Dört Hafta Bir Ay || Ağustos - 2019

by - 9/01/2019


Uzun zamandır bu ay sonu rapor yazılarını yazmıyordum. Sanırım en son 2018'in temmuz ayındaki yazı ile buluşmuşsunuz. Umarım özlemişsinizdir, çünkü ben bu yazıları yazmayı iple çekiyorum. Her ayın sonunda ay içerisinde 30 günde yani 4 haftada neler yaptığımı görmek kendimi değerlendirmeme sebep oluyor. Ona göre sonraki ay için bir seyir izleyebiliyorum.

Ağustos ayına şöyle bir baktığımda oldukça yorucu ve aşırı sıcak geçen birkaç günü temsil ediyor. Hiçbir iş yapmıyorken bile sadece sıcak havanın etkisiyle kendinizi yorgun ve bitkin hissedebiliyordunuz. Bu yüzden sürekli erken kalkmaya çalıştım. Neden erken kalkmak istedim? Asında bu çok basit. Birçok yerde de duyduğunuza eminim. Güneşten erken kalktığınızda daha fazla enerjik oluyor ve aynı zamanda da gününüzü daha verimli kullanabiliyorsunuz. Benim için bulunmaz bir nimet. Fakat gel gelelim bu erken kalkma olayında başarılı olamadım. Birkaç gün bunu yapabilsem bile geri kalan zamanlarda pek geç olmasa bile istediğim zamanda kalkamadım. O yüzden eylül ayı için ilk temennim erken kalkmaya alış.

Yeni mezun olan her insan gibi bende de içimde garip bir boşluk hüküm sürdü diyebilirim. Ağustos hem Kpss sınavı sonucunu beklediğim hem de kariyerime nasıl ve ne şekilde devam etmeyi düşündüğüm bir ay. Kafamda birkaç olasılık oluşmasına rağmen hala belli bir zamana ihtiyacımın olduğu kanısındayım. Eylül ayının sonlarına doğru sanırım tam olarak olmak istediğim yolda olacağım. Umarım.

Ağustos ayında kitap okumayı da ihmal etmedim. Aslında reading slump (okuyamama durumu) içinde olduğum zamanlara tekabül ettiğinden oldukça zor bir ay geçirdiğimi söyleyebilirim. Bloga ara vermemin birkaç nedeninden biri de reading slump'tı zaten. O yüzden bu durumun peşimi bırakması için özenle seçtiğim kitapları okudum. Toplamda 3 kitap okumuşum. Bu kitapların ikisi Goodreads okuma grubundaki aylık seçilen kitaplar oldu. Reading slump'tan çıkmanın birinci formülü yalnız kitap okumayın! Evet, özellikle bir grup seçebilir yahut arkadaşlarınızla ortak bir kitap belirleyip bu durumu minimuma indirebilirsiniz. Ben de öyle yaptım. Sonuç kesinlikle tatmin edici oldu. İki kitap da benim çok severek okuduğum, hatta bir tanesini blogumda yorumunu yazdığım bir kitap. Okuduğum 3 kitap ise şöyle;



  • Tatar Çölü, Dino Buzzati || Kitap İncelemesi 4.5/5
  • Gemina, Amie Kaufman & Jay Kristoff || Kitap İncelemesi 5/5
  • Zamanımızın Bir Kahramanı, Lermontov || Kitap İncelemesi 4.8/5
Aynı zamanda bloga verimli olacağını düşündüğüm içerik yazıları da paylaşmaya karar verdiğim bir ay oldu.  Bu yazıları hazırlama isteğim aslında şöyle bir ihtiyaçtan geliyor: kendim için faydalı olacağını düşündüğüm konular yahut programlar, yöntemleri araştırıyorum. Bazen bulmakta da zorlanıyorum fakat uzun uğraşlar sonunda edindiğim bu bilgiler bir yerden sonra sadece benim işime değil sizlerin de işine yaramasını istediğim için bu tarz bir yazı formatına da geçmiş oldum. Sözün özü artık blogda sadece kitap yorumları olmayacak. Artık kitaplar dışında verimli olabileceğini düşündüğüm yararlı yazıları da okuyabileceksiniz. Ağustos ayında yazdığım 2 tane verimli yazı içeriğim şöyle oldu;


Bunların dışında ise öncesinde okuduğum ve yorumlarını yazdığım kitaplar mevcuttu. Fakat bunları blogda taslak olarak beklemekteydi. Ben de bu bekleyen yorumların üzerinden bir kez daha geçerek yayına açtım. Bu yorumlar ise şöyle;

Bloguma geri döndüğümde ilk olarak güzel bir blog ziyaretleri yapmaya giriştim. Yeni bloglar keşfettim ve çok güzel bir etkinliği de paylaştım. Yazılarını ve blogunu çok çok sevdiğim blogları da şöyle paylaşmak istiyorum. 

