• Ana Sayfa
  • Kitap Yorumları
  • Dört Hafta Bir Ay
Fatma Başar. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Goodreads Instagram Spotify

Kitap Sayfaları






Kitap Adı: Efsane
Orjinal Adı: Legend
Yazar: Marie Lu
Bağlı Olduğu Seri: Legend #1
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Bilim kurgu, distopya, genç-yetişkin, romantik, macera, aksiyon
Sayfa Sayısı: 320
GR Puanı: 4.17









Efsane! Ne çok tanıtımı yapılmıştı. Ehh haliyle benimde okumam lazımdı. Okumasam içimde kalırdı kesin. Ben de son kitap alışverişimde Efsane'yi de ekledim ve artık elime geçmişti. Aslında bu zamanlarda okumayı düşünmüyordum ama gözümede çarpıyordu. Çünkü CİLTLİ BİR KİTAP! Bende Yaz Okuma Şenliği'ne katıldım ve bu Efsane'yi de listeye 10. katagoride ekledim ve 2 hafta sanırım okuyup bitti.

Öncelikle ben tanıtımlarda vs. hiçbir yorum okumamıştım. Böyle çok tanıtımı yapılan kitaplarda genellikle yorum okumuyorum çünkü kitabı aldığım zaman kitap hakkındaki düşüncelerimin okurken beni etkilememesini istememdir. Ama tabiki de arka kapak yazısını okumuştum :D

Herneyse. Efsane gerçekten iyiydi. Fakat eksiklikleri olmadığı anlamına gelmiyor bu söylediğim. Bir kere ana karakterlerin yaşları neden bu kadar küçük? Tamam bazı 15 yaşındaki çocuklar var sanırsın 20 falan ama bence yazar 17-18 yaş hadi onu yapmadın 16 yap bari dediğim olmuştur. Beni biraz rahatsız etti açıkcası. Çünkü yaptığı ekşınlı hareketler hiçte 15 yaşındaki bir çocuğun hareketleri değildi.



İkinci olarak bazı yerlerde yazım hataları vardı. Yani basım hatası falan olur anlarım ama ben çok yazım hatalarına dikkat etmem açıkcası ama bu kitapta gözüme battı ve bunu dile getirmezsem olmazdı herhalde. Onun dışında kitabın kurgusu olsun ortamın harika oluşturulması beni gerçekten tatmin etti ve beğendim.

Konusuna gelirsek, iki tane baş karakterimiz var ve onların gözünden kitabı okuyoruz. Bu da kitabı daha iyi kavramamızı ve olay akışını doğru bir şekilde takip etmemize yarar sağlıyor.  Ben konusunu anlatıcaktım evet.... Birinci baş karakterimizin ismi Day. Aslında bu takma adı, gerçek ismi ise.....pişkkk!! Söylemem!! Spoilerr -.- (çok kötüyüm biliyorum *.*) Day 15 yaşında bir erkektir. ( Ben başta hangisi kız hangisi erkek karıştırdım o.o) Bir zamanlar Amerika Birleşik Devletleri'nin Batı Kıyısı olarak bilinen yerde şimdi ismiyle hiç ama hiç uyuşmayan bir ülke vardır. İsmi CUMHURİYET (gerçekten garip. Bu adı neden seçmişler hiç anlayamadım) Komşularıyla sürekli savaşan ve gözü aç bir devlet bu. Yönetim ile ilgili yazar pek fazla detay vermese de yönetim için çalışacak insanların ilk başta 12 yaşına geldiklerinde Deneme diye adlandırılan bir sınava tabi tututurlar. Bu 3 aşamada gerçekleşir. Mülakat, çoktan seçmeli sorular ve fiziksel testler. Bunları geçtiğiniz taktirde tam 1500 puan alıyorsunuz ve iş kapıları açılmış oluyor. Daha az puan alanlar da var tabi onlara da iş var fakat Deneme'yi geçemeyenler... Eh orası birazcık karışık. Okuyup da öğrenin siz en iyisi.

Deneme'sini tam puan ile bitiren sadece bir kişi var o da: June. Juna'da 15 yaşında ve süper zekalı bir kız. O da tahmin edersiniz ki ikinci ana karakterimiz. June'un bakış açısından da anlatıldığı kitapta June'un o Sherlock vari havaları beni çileden çıkardı. Ama kötü anlamda değil. Çünkü Sherlock'a bayılırım! Bu yüzden bu Sherlock halleri benim çok hoşuma gitti. Aynı özellik Day'de de vardı. Ehh ikisi de favori ikilim :D

Etrafta veba kol gezerken bir gün veba devriyeleri Day'in evine gelir ve poff! Kapılarında x ve üç çizgi bırakıp giderler. Bundan sonra Day ailesine ilaç bulmak için gittiği hastanede ilacı bulmaya çalışırken ve en çok aranan insan olduğunu da söylememe gerek var mı bilmiyorum ama askerler farkettiklerinde aksiyon başlar. Ve o sırada kaçarken June'un abiği olan Metias'ı da bıçaklar. June abisinin ölümüyle yıkılır ve tek hedefi Day'i yakalamak olur. Bundan sonra yolları nasıl kesişir falan filan çok harika. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Bir tek kitabın sonunu yazar bence güzel bağlayamamış Daha yaratıcı daha şok edici bir son yada 2. kitabı almamız için gaz verici bir şekilde bitirmesini beklemiştim. Eğer böyle sonlardan hoşlanmıyorsanız kitabı beğeneceğinizi düşünüyorum. Ama biraz ağzımızın açık olması ve "hayırr nasıl bitti!" gibi nidalar atmak isterdim. Öyle olmadı. Gene de benden iyi bir puan aldı ve ikinci kitabı da ülkemizde çıkınca okumak istiyorum.

Macera ve distopya sevenlere kesinlikle önereceğim harika bir young-adult(genç-yetişkin) kitabı. Alıp okuyun!

