• Ana Sayfa
  • Kitap Yorumları
  • Dört Hafta Bir Ay
Fatma Başar. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Goodreads Instagram Spotify

Kitap Sayfaları


Geçen ay sadece bir kitap okuduğumdan dolayı bu postu girmeye utanmıştım. Eh sonra keşke girseydim falan dedim. Malum her şekilde yazıcak bir şeyler bulabiliyorum ama zaten temmuz ayı da pek parlak bir ay olmadığından daha sonra bunun yerinde bir karar olduğuna karar verdim. Ben de bu yüzden hem temmuz ayını hem de ağustos ayını birlikte değerlendirebilirim diyerek kolları sıvadım.

Ağustos ayının son günleri beni oldukça etkileyen zamanlardı. Nedeni en sevdiğim seriye veda etmemdi. Bu yazıyı yazarken bile onun yorumunu nasıl bloga gireceğim diye düşünmeden edemiyorum. Kitabın ismini beni uzun zamandır takip edenler bilir ama tesadüf eseri bu yazıyla buluşanlara pek yardımcı olamayacağım. Kitabın yorumunu girdiğimde ne demek istediğimi anlayacaksınız.

O zaman temmuz - ağustos aylarında neler okumuşum bir göz atalım;

  • Parçalanmış Dünyam - Amie Kaufman & Meagan Spooner = 4/5 (Temmuz 2016)
  • Genç Werther'in Acıları - Goethe = 4/5 (Ağustos 2016)
  • Gün Işığı - Rachel Caine = 5/5 (Ağustos 2016)
  • Lunch Date - Rachel Caine = 5/5 (Ağustos 2016)
*Kitapların isimlerine tıklayarak detaylı yazdığım yoruma ulaşabilirsiniz.

2 ayda toplamda 3.5 kitap okumuş oldum. Buçuk diyorum çünkü Lunch Date Morganville Vampirleri serisinin kısa bir hikayesiydi. 15 dakika içinde biten çok hoş bir hikaye.

Parçalanmış Dünyam, yer yer beni sıkan ama konusunun verdiği bir merak ile devam ettiğim serinin ikinci kitabı. Tek söyleyebileceğim serinin son kitabını bekliyor olduğum. Detaylı yorum yine blogda mevcut.

Genç Werther'in Acıları, benim yeni bir yazar kattığım bir kitap oldu. Goethe ile tanıştık sonunda. Doğru bir başlangıç kitabı oldu mu emin değilim ama ben sevdim. Zaten kalın olmamasından dolayı da hemencecik bitirdiğim bir kitaptı. Bir şans verebilirsiniz bence.

Ve geldik son kitaba. Gün Işığı, beni benden alan nadir kitaplardan biri. Daha doğrusu seri kitaplardan biri. Şöyle de demem gerekiyor: en sevdiğim seri!
Çok fazla bir yorum yapamam bu kitaba. Zaten tarafsız bir yorum gelmeyecek ama yine de okutabildiğim kadar bu seriyi herkese önermeye devam edeceğim. Yazdıkça yazasım geliyor ama şimdilik duracağım. Yorum çok kapsamlı ve bir o kadar da fangirllük içericeğinden sizi oraya beklerim. Yazdığımda bu yazıyı da güncelleyeceğim.

Bu ay bitirdiğim bir diziden de bahsetmek istiyorum ama bu yazıya eklemeyeceğim. Yine ayrı bir post ile bunu detaylı bir inceleme yazısıyla burada olacağım. Yani kısacası beni bekleyen 2 yazım var. O halde ben kaçtım! 

Dipdip: Siz neler okudunuz? Tavsiye ve okuduğum kitaplar hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum! *.* 

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Geçen ay sadece bir kitap okuduğumdan dolayı bu postu girmeye utanmıştım. Eh sonra keşke girseydim falan dedim. Malum her şekilde yazıcak bir şeyler bulabiliyorum ama zaten temmuz ayı da pek parlak bir ay olmadığından daha sonra bunun yerinde bir karar olduğuna karar verdim. Ben de bu yüzden hem temmuz ayını hem de ağustos ayını birlikte değerlendirebilirim diyerek kolları sıvadım.