Vee asıl haber ise sanırım çok çok önce duyurmam gereken bir haberdi bu ama geç oldu. Bende özel olarak paylaşmak yerine burada aklıma gelmişken paylaşmak istediğim bir haber.... Eslem ve Ecrin ile yeni bir blog açtık! 3 Kore dizisi sever olarak neden olmasın diyerek başlattığımız bu yepyeni bloga sizi de beklerim. İsmi "Kore Dizisi Mi?". Kore dizileri, filmleri ve haberleri ile bunların yorumlarını bulabileceğiniz büyük bir arşiv oluşturmayı düşünüyoruz. Oldukça yeni olan blogumuzu ziyaret edip takip ederseniz bizleri çok sevindirirsiniz. Umarım bu blogda da başarılı paylaşımlara imza atabiliriz. 


Ağustos ayında izlediğim dizilere de ufaktan bir deyinmeden geçmemek gerek. İlk olarak bir anime olan Dororo'ya başladım. 24 bölümlü olan bu animeyi daha sonra kore dizilerine vakit ayırdığım için biraz boşladım. Ama devam edeceğim. Daha sonra İngilizcemi geliştirmek için Friends'e başladım. Fakat o kadar komik ki sanırım Türkçe altyazılı izlemeye başlayacağım. Daha önceden izlememiş olduğum için biraz kendime sitemliyim, fakat geç olsun güç olmasın efenim. Kore dizilerinden ise bu ayın favorisi Be Melodramatic'i izledim. Yan blogda bölüm bölüm yorumluyoruz. Bakmayı unutmayın. Bir diğer kore dizisi Hotel Del Luna. Ecrin'in bize ısrarla izlettirmeye çalıştığı ve daha sonrasında gerçekten de müptela olduğum bir dizi kendileri. Mutlaka bakın. Zaten duymamış olmanız imkansız. Son olarak da özellikle kahvaltı yaparken izlediğim Pokemon. Çocukken çokça izlerdim. Yine arkadaş özendirmesi ile Pokemon'a giriş yaptım. Ama 22 sezondan daha fazla olması biraz tırsmama neden oluyor. Bakalım hepsine yetişebilecek miyim, göreceğiz.

Benim ağustos ayım aşağı yukarı böyle geçti. Daha fazlası için şimdi eylül ayındayız. Siz neler yaptınız? Tavsiyeleriniz ve önerileriniz varsa yorum bırakmayı unutmayın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Sevgiler,
Fatma

You May Also Like

11 yorum

  1. Öncelikle yazıda kendimi gördüğüm için çok mutlu oldum. Sizi severek takip ediyorum, temanız, içeriğiniz, yazılarınız çok güzel. Erken kalkmak güzel bir şey ama artık bünyem o kadar alıştı ki haftasonu bile 7 de kalkıyorum bu çok sinir bozucu :D yazının sonlarında pokemon görünce özendi şimdi youtube'da izlerim belki. Elinize sağlık, çok güzeldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için :) Keşke ben de haftasonu bile erken kalkabilsem... İmrendim :)
      Bence Pokemon'a biraz başlarsan devamı gelir. Bu zevkten mahrum olma ve izle :)))

      Sil
  2. Erken kalkmak kadar nefret ettiğim bir şey yok hayatta 😀 Fakat güneşten önce kalkarsak daha enerjik oluyoruz sözü de çok doğru. Okula erken gitsem de akşam eve girdiğim ana kadar oldukça enerjik hissederim kendimi.

    Kitap konusunda ben de sorun yaşıyorum. Fazla sayıda kitap olması, bir yandan da İngilizce kitap okumak bir yerden sonra slumpa sürüklüyor beni. Yazında bana yer vermişsin, bunun için çok teşekkürler. 😘 Ben de blogunu çok sevdim, umarım güzel yazılarını okumaya devam ederiz. Son olarak yeni blogunuz da hayırlı olsun. Kore dizilerinden pek anlamam ama takip edeceğim sizi 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erken kalkma challenge yapacağım yakında valla. Yoksa zor kalkarım ben. Tatil bana yaramıyor...
      Reading slump bir sal bizi :D
      Rica ederim blogunda iyi vakit geçirirsin umarım. :) Kore dizilerini sevebilirsiniz, dikkatli olun :D

      Sil
  3. Ayyy Friends, çok severim ben de daha yeni bitirdim, Ağustos aylık raporumda yazıyoor :)

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Fatma, her hafta ortak bir konu üzerine yazılar paylaşmayı düşündüğümüz yeni bir etkinlik başlattık. Müsait vaktinde bloguma göz atıp incelersen hatta sen de yazarsan çok sevinirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! İlginç bir etkinlik, ziyaret edeceğim blogunu. :) Teşekkür ederim davetin için.

      Sil
  5. Ay sonu rapor yazılarını yazmayı da okumayı da çok seviyorum. Yazınızı keyifle okudum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok seviyorum cidden. Beğendiğinize de çok sevindim. :)

      Sil
  6. Blogunuz sade ve şık,yararlı bilgiler barındırıyor.Takip ettim sizi de beklerim. https://dizifilmkitaptavsiye.blogspot.com/

    YanıtlaSil