum İnkilap Kitapevi'nin 2013 baskısında bu kelimelerin anlamları da dipnot olarak düşülmüştü. O yüzden okuyucu için bu daha rahat bir okuma deneyimi oluyor. 206 sayfa olması ve akıcı üslubuyla çok rahat bitirebileceğiniz bir roman Bir Kadın Düşmanı. Başta okurken biraz tereddüdüm vardı. Fakat okuduktan sonra rahatça önerebileceğim bir kitap oldu. Sizi fazla drama boğmayan yaz aylarında okumakta zorlanmayacağınız bir kitap olmuş. Mutlaka bir şans verin. Sıradaki yorum yine Reşat Nuri Güntekin'den Eski Hastalık kitabına olacak. O zamana kadar herkese keyifli okumalar dilerim! 

Goodreads'te de varım. Orada güncel olarak neler okuduğumu takip edebilir, kitap hakkındaki yorumlarımı okuyabilirsiniz. Buraya tık.

You May Also Like

10 yorum

  1. Reşat Nuri çok sevdiğim yazarlardan ama malesef ki okumadığım pek çok kitabı mevcut hala. Bu kitabı da onlardan biri. Ama yeri geldiğinde muhakkak okuyacağım. Emeğine sağlık, güzel bir yorum olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka okumalısın. Gerçekten çok hoş bir üslubu var. Hemen alışıyor insan. Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Görünen ile gerçek çok farklı olabiliyor. Önyargılarımız köreltiyor bizleri. Kök nedeni öğrenince pişmanlık duyuyoruz ilk yargımızdan dolayı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bunu bir türlü yenemiyoruz. Böyle olmaya devam ettiğimiz sürece mecbur pişmanlığını da çekeceğiz.

      Sil
  3. Merhaba, blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Ben de beklerim :)
    https://gulmekicinagla.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! Hoş geldiniz. Teşekkürler. Ben de ziyaret edeceğim mutlaka.

      Sil
  4. Klasikler her zaman en iyisidir. Çok severim Reşat Nuri, Peyami safa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıra Peyami Safa'ya da gelecek inşallah :)

      Sil
  5. reşat nuri sırayla okuyoms okurum bunu daa pikuuuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarını merak ediyorum oku oku :)

      Sil