- Puanım -
4/5

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum





Kitap Adı: Efsane
Orjinal Adı: Legend
Yazar: Marie Lu
Bağlı Olduğu Seri: Legend #1
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Bilim kurgu, distopya, genç-yetişkin, romantik, macera, aksiyon
Sayfa Sayısı: 320
GR Puanı: 4.17









Efsane! Ne çok tanıtımı yapılmıştı. Ehh haliyle benimde okumam lazımdı. Okumasam içimde kalırdı kesin. Ben de son kitap alışverişimde Efsane'yi de ekledim ve artık elime geçmişti. Aslında bu zamanlarda okumayı düşünmüyordum ama gözümede çarpıyordu. Çünkü CİLTLİ BİR KİTAP! Bende Yaz Okuma Şenliği'ne katıldım ve bu Efsane'yi de listeye 10. katagoride ekledim ve 2 hafta sanırım okuyup bitti.

Öncelikle ben tanıtımlarda vs. hiçbir yorum okumamıştım. Böyle çok tanıtımı yapılan kitaplarda genellikle yorum okumuyorum çünkü kitabı aldığım zaman kitap hakkındaki düşüncelerimin okurken beni etkilememesini istememdir. Ama tabiki de arka kapak yazısını okumuştum :D

Herneyse. Efsane gerçekten iyiydi. Fakat eksiklikleri olmadığı anlamına gelmiyor bu söylediğim. Bir kere ana karakterlerin yaşları neden bu kadar küçük? Tamam bazı 15 yaşındaki çocuklar var sanırsın 20 falan ama bence yazar 17-18 yaş hadi onu yapmadın 16 yap bari dediğim olmuştur. Beni biraz rahatsız etti açıkcası. Çünkü yaptığı ekşınlı hareketler hiçte 15 yaşındaki bir çocuğun hareketleri değildi.

Share
Tweet
Pin
Share
4 yorum


Herkese merhabalar! Bu benim ilk Okuma Şenliğine katılışım. Bu yüzden biraz acemi olsam da etkinliği çok sevdim. Bu etkinlik sayesinde hem kitapliğimdaki okunmamış, unutulmuş kitaplarımı okuma fırsatım oluyor hem de yazı güzel bir etkinlik ile değerlendirmiş oluyorum.

Şimdi gelelim durum raporuna. Bu etkinlik 3 ay süreceği için 1. ay raporu diye başlık atmak mantıklı geldi. Ama üzülerek söylemeliyim ki 1. ayım hiç iyi geçmedi ve sadece iki katagoriyi tamamlayabildim. Bakalım hangisiymiş;


3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

Eyvallah - Kahraman Tazeoğlu (Destek Yayınları |338 syf.)

10.Kategori (10 Puan) : Fantastik kurgu/bilimkurgu/distopya türünde bir kitap.

Efsane - Marie Lu ( Pegasus Yayınları | 313 syf.) 



Puan Hesaplama

2 kitap okudum: 2×10= 20 puan
Toplam 651 sayfa okuduğum için 6
Toplam: 20+0,6 = 26 puan

Ama sanmayın ki bu ay sadece bu kitaplari okudum. Tabiki de hayır! Listemde olmayan kitaplar da okuduğum için maalesef şenliği biraz aksatmışım ama benim için gene iyi. Bir sonraki ay raporunda daha çok katagori bitirmiş olarak geliceğim! *.*

Herkese keyifli okumalar! :)
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Herkese merhabalar! Bu benim ilk Okuma Şenliğine katılışım. Bu yüzden biraz acemi olsam da etkinliği çok sevdim. Bu etkinlik sayesinde hem kitapliğimdaki okunmamış, unutulmuş kitaplarımı okuma fırsatım oluyor hem de yazı güzel bir etkinlik ile değerlendirmiş oluyorum.

Şimdi gelelim durum raporuna. Bu etkinlik 3 ay süreceği için 1. ay raporu diye başlık atmak mantıklı geldi. Ama üzülerek söylemeliyim ki 1. ayım hiç iyi geçmedi ve sadece iki katagoriyi tamamlayabildim. Bakalım hangisiymiş;


3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

Eyvallah - Kahraman Tazeoğlu (Destek Yayınları |338 syf.)

10.Kategori (10 Puan) : Fantastik kurgu/bilimkurgu/distopya türünde bir kitap.

Efsane - Marie Lu ( Pegasus Yayınları | 313 syf.) 



Puan Hesaplama

2 kitap okudum: 2×10= 20 puan
Toplam 651 sayfa okuduğum için 6
Toplam: 20+0,6 = 26 puan

Ama sanmayın ki bu ay sadece bu kitaplari okudum. Tabiki de hayır! Listemde olmayan kitaplar da okuduğum için maalesef şenliği biraz aksatmışım ama benim için gene iyi. Bir sonraki ay raporunda daha çok katagori bitirmiş olarak geliceğim! *.*

Herkese keyifli okumalar! :)
Share
Tweet
Pin
Share
5 yorum






Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Orjinal Adı: Paper Towns
Yazar: John Green
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: genç-yetişkin, romantik, gizemli, gerçekçi-kurgu
Sayfa Sayısı: 320
GR Puanı: 4.09








Nedense bu kitap için yorum yazmak bana zor geldi. Kitabı bitireli 2 gün oldu ama herhalde o kitaptan kalan o boşluk hissi yüzünden bu haldeyim. Şimdi ben böyle diyorum diye sakın beni yanlış anlamayın kesinlikle kitaba bayıldım! Bir kere ilk  John Green kitabım ve onun tarzı müthiş. Okurken her seferinde bunu dile getirmişimdir. Çok farklı...Çok başka kafada olan bir yazar bana göre. O yüzden herkes kaldırabilir mi bilmiyorum. Kağıttan Kentleri daha önceden okuyan arkadaşlarım aslında bu konuda ikiye ayrılıyor. Biri benim tarzım değilmiş, beğenmedim dedi diğeri - ki bu kişiyi tahmin edeceksinizdir Eren(Saklama Kabı) - o kadar çok beğenmiş ki vlogunda bahsederken her türlü kitabı yaşıyordu resmen ve ben bu vlog sayesinde önceden yarım bıraktığım - neden yarım bıraktım hiçbir fikrim yok - Kağıttan Kentlere başladım ve bitti.