Ağustos ayının son günleri beni oldukça etkileyen zamanlardı. Nedeni en sevdiğim seriye veda etmemdi. Bu yazıyı yazarken bile onun yorumunu nasıl bloga gireceğim diye düşünmeden edemiyorum. Kitabın ismini beni uzun zamandır takip edenler bilir ama tesadüf eseri bu yazıyla buluşanlara pek yardımcı olamayacağım. Kitabın yorumunu girdiğimde ne demek istediğimi anlayacaksınız.

O zaman temmuz - ağustos aylarında neler okumuşum bir göz atalım;

  • Parçalanmış Dünyam - Amie Kaufman & Meagan Spooner = 4/5 (Temmuz 2016)
  • Genç Werther'in Acıları - Goethe = 4/5 (Ağustos 2016)
  • Gün Işığı - Rachel Caine = 5/5 (Ağustos 2016)
  • Lunch Date - Rachel Caine = 5/5 (Ağustos 2016)
*Kitapların isimlerine tıklayarak detaylı yazdığım yoruma ulaşabilirsiniz.

2 ayda toplamda 3.5 kitap okumuş oldum. Buçuk diyorum çünkü Lunch Date Morganville Vampirleri serisinin kısa bir hikayesiydi. 15 dakika içinde biten çok hoş bir hikaye.

Parçalanmış Dünyam, yer yer beni sıkan ama konusunun verdiği bir merak ile devam ettiğim serinin ikinci kitabı. Tek söyleyebileceğim serinin son kitabını bekliyor olduğum. Detaylı yorum yine blogda mevcut.

Genç Werther'in Acıları, benim yeni bir yazar kattığım bir kitap oldu. Goethe ile tanıştık sonunda. Doğru bir başlangıç kitabı oldu mu emin değilim ama ben sevdim. Zaten kalın olmamasından dolayı da hemencecik bitirdiğim bir kitaptı. Bir şans verebilirsiniz bence.

Ve geldik son kitaba. Gün Işığı, beni benden alan nadir kitaplardan biri. Daha doğrusu seri kitaplardan biri. Şöyle de demem gerekiyor: en sevdiğim seri!
Çok fazla bir yorum yapamam bu kitaba. Zaten tarafsız bir yorum gelmeyecek ama yine de okutabildiğim kadar bu seriyi herkese önermeye devam edeceğim. Yazdıkça yazasım geliyor ama şimdilik duracağım. Yorum çok kapsamlı ve bir o kadar da fangirllük içericeğinden sizi oraya beklerim. Yazdığımda bu yazıyı da güncelleyeceğim.

Bu ay bitirdiğim bir diziden de bahsetmek istiyorum ama bu yazıya eklemeyeceğim. Yine ayrı bir post ile bunu detaylı bir inceleme yazısıyla burada olacağım. Yani kısacası beni bekleyen 2 yazım var. O halde ben kaçtım! 

Dipdip: Siz neler okudunuz? Tavsiye ve okuduğum kitaplar hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum! *.* 

Share
Tweet
Pin
Share
4 yorum
Uzayda yaşamak, yeni bir sisteme ayak uydurmak ve sizi ele geçiren fısıltılarla savaşmak için bir asker ve bir isyancının verdiği mücadeleye hazır mısınız?

Parçalanmış Dünyam, Starbound serinin ikinci kitabıydı. Benim Uzak Yıldızım'ı konusu itibariyle çok sevmiş ama yer yer yine sıkıldığım, çok fazla uzatıldığını düşündüğüm yerler olmuş olsa da devam etmek ve neler olacağını okumak istiyordum. İkinci kitap beni o kadar çok şaşırttı ki! Bunlardan bahsederek yoruma gireceğim.


Öncelikle Benim Uzak YIldızım'da ana karakterlerimiz Lilac ve Tarver'in bu kitapta olmadığını görmek resmen beni üzdü. Hikayenin ana karakterlerinin onlar olduğunu düşünürken yazarlarımız farklı bir açıdan düşünmüş olmalılar ki ana karakterler bu kitapda onlar değil de Jubilee ve Flyyn oldu! Karakterlere başta ısınmam bu bakımdan zor oldu. Aynı zamanda hikaye de farklı bir gezegende geçtiği için adepte olmak ve hikaye gidişatına bağlı kalmak beni biraz zorlayan yönlerinden oldu. Özellikle Flynn'ı hiç sevemedim. Karakterin çok kusursuz bir şekilde betimlenmesi okurken göz devirmelerime engel oldurmadı. Ama Jubilee'i oldukça tuttum! Bir asker olması ve ona taş suratlı Chase demeleri, onun emri altındaki askerlerin ondan çekinmesi ve sanırım güçlü bir kadın karakter olması bende gerçekten artı bir puan kazanmasını sağladı. 