Aslında kitabın konusunu bence daha çok merak ediyorsunuzdur ama bir dakika! Biraz John Green'den konuşmak istiyorum. Adamın nasıl bir kafada olduğu ve daha ilk sayfadan beni ele geçiren bu yazar gerçekten okunması gereken yazarlar arasında. Öyle olmalı. Ama ilk başta da dediğim gibi herkes sevmiyor. NEDEN??!! Çünkü adam farklı, üslubundan tutun kurgusu, yazış tarzı ve özellikle de çeviren arkadaşa çok teşekkür etmek gerek. Harika bir çeviri ile okudum. Peki bir yazar sizi ilk kitabından bu kadar bağlarsa ne olur?? Adama aşık olursunuz net! Size şöyle söyleyeyim bence delilik sebebim bile bu yazar olabilir. Diyeceksiniz ki şimdi bu kız neyden bahsediyor? Acaba hala Kağıttan Kentler yorumunda mıyız??
Merak etmeyin... Kitabın yorumunu neden beklettim zannediyorsunuz?

Şimdi asıl konuya geleyim ben. Çünkü kendimi tutmazsam daha da yol alır bu yorum.
Kağıttan Kentler, birini bulmanın hikayesi. Onu bulduğunda gerçekten artık kendin olabilir misin? Takip edeceğin onca yol için onu bulmak istiyor musun? Ahh gerçekten harikaydı!
Baş karakterimizin adı Quentin Jacobsen ve o bir manyak! Yok değil ama sadece o manyak kelimesi sadece benim bir sevgi anlayışımdı. Her neyse... Quentin, çocukluğundan beri ekşınlıklar kraliçesi Margo Roth  Spiegelman'ı severek geçirmiş. Adeta bir çocukluk aşkı olan Margo okulumuzda tanıdığımız hani şu moda kraliçesi gibi tipte insanlar gibi çok popüler ve herkes onu seviyor. Peki Quentin nerden tutuldu bu kıza. Çünkü yan komşusu!!! Böyle fırsat mı olur koş git falan desem de.... Çok bir faaliyet gerçekleştiremez.

Bir gün Margo Quentinin camına gelir ve oradan sonra fay kopar gider. Olaylar başlar ve sabaha kadar ortalığı yıkar geçerler ve Quentin hiç olmadığı kadar açılmış hissetse de Margo okula gelmez kimse de kaybolduğu fikri aklına gelmez. Çünkü Margo daha önce hep böyle kaçış aksiyonları yapmış ve arkadaşları tekrar geri geleceğini düşünse de Q bunun her zamankinden farklı olduğunu anlar ve Margo'yu bulmaya başlar.
İşte o arayış ve daha fazlası bu kitapta. Size garanti ediyorum ki gülmekten kitabı kapatıp ara vereceksiniz.
Zira ben krizler geçirdim gülmekten ve daha sonra ailemin psikopat bakışlarına maruz kaldım. Tabi burası önemli değil asıl önemli olan muhteşem dialogların olması.

Green, kitapta harika arkadaşlıklara ve kitapta rolü olan bütün  insanların o kadar gerçekçi olmasını sağlamış ki gerçekten kitabın iyi gerçekten iyi olduğunu anlayabiliyorsunuz. Quentin'in en yakın arkadaşları bir kere allaım! Onları nereden bulmuş, hangi kafadaymış vs. derken sanki sizin arkadaşlarınızmış gibi barınıza basabilirsiniz. Bunlar kim mi? Ben ve Radar. İkisi de çok ayrı kafada ama farklı olan insanlar genelde böyle arkadaşlıklar olmuyor mu zaten?

Her neyse ben okurken çok çok güldüm ve kitap bittiğinde keşke seri olsa da daha çok bunların maceralarını okusak dedim. Gerçekten o kadar güzel ki hele de son 100 sayfa gerçekten çok iyiydi. O 100 sayfayı bitirmeden yatamazsınız zaten. Kitabı bırakıp gidemezsiniz imkanı yok! Meraktan ölmek istemiyorsanız eğer ;)

Son olarak neler söylemeliyim bilmiyorum. Elimin 5 parmağıyla 5 yazar say deseler kesin onların içinde John Green olur. Ve elimde bir Green kitabı daha var. O da tahmin edeceğiniz üzere Aynı Yıldızın Altında. Fakat onu arka arkaya okumak istemiyorum. Aslında Okuma Şenliği listemde var kendileri ama biraz zaman vermek ve Green'i özlemek istiyorum. En kısa zamanda da John'un - samimiyiz *.* - bütün çıkan kitaplarını alıcam, sarılıcam. Fantezilerimi bilmeseniz de olur bence. Her neyse sadece OKUYUN ŞU LANET KİTABI!
*Kitabın her yerinde neredeyse renkli post-it'ler yapıştırmış olsam da sadece vereceğim şu alıntı sizi bu kitabı okuyun dedirtsim istiyorum. Belki de soğuyabilirsiniz -.- 
Ben bacaklarını aşağı yukarı sallıyor.
Q: Şunu keser misin?
Ben: Üç saattir çişimi yapmam gerek.
Q: Bundan bahsetmiştin.
Ben: Ta göğüs kafesime kadar çişi hissedebiliyorum, gerçekten çişle doluyum. Kardeşim, şu anda vücut ağırlığımın yüzde yetmişi çiş. Ağlamaya başlayacakmışım ve gözlerimden çiş çıkacakmış gibi hissediyorum.
- Puanım -
5/5

Ve birde!!! Şu şarkı gerçekten Kağıttan Kentler'e yazılmadıysa daha da bişey demiyorum -.-

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Orjinal Adı: Paper Towns
Yazar: John Green
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: genç-yetişkin, romantik, gizemli, gerçekçi-kurgu
Sayfa Sayısı: 320
GR Puanı: 4.09








Nedense bu kitap için yorum yazmak bana zor geldi. Kitabı bitireli 2 gün oldu ama herhalde o kitaptan kalan o boşluk hissi yüzünden bu haldeyim. Şimdi ben böyle diyorum diye sakın beni yanlış anlamayın kesinlikle kitaba bayıldım! Bir kere ilk  John Green kitabım ve onun tarzı müthiş. Okurken her seferinde bunu dile getirmişimdir. Çok farklı...Çok başka kafada olan bir yazar bana göre. O yüzden herkes kaldırabilir mi bilmiyorum. Kağıttan Kentleri daha önceden okuyan arkadaşlarım aslında bu konuda ikiye ayrılıyor. Biri benim tarzım değilmiş, beğenmedim dedi diğeri - ki bu kişiyi tahmin edeceksinizdir Eren(Saklama Kabı) - o kadar çok beğenmiş ki vlogunda bahsederken her türlü kitabı yaşıyordu resmen ve ben bu vlog sayesinde önceden yarım bıraktığım - neden yarım bıraktım hiçbir fikrim yok - Kağıttan Kentlere başladım ve bitti.


Share
Tweet
Pin
Share
5 yorum

Kitap Adı: Şifre
Yazar: Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Kişisel Gelişim
Sayfa Sayısı: 200
Dağıtım Tarihi: 11 Temmuz 2014
Kitap Tanıtımı için tıktık!

- Ön Okuma -




View Sifre ön okuma.pdf and other presentations by kitapayraci.
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Kitap Adı: Şifre
Yazar: Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Kişisel Gelişim
Sayfa Sayısı: 200
Dağıtım Tarihi: 11 Temmuz 2014
Kitap Tanıtımı için tıktık!

- Ön Okuma -




View Sifre ön okuma.pdf and other presentations by kitapayraci.
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Tür: tarihi kurgu, gizem, romantik, gerilim
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Sayfa Sayısı: 345
GR Puanı: 3.86







Arkadya yayınlarını sanırım ilk Sarah Jio'nun Mart Menekşeleri kitabıyla tanımıştım ve o zamandan beridir hem Arkadya yayınlarını severim hem de Sarah Jio'nun çıkardığı kitapları severim. Benim gözümde ayrı bir yeri vardır Sarah'ın - evet samimi olduk artık - Son Kamelya ise gene harika bir kurgu ile hazırlanmış bir romandı. Karakter özellikleri olsun, olay örgüsü olsun ve özellikle olayın geçeceği yerler olsun beni gerçekten memnun etti. - Londra'da geçmesi buna bir etkendi - İlk başlarda Amerika'da olsak da ana karakterimiz Flora Lewis - isminin böyle olması çiçeklerle uğraştığını azcık ipucu veriyor sanki - daha sonradan bütün kitap boyunca Londra'da Livingston Köşkü'nde dadı olarak işe başlar. Ama kendi mesleği dadı değildir.
Flora'nın ailesinin bir ekmek fırını vardır ve birazcık durumları sıkışık olduğundan para sıkıntısı çekmeye başlar bu sırada eline bir fırsat geçer - daha doğrusu başka çaresi olmadığı için - ve Philip'in son kamelya olan Middlebury Pembesini bulması için Livingston köşküne yollar. Eğer kamelyayı görürse ona haber vermesi gerekecektir.
Küçük bir kızken, sadece bana ait olan kitaplarım olsun istemiştim. Hikayelerde kaybolmayı, benim hayatım iç karartıcı bir hal almışken, kitapların dünyasında yaşamayı hayal ederdim. (Flora - syf. 71)

Ayyy biraz soluklanayım. İlk paragraftan direk konuya geçtim. Neden öyle oldu neyse -.-
Bu sadece kitabın bir kısmıdır. İkinci kısmı ise 1940 yılından ayrılıp tam 50 yıl ileriye gidiyoruz ve orada da Addison Sinclair ile tanışıyoruz. İkinci ana karakterimiz de Addison. Addison eşi ile beraber Livingston köşküne tatile geliyorlar ama köşke daha gelir gelmez tuhaf bir şeyler olduğunu hissediyor. Livingston köşkünün sırrı ney? Ölen Leydi Anna için neden kimse bir şey söyleyemiyor ve köşkün odaları neden kilitli? Bu sorular ve daha niceleri kitapta var. Bu sırları ortaya çıkarmaya çalışıyor bizim Addison da. Yazarımız zaman zaman geçmişe gidip olayların nasıl geliştiğine dayir bilgi edinmemize olanak sağlıyor.

Özellikle söylemeliyim ki çok fazla sır olduğunu düşünüyorum. Sarah bence kitabı daha çok gizemli yapmak istemiş fakat bence biraz bayıcı olduğunu düşünüyorum ben. Okurken "hadii amaa bir sır daha mı?" diye tepkiler verdim. Konuyu tadında bırakıp olayların çözülmesine izin vermemiş ve olay üzerine olay koyup dolambaçlı yollardan bize sonuca ulaştırması beni biraz sinir etti. Bir tek bu kötü özelliği vardı zaten bunu da atlatırsak tamamdır.

Karakterlerden bahsetmek istiyorum ben asıl size. Özellikle Bayan Dilloway - inşallah adını doğru yazdım hep karıştırıyorum - Kendisi hizmetçi mi dadı mı yoksa kahya falan mı tam çözemedim ama evde neredeyse bir leydi edasıyla gezinip duruyordu hatta başta hayalet gibi her yerde bitiyordu. Zaten Livingstonun daha girmeden mahalleli bile - mahalleli dedim hıhı - hayaletli köşk falan havalarındaydı.
Bunu çok düşündüm ve insanların da gökyüzündeki yıldızlara benzediğine kanaat getirdim. Bazıları milyonlarca yıl, belli belirsiz parlar. Onlar hep orada olmasına rağmen bunu fark etmezsin bile. Tuvaldeki bir nokta misali birleşirler. Ama diğerleri öyle bir parlar ki gökyüzünü aydınlatırlar. Onları fark etmeden, hayranlık duymadan edemezsin. Bunların ömrü uzun sürmez. Süremez. Enerjilerini çabuk tüketirler. Annem de onlardan biriydi işte. (syf. 272)
İkinci bir karakter daha doğrusu karakterler çocuklardı. 4 tane - daha sonra 5 oluyor ? - küçük veled. Aslında problemim yok onlarla da babası fena yani. Öyle baba mı olur?? 4 tane çocuk yap sonra hobaa yok say. Valla bişey demiyorum. Bi ara kendi kendime atarlanıyordum sonra dedim blogda atarlanırım ben deyip sakinleştim içime attım :D Flora da olmasa ne olur bu çocukcağızların halii heyt be!