Şimdi aklınızdan şöyle bir şey geçiyor olabilir: Lilac ve Tarver nereye kayboldu? Onların hikayesi ilk kitapta bitti mi? Sorularınızda oldukça haklısınız ve bende bu soruları deli gibi sorguladım. Ama birkaç araştırma yaptıktan sonra karakterlerin tekrar geleceğini öğrendim ki nitekim de sonlara doğru ufak bir bölümün onlara ayrıldığını hatta oldukça güzel bir şekilde karakterlerin birbirlerine bağlandığını söylemek istiyorum. Tarver ve Jubilee'in ilişkileri gerçekten harika bir olay örgüsüyle yazılmış. Onları özlediğinizi bölüm geldiğinde anlıyorsunuz kesinlikle! Fakat yine de hala tatmin olamadım diyorsanız eğer yazarlarımız birinci kitaptan sonra 1.5 diye adlandırılan ara kitap yazmışlar ve This Night So Dark isminde yayınlanmış. Umarım Go Kitap serinin son kitabı çıktıktan sonra veya öncesinde bize bu sürprizi yapar ve bu ara kitabı da basar. 


Kitabın konusu aslında ilk kitapla tabikide bağlantılı. Olayların bittiğini sanarken aslında gizli gerçeklerin hala devam ettiği ve LaRoux Sanayinin Avon'da hala tehlikeli sularda yüzdüğünü daha da kötüsü artık daha geliştirilmiş bir plana sahip olduklarını okuyoruz. Flynn'ın gizli bir tesisin doğuda kurulduğunu görmesi ve bunun için haraket etmesi üzerine Jubilee'ı kaçırmasıyla olaylar patlak veriyor kısaca. Daha sonra ikisinin de bazı şeyleri keşfetmeye, isyancılar ve askerlerin düşmanlığına bir dur demek için beraber çalışmaya başmalarını ama yavaştan da birbirlerine aşık olduklarını anlamalarını okumak hikayenin gidişatını ortaya çıkardı. 

Beni rahatsız eden kısmı ise yine bazı yerlerin gereksiz olduğunu ve boşuna uzatıldığını düşünmem. Hele de iki kadın yazarın hikayeyi oluşturduğunu düşünürsek bayağı detaycı bir bakış açısıyla yazılmışlardı. Bazı yerlerinde de betimleme eksiği vardı ki sanırım bir yerden fazlalığı varken bir yerden de eksiği vardı. 

Bu seri bana az çok Evrenin Ötesi serisini aklıma getiriyor. Aslında konu itibariyle o kadar ayrılar ki... Ama uzayda geçmesi ve iki serinin de bir üçleme etrafında oluşturulması gerçekten de az da olsa o seriyi aklıma getirdi ve acaba yeniden okusam mı diye içimden geçirmeme sebep oldu. :) 

Starbound serinin son kitabı ise yine benim için sürpriz olan bir gelişmeyle devam ediyor. Yine ana karakterlerimiz değişiyor! Bu azcık sinir bozucu fakat seriye ayrı bir hava kattığını da düşünmüyor değilim. Bilemiyorum biraz çelişkili bir düşüncede kaldım sanırım. :) Bu seferki hikayemizde Sofia ve Gideon'un Corinth'de son savaşlarını okuyoruz. Bu ikili aynı zamanda çok uzak bir karakter değiller. Ama tabikide spoiler olduğu için söylemeyeceğim. :D  Her şekilde hikayeye veda etmek ve bu uzay macerasını okumaktan çok mutluyum. Şimdiden veda eder gibi bir his kapladı içimi! o.o Bir an önce Go Kitap serinin son kitabını çıkarmasını beklemekten başka çaremiz yok tabi ingilizceden okuyabilen varsa onu bilemeyeceğim ;) 

Seri gittikçe güzelleşiyor. Eğer bilim kurgu ve uzay maceralarını seviyor biraz da ekşın arıyorsanız kesinlikle tavsiye edeceğim bir seri. Bir şans verebilirsiniz.