Yazar'a bişey diyemiycem kadın nasıl bir kafadaysa her romanı farklı apayrı konulardan ibaret. Her zaman beni şaşırtıyor ve şaşırtmaya devam edicek gibi duruyor. Mesela kitabın sonu beni benden aldı. O son belki 50 sayfa falan aksiyon sahnelerine taş çıkarıcak olaylar meydana geliyor. Bu da kitabı alıp okumanız için bir etken haline geliyor. Bence son noktayı koyarken ufak eksiklikler vardı sanki ama olaya bağlama konusu ve ekşın sahneleri benim en beğendiğim yerlerdi. Kitabı bitirdiğimde ohh be falan dedim. Sonunda bütün sırrı öğrenmiştim -.-
Geçmişimizin dönüp dolaşıp bizi tekrar bulması ne kadar tuhaf ( Lord Livingston - syf. 149)
- Puanım - 
4/5

*Diğer yorumladığım Sarah Jio kitapları;
  • Mart Menekşeleri - Sarah Jio
  • Yağmur Sonrası - Sarah Jio
  • Böğürtlen Kışı - Sarah Jİo (yorum gelicek)
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Tür: tarihi kurgu, gizem, romantik, gerilim
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Sayfa Sayısı: 345
GR Puanı: 3.86







Arkadya yayınlarını sanırım ilk Sarah Jio'nun Mart Menekşeleri kitabıyla tanımıştım ve o zamandan beridir hem Arkadya yayınlarını severim hem de Sarah Jio'nun çıkardığı kitapları severim. Benim gözümde ayrı bir yeri vardır Sarah'ın - evet samimi olduk artık - Son Kamelya ise gene harika bir kurgu ile hazırlanmış bir romandı. Karakter özellikleri olsun, olay örgüsü olsun ve özellikle olayın geçeceği yerler olsun beni gerçekten memnun etti. - Londra'da geçmesi buna bir etkendi - İlk başlarda Amerika'da olsak da ana karakterimiz Flora Lewis - isminin böyle olması çiçeklerle uğraştığını azcık ipucu veriyor sanki - daha sonradan bütün kitap boyunca Londra'da Livingston Köşkü'nde dadı olarak işe başlar. Ama kendi mesleği dadı değildir.
Flora'nın ailesinin bir ekmek fırını vardır ve birazcık durumları sıkışık olduğundan para sıkıntısı çekmeye başlar bu sırada eline bir fırsat geçer - daha doğrusu başka çaresi olmadığı için - ve Philip'in son kamelya olan Middlebury Pembesini bulması için Livingston köşküne yollar. Eğer kamelyayı görürse ona haber vermesi gerekecektir.
Küçük bir kızken, sadece bana ait olan kitaplarım olsun istemiştim. Hikayelerde kaybolmayı, benim hayatım iç karartıcı bir hal almışken, kitapların dünyasında yaşamayı hayal ederdim. (Flora - syf. 71)

Share
Tweet
Pin
Share
6 yorum


Ahh! İşte sonunda bende bu etkinliğe katılıyorum. Ne kadar katılmak istediğimi bilemezsiniz. Ama okullar olunca mecbur bende yetişemem diye katılamamıştım. İşte fırsat, işte zaman! Artık katılabilirim. Biraz heyecanlıyım. Bakalım nasıl olucak.

*Yaz 2014 Okuma Şenliği hakkında bilgi almak ve şenliğe katılmak isterseniz Pinuccia'nın Kitapları'nı ziyaret edebilirsiniz. 
** Bu liste sürekli güncellenecektir. 



1.Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap. 

Son Kamelya - Sarah Jio (Arkadya Yayınları | 345 syf.)

2.Kategori (10 Puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz yazardan  bir kitap.

Aynı Yıldızın Altında - John Green (Pegasus Yayınları | 317 syf.)
*Daha önce John Green'in Kağıttan Kentler kitabını okumuştum. 


3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

Eyvallah - Kahraman Tazeoğlu (Destek Yayınları |338 syf.)

4.Kategori (10 Puan) : Adında bir sayı geçen kitap.

27 Kemik - Jonathan Nasaw (Pegasus Yayınları | 464)


5.Kategori (10 Puan) : Kişisel gelişim kitabı.

Kendi Çöpçatanın Ol - Patti Stranger & Lisa Johnson Mandell (Kahve Yayınları | 243)

8.Kategori ( 10 Puan) : Savaş kitabı.

Dünyayı Sarsan Beş Gün - Nicholas Best (Kahve Yayınları | 415)


9.Kategori (10 Puan) : Yabancı bir yazardan öykü kitabı.

Şimdilik boş.


10.Kategori (10 Puan) : Fantastik kurgu/bilimkurgu/distopya türünde bir kitap.

Efsane - Marie Lu ( Pegasus Yayınları | 313 syf.) 


12.Kategori (10 Puan) : Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.


Eğer Yaşarsam - Gayle Formen (Pegasus Yayınları | 254)
*Bu sene vizyona giricek ama tarihi tam olarak bilmiyorum.

 13.Kategori (10 Puan) : Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

Şimdilik boş.


14.Kategori (10 Puan) :  Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan veya sahaftan aldığınız bir kitap.

Düşüş - Lauren Kate (Epsilon Yayınları | 379)


15.Kategori (10 Puan) : Bir masal kitabı.

Şimdilik boş.


16.Kategori (10 Puan): Herhangi edebiyat ödülü kazanmış bir kitap.

Anansi Çocukları - Neil Gaiman (İthaki Yayınları | 383) 

*2006 LOCOS ödülü.

19.Kategori (10 Puan) : Hala yazmaya,üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan bir kitap.

Ateşli Kalp - Rachel Mead (Artemis Yayınları | 441 syf.)


20.Kategori (10 Puan) : Polisiye/gerilim/korku türünde bir kitap.

Sığınak - S. L. Lewis (Kahve Yayınları | 335 syf.) 
*korku-gerilim


21.Kategori ( 10 Puan) : Bir aşk romanı.

Sen Gittiğinde - Gayle Forman (Pegasus Yayınları | 278 syf.)


22.Kategori (10 Puan) : İlk kitabı 2010 yılında ya da daha sonraki yıllarda  çıkmış bir yazardan bir kitap.

Demir Kral - Julie Kagawa (Pegasus Yayınları | 411 syf.)


24.Kategori (10 Puan):  Daha önce okuyup tekrar okurum dediğiniz bir kitap.


Can Ev (Morganville Vampirleri Serisi #1) - Rachel Caine (Artemis Yayınları | 324 syf.)


25.Kategori (10 Puan):  Yabancı bir dilde kitap.

Bitter Blood (Morganville Vampirleri Serisi #13) - Rachel Caine (Artemis Yayınları )


26.Kategori (-) : 3 Kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.

Titanın Laneti, Labirent Savaşı, Son Olimposlu (Percy Jackson ve Olimpuslular serisi 3,4 ve 5. kitapları)

27.Kategori(-) : İsminde zıt kelimeler olan iki kitap.


Şimdilik boş.


29.Kategori (-) : Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap.Yazarların ikisi Türk,ikisi yabancı,ikisi erkek ikisi bayan olmalı.

Yarım Kalan - Ertük Akşun (Destek Yayınları | 248 syf.)
Dengesiz Bir Aşkın Anatomisi - Duygu Özlem Yücel (Destek Yayınları | 272 syf.)
Alice Ölüler Diyarında - Marnak Dhar (Elf Yayınları | 261 syf.)
Melekler Sokağı - Sheila Roberts ( Derin Kitap Yayınları | 311 syf.)
*son dakika değişikliği ile melekler sokağı geldi.


Bu da listenin son hali!! Bu kule yıkılcak gibi duruyor heyy o.o 
*Liste ara sıra değişince olan ve daha sonra değişen kitaplar fotoğrafta yok :( Üzülmeyin zaten düşücek gibi duruyordu bu kule :D

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Ahh! İşte sonunda bende bu etkinliğe katılıyorum. Ne kadar katılmak istediğimi bilemezsiniz. Ama okullar olunca mecbur bende yetişemem diye katılamamıştım. İşte fırsat, işte zaman! Artık katılabilirim. Biraz heyecanlıyım. Bakalım nasıl olucak.

*Yaz 2014 Okuma Şenliği hakkında bilgi almak ve şenliğe katılmak isterseniz Pinuccia'nın Kitapları'nı ziyaret edebilirsiniz. 
** Bu liste sürekli güncellenecektir. 

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Şifre
Yazar: Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Kişisel Gelişim
Sayfa Sayısı: 200
Dağıtım Tarihi: 11 Temmuz 2014











Ruhunuzun Kapıları Açıldığında, Ortaya Çıkacak Mucizelere Hazır Olun!

Şifre, kişisel gücünüzü keşfederek hayatınızı değiştirebilmeniz için, yenilikçi meditasyon teknikleriyle yolunuza ışık tutan bir rehber niteliğinde. Spiritüel şifrenizi bularak kalbinizin kaynağına ulaşmak, ruhsal bir yolculuk yapmanızı sağlayacak. Böylece, koruyucu meleğinizin sevgisini hissedebilecek, kalbinizin gerçekte ne dediğini anlayacak ve kendi içsel gücünüzü keşfedeceksiniz. Norveç kraliyet ailesinden Prenses Märtha Louise ve melekler dünyası üzerine çalışmalarıyla tanınan Elisabeth Nordeng, öğrencilerinden ve müşterilerinden duydukları ilham verici hikâyeler ile kendi kişisel tecrübelerini birleştirerek, kalbinizle, dünyayla, evrenle ve koruyucu meleğinizle nasıl bütünleşeceğinizi, içsel enerjinize nasıl ulaşacağınızı gösteriyor.



Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Şifre
Yazar: Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Kişisel Gelişim
Sayfa Sayısı: 200
Dağıtım Tarihi: 11 Temmuz 2014











Ruhunuzun Kapıları Açıldığında, Ortaya Çıkacak Mucizelere Hazır Olun!

Şifre, kişisel gücünüzü keşfederek hayatınızı değiştirebilmeniz için, yenilikçi meditasyon teknikleriyle yolunuza ışık tutan bir rehber niteliğinde. Spiritüel şifrenizi bularak kalbinizin kaynağına ulaşmak, ruhsal bir yolculuk yapmanızı sağlayacak. Böylece, koruyucu meleğinizin sevgisini hissedebilecek, kalbinizin gerçekte ne dediğini anlayacak ve kendi içsel gücünüzü keşfedeceksiniz. Norveç kraliyet ailesinden Prenses Märtha Louise ve melekler dünyası üzerine çalışmalarıyla tanınan Elisabeth Nordeng, öğrencilerinden ve müşterilerinden duydukları ilham verici hikâyeler ile kendi kişisel tecrübelerini birleştirerek, kalbinizle, dünyayla, evrenle ve koruyucu meleğinizle nasıl bütünleşeceğinizi, içsel enerjinize nasıl ulaşacağınızı gösteriyor.



Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar ile Blog Turu'nda Denise Deegan'ın Bu Arada'sını misafir ediyoruz. Turun ikinci gününde kitap yorumumu ve kitaptan birkaç güzel alıntıyı paylaşacağım. Yorum ve alıntıdan sonra tur takvimine ve Bu Arada için çekilişimize katılmayı unutmayın! Hadi başlayalım!






Kitap Adı: Bu Arada
Orjinal Adı: And By The Way
Yazar: Denise Deegan
Bağlı Olduğu Seri: Butterfly #1
Yayınevi: Pena Yayınları
Tür: romantik, genç-yetişkin
Sayfa Sayısı: 334
GR Puanı: 4.24









Bu Arada, ilk sayfalarında beni kendine bağladı. Aslında ana karakterin de duygusal açıdan çükük ve duygusal olması buna etkendi. Çünkü bir yandan kızın neyi olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da o dünyanın içine adım atıyordum. Baş karekter olan Alex annesini kaybetmiştir. Kanser hastası olan annesini kaybeden Alex babasını da kaybettiğini söyler ve gerçekten de öyledir. Zira babası bir Rock Yıldızı'dır. Zaten annesi öldükten sonra Alex babasına baba demeyi bırakır ve artık ondan "Rock Yıldızı" diye bahseder.
Babası da kızıyla yada annesinin ölümüyle pek ilgilenmez, sürekli işi ile alakadar olur. Bu durum sonunda Alex'in duygusuz biri olmasına neden olur. Arkadaşları Sarah ve Rachel da bu değişikliği fark ederler ve Alex'e sitem etmelerine rağmen Alex hep dikine gider. Bir gün okulda David McFadden ile tanışır daha doğrusu David ilgisini çeker ve olanlar olur.



Söylemeliyim ki ana karaktere acayip sinir oldum! Kızın vurdum duymazlığını bir nevi anlıyorum. Annesini kaybetmiş, babası takmıyor falan ama yani böyle davranması. Hiç kimseye yakın olmaması ve sürekli ergence düşünceler içinde olması beni resmen deli etti. Kız zaten 16 yaşında ama bu kadar da dramatize etmeseymiş yazar daha iyi olurmuş. Bazı yerlerde gerçekten "yeter!!" diye çığlık atasım geldi. Ama bir yandan da okumaya devam ettim. Çünkü bu kızı kim düzeltecek, yeniden eski haline gelebilecek mi diye deli sorular kafamda geziyordu. Neyse ki David geldi de birazcık düzeldi. Aslında David'in de annesi ölmüş. Ve kızım David'in neden bu kadar neşeli olduğuna atarlanması ile ilişkileri başlıyor. Fakat bir yerden sonra David gidiyor ve puff!! Orada ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Ama şunu bilin kendini yerden yere vurucaksınız. Neden?? Niyee??? Hadi amaa!! gibi kelimeler olsun yada kitaba küsüp başka şeylerle ilgilenmek olsun bu durumlar gayet doğal sevgili okuyucu. Kitabın sonlarına doğru bile sizi sinir eden Alex sonunda bir hareket yapar ve tamam artık içim rahatladı diyebilirsiniz.

Kurgu güzeldi fakat işte problem ana karakterde olunca ben biraz sinir oldum ve kitap boyu böyle sürdü. Yazarın anlatımı gayet açıktı. Kolay okunabilir ve bazı yerlerde kendime hakim olamadan güldüğüm yerler vardı. Alex bu durumda olmasaydı gerçekten sevebilirdim. Zira kız filmkolik, müzik zevki biraz garip ama olsun. Arkadaşlarıyla olan ilişkisini de sonradan toparladığında gerçekten hoş bir kız.

Her neyse yorum böyle Alex'i anlatarak geçirebilirdim ama kitabın seri olduğunu hatırlatmam gerek ve kitabın sonunda sizi küçük bir sürpriz bekliyor. İkinci kitabı almayı isteyebilirsiniz!

- Puanım -
3/5

Gelelim bir kaç güzel alıntıya,

- Alıntılar -


  • Evimiz Birleşmiş Milletler gibiydi. Bahçıvan İrlandalıydı ama bunun dışında dünyanın dört bir yanından temsilciler vardı. Aşçı Fransızdı. Temizlikçi Moldovalı. Tamirci ise Polonyalı. Rock Yıldızı'nın şahsi antrenörü Ukraynalıydı. Mike da Londra'nın doğusundandı. (syf. 15)

  • Mutlu olmak bu kadar kolay değildi. Annen ne isterse istesin, düğmeye basıp çözebileceğin bir şey değildi. Bu dağa çok dağa tırmanmak gibi bir şeydi. (syf. 49) 

  • Birine yakın olduğunda her şey olabilir. Artık seni sevmediklerine karar verebilirler, başka bir ülkeye taşınabilirler, ölebilirler. (syf. 53) 


  • Sonra yine yanımda Louis beliriverdi. "Merhaba güzelim." Ona "geber pislik" bakışı fırlattım. Gebermedi. (syf. 61) 

- Tur Takvimi -

30.06.14
Yazar Tanıtımı  + Çekiliş - Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi
Kitap Tanıtımı + Çekiliş - Kitap Sayfaları
Kitap Yorumu + Çekiliş - Maria Puder Olmedi

01.07.14
Ön Okuma + Kitap Yorumu - Kitapların Tatlı Cadısı
Playlist + Çekiliş - Maria Puder Ölmedi
Kitap Yorumu + Alıntılar 1 - Kitap Sayfaları

Çekilişe bu linkten katılabilirsiniz.
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar ile Blog Turu'nda Denise Deegan'ın Bu Arada'sını misafir ediyoruz. Turun ikinci gününde kitap yorumumu ve kitaptan birkaç güzel alıntıyı paylaşacağım. Yorum ve alıntıdan sonra tur takvimine ve Bu Arada için çekilişimize katılmayı unutmayın! Hadi başlayalım!