Kitap Adı: Parçalanmış Dünyam
Orjinal Adı: This Shattered World
Bağlı Olduğu Seri: Starbound #2
Yazar: Amie Kaufman & Meagan Spooner
Yayınevi: Go Kitap
Tür: bilimkurgu, uzay, macera
Sayfa Sayısı: 544
GR Puanı: 4.02
Benim Puanım: 4/5
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Daha Eski Gönderiler

Hakkımda

Fotoğrafım
Fatma Başar
Kitap bitirme sayısı artarken gözlük numarası da bundan nasibini almış biri. Aynı zamanda da bir adet taze öğretmen. Buralardaysanız muhabbet etmekten çekinmeyin. *.* kitapsayfalari@hotmail.com
Profilimin tamamını görüntüle

Bu Blogda Ara

İzleyiciler

2024 Reading Challenge

2024 Reading Challenge
Fatma has read 0 books toward her goal of 30 books.
hide
0 of 30 (0%)
view books

Fatma's bookshelf: currently-reading

Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
by Kemal Sayar
tagged: currently-reading

goodreads.com

(GÜNCELLENDİ)

Kitaplığımdaki Kitapları Satıyorum!

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gercekleştiremediğim bir şeyi sonunda duyuruyorum sizlere. Kitap kurtlarının vaz geçilmez sorunu o...

Çok Sevilenler

  • Kitap Sayfaları'nın 1. yaşı Şerefine Kitap Çekilişi!!! :D
    Kitap Sayfaları 1 yaşında ben de güzel bir çekiliş yapmak istedim. Resimde görülen 3 kitabı bir kişiye hediye etmek istiyorum.  Hed...
  • Kitap Alışverişi Günlüğüm #3
    Güzel bir kitap alışverişinden sonra tahmin edersiniz ki ben de çook mutlu geziyorum etraflarda. Öyle ki kargo elime ulaştığında kucakla...
  • #Mim | Kitaplığınızdaki En İyi 10 Kitap Kapağı || Vlog
    Herkese merhabalar!! Yorum Durağım blogunun sahibesi Damla beni mimlemiş. Bende biraz da işsizlikten ne yapim, ne yapiyim diye düşünürk...
  • Dört Hafta Bir Ay || Ağustos - 2019
    Uzun zamandır bu ay sonu rapor yazılarını yazmıyordum. Sanırım en son 2018'in temmuz ayındaki yazı ile buluşmuşsunuz. Umarım özlemişs...
  • 2016 Favoriler || Kitap Sayfaları
    Blogda en çok yazmaktan keyif aldığım yazılardan biri herhalde yıl sonu yazıları. 2016'ya dönüp baktığımda neleri doğru neleri yanl...

Arşiv

  • ▼  2021 (1)
    • ▼  Ocak (1)
      • Goodreads 2020 | Okuma Serüvenim
  • ►  2020 (10)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2019 (8)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (6)
  • ►  2018 (18)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (4)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (4)
  • ►  2017 (17)
    • ►  Aralık (1)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (5)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (3)
  • ►  2016 (71)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Kasım (3)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (7)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (10)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Şubat (7)
    • ►  Ocak (20)
  • ►  2015 (80)
    • ►  Aralık (8)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (14)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (4)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (6)
  • ►  2014 (86)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (10)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (26)
    • ►  Temmuz (16)
    • ►  Haziran (14)
    • ►  Mayıs (6)
    • ►  Şubat (6)
  • ►  2013 (218)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (8)
    • ►  Ekim (15)
    • ►  Eylül (17)
    • ►  Ağustos (42)
    • ►  Temmuz (29)
    • ►  Haziran (12)
    • ►  Mayıs (10)
    • ►  Nisan (16)
    • ►  Mart (21)
    • ►  Şubat (28)
    • ►  Ocak (16)
  • ►  2012 (145)
    • ►  Aralık (12)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (4)
    • ►  Eylül (16)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (18)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (13)
    • ►  Nisan (11)
    • ►  Mart (7)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (2)

Created with by ThemeXpose