Kitap Adı: Bu Arada
Orjinal Adı: And By The Way
Yazar: Denise Deegan
Bağlı Olduğu Seri: Butterfly #1
Yayınevi: Pena Yayınları
Tür: romantik, genç-yetişkin
Sayfa Sayısı: 334
GR Puanı: 4.24









Bu Arada, ilk sayfalarında beni kendine bağladı. Aslında ana karakterin de duygusal açıdan çükük ve duygusal olması buna etkendi. Çünkü bir yandan kızın neyi olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da o dünyanın içine adım atıyordum. Baş karekter olan Alex annesini kaybetmiştir. Kanser hastası olan annesini kaybeden Alex babasını da kaybettiğini söyler ve gerçekten de öyledir. Zira babası bir Rock Yıldızı'dır. Zaten annesi öldükten sonra Alex babasına baba demeyi bırakır ve artık ondan "Rock Yıldızı" diye bahseder.
Babası da kızıyla yada annesinin ölümüyle pek ilgilenmez, sürekli işi ile alakadar olur. Bu durum sonunda Alex'in duygusuz biri olmasına neden olur. Arkadaşları Sarah ve Rachel da bu değişikliği fark ederler ve Alex'e sitem etmelerine rağmen Alex hep dikine gider. Bir gün okulda David McFadden ile tanışır daha doğrusu David ilgisini çeker ve olanlar olur.

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Daha Yeni Gönderiler
Daha Eski Gönderiler

Hakkımda

Fotoğrafım
Fatma Başar
Kitap bitirme sayısı artarken gözlük numarası da bundan nasibini almış biri. Aynı zamanda da bir adet taze öğretmen. Buralardaysanız muhabbet etmekten çekinmeyin. *.* kitapsayfalari@hotmail.com
Profilimin tamamını görüntüle

Bu Blogda Ara

İzleyiciler

2024 Reading Challenge

2024 Reading Challenge
Fatma has read 0 books toward her goal of 30 books.
hide
0 of 30 (0%)
view books

Fatma's bookshelf: currently-reading

Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
by Kemal Sayar
tagged: currently-reading

goodreads.com

(GÜNCELLENDİ)

Kitaplığımdaki Kitapları Satıyorum!

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gercekleştiremediğim bir şeyi sonunda duyuruyorum sizlere. Kitap kurtlarının vaz geçilmez sorunu o...

Çok Sevilenler

  • Kitap Sayfaları'nın 1. yaşı Şerefine Kitap Çekilişi!!! :D
    Kitap Sayfaları 1 yaşında ben de güzel bir çekiliş yapmak istedim. Resimde görülen 3 kitabı bir kişiye hediye etmek istiyorum.  Hed...
  • Kitap Alışverişi Günlüğüm #3
    Güzel bir kitap alışverişinden sonra tahmin edersiniz ki ben de çook mutlu geziyorum etraflarda. Öyle ki kargo elime ulaştığında kucakla...
  • Keşf-i Blogger Etkinliği
    Bloggerlar! Size sesleniyorum. Evet, evet size. Hala bıkmadan, usanmadan biricik bloglarına yazan o nadide yazarlar. Harika bir etkinlik ba...
  • Bir Isırık Daha (Chicago Vampirleri Serisi #3) - Chloe Neill | Kitap Yorumu
    Kitap Adı: Bir Isırık Daha Orjinal Adı: Twice Bitten Yazar: Chloe Neill Bağlı Olduğu Seri: Chicago Vampirleri Serisi #3 Çeviren:...
  • E-kitap okuyucusu kullananlar !! Nasıl iyi midir ?
    Bir kaç gündür kafama takılan bir sorunumu sizinle paylaşmak istiyorum. E-kitap okuyucusu ile kitap okuyan kitle zamanla artmaya başlayın...

Arşiv

  • ►  2021 (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2020 (10)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2019 (8)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (6)
  • ►  2018 (18)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (4)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (4)
  • ►  2017 (17)
    • ►  Aralık (1)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (5)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (3)
  • ►  2016 (71)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Kasım (3)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (7)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (10)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Şubat (7)
    • ►  Ocak (20)
  • ►  2015 (80)
    • ►  Aralık (8)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (14)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (4)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (6)
  • ▼  2014 (86)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (10)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (26)
    • ▼  Temmuz (16)
      • Efsane (Legend #1) - Marie Lu | Kitap Yorumu
      • Efsane (Legend #1) - Marie Lu | Kitap Yorumu
      • Okuma Şenliği | Yaz 2014: 1. Ay Durum Raporu
      • Okuma Şenliği | Yaz 2014: 1. Ay Durum Raporu
      • Kağıttan Kentler - John Green | Kitap Yorumu
      • Kağıttan Kentler - John Green | Kitap Yorumu
      • Şifre - Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng...
      • Şifre - Prenses Martha Louise ve Elisabeth Nordeng...
      • Son Kamelya - Sarah Jio | Kitap Yorumu
      • Son Kamelya - Sarah Jio | Kitap Yorumu
      • Yaz Okuma Şenliği
      • Yaz Okuma Şenliği
      • Kitap Tanıtımı: Şifre - Prenses Martha Louise ve ...
      • Kitap Tanıtımı: Şifre - Prenses Martha Louise ve ...
      • [Blog Tur] Bu Arada - Denise Deegan | Kitap Yorumu...
      • [Blog Tur] Bu Arada - Denise Deegan | Kitap Yorumu...
    • ►  Haziran (14)
    • ►  Mayıs (6)
    • ►  Şubat (6)
  • ►  2013 (218)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (8)
    • ►  Ekim (15)
    • ►  Eylül (17)
    • ►  Ağustos (42)
    • ►  Temmuz (29)
    • ►  Haziran (12)
    • ►  Mayıs (10)
    • ►  Nisan (16)
    • ►  Mart (21)
    • ►  Şubat (28)
    • ►  Ocak (16)
  • ►  2012 (145)
    • ►  Aralık (12)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (4)
    • ►  Eylül (16)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (18)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (13)
    • ►  Nisan (11)
    • ►  Mart (7)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (2)

Created with by ThemeXpose