• Ana Sayfa
  • Kitap Yorumları
  • Dört Hafta Bir Ay
Fatma Başar. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Goodreads Instagram Spotify

Kitap Sayfaları


Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Şeyh Gâlib

(Kendine dikkatlice bir bak; sen âlemin özüsün.
Sen varlıkların gözbebeği olan insansın.)

Şeyh Galib'in bu sözü her zaman bir anıma mutlaka yardımcı olan, bana nerede ne yaptığımı hatırlatan, en önemlisi de kim olduğumu söyleyen bir melek adeta. Bu sözün ve devamının aslında verdiği huzur ile şuan aylık yazımı yazmaya başlıyorum. Kasım ayında zamanım çok hızlı geçti. Bir o kadar da yavaş zamanları da olmadı değil. Biliyoruz ki hala covid - 19 ile mücadele veriyoruz ve bunun tüm insanlara hem pozitif hem de negatif etkileri oldu. Evlerimizde kalmaya çalışmak adeta bir teste dönüştü. Bunu beceremeyenlere öfkeyle baktık, evlerinde misler gibi oturanlara ise "işte yine hayat kurtarıyorsun!" imajı ile pohpohladık. Bilmiyorum hangisi doğru açıkçası. Evde kaldığım sürelerde ve dışarı çıktığım sürelerde hayatım hep devam etti. Belki sadece böyle söyleyebilirim. Covid olmadığım için şükürler ederken yakınlarımda covid olanları duydukça dualarıma yeni yeni isimler uğruyor. Kasım işte bu kadar soft ve acımtırak bir aydı. 

Bunların dışında kitap okumaya devam ediyorum. Kpss çalışmalarıma ve makale yazmaya da devam ediyorum. Kasım ayının son 2 haftasında makalelerle bir havuzda yüzüyordum adeta. Bu biraz yorucu bir işti fakat her ne kadar zor olsa da çok şey öğrendim ve geniş bir perspektiften bakabilmemi sağladı.

Kasım ayında okuyup bitirdiğim tek kitap tragedya türünün en önemli ismi olan Sophokles'in Kral Oidipus adlı eseri oldu. Artık sizlerle beraber eski Yunan edebiyatına da giriş yapacağız sevgili okur. Çünkü bu bilgilerimi sizlerle paylaşmadan duramam gibi hissediyorum. Eğer kitabı okuduysanız da sizin fikirlerinizi de çok merak ediyorum. Lütfen çekinmeyin! :) Kral Oidipus'ten sonra Shakespeare'den Hamlet'e başladım. Ona devam ediyorum. Bitince bu ikisinin art arda incelemeleri blogda olması planlanıyor. Ama hayırlısı. *.* 


Bu iki kitaptan önce başladığım hikaye kitabı olan
Matilda var. Matilda, Roald Dahl'ın oldukça popüler bir çocuk kitabı. Fakat çocuk kitabı olmasına karşı sayfa sayısı 244 olması sizi biraz şaşırtıyor. Kendisinin aynı zamanda filmi de yapılmış. Kitapla birebir sahneler alınarak oluşturulmuş. Ben filmine sinema kanallarında denk geldim. İsteyerek olmadı. Ama izlemiş oldum. Kitabı da bu hafta bitirip bloga 3. yorumla geri geleceğim. Bekleyin beni! 



Aynı zamanda kasım ayında bana eşlik eden şarkılar da oldu. Spotify'in yeni güncellemesi olan story atma sanırım sadece belli playlistler için şuan aktif ama daha fazla yayılacağını düşünüyorum. Benim bu yeni gelişmeye olan bakış açım negatif maalesef. Artık bütün uygulamaların story özelliğini getirmeye çalışmaktan vazgeçmesi gerek. Hoş değil. Özellikle Twitter'a gelmesinin şokunu hala atlatamadım. Siz neler düşünüyorsunuz acaba bu gelişmeler hakkında. 😟

Benim kasım ayı favori şarkılarım da şöyle sıralayabilirim;

  1. Billie Eilish - Therefore I Am
  2. Anne Marie - Problems
  3. Madrigal - Seni Dert Etmeler
  4. Sia - Hey Boy
  5. Canozan, Damla Eker - Öyle Kolay Aşık Olmam
Share
Tweet
Pin
Share
4 yorum

Uzun zamandır bu ay sonu rapor yazılarını yazmıyordum. Sanırım en son 2018'in temmuz ayındaki yazı ile buluşmuşsunuz. Umarım özlemişsinizdir, çünkü ben bu yazıları yazmayı iple çekiyorum. Her ayın sonunda ay içerisinde 30 günde yani 4 haftada neler yaptığımı görmek kendimi değerlendirmeme sebep oluyor. Ona göre sonraki ay için bir seyir izleyebiliyorum.

Ağustos ayına şöyle bir baktığımda oldukça yorucu ve aşırı sıcak geçen birkaç günü temsil ediyor. Hiçbir iş yapmıyorken bile sadece sıcak havanın etkisiyle kendinizi yorgun ve bitkin hissedebiliyordunuz. Bu yüzden sürekli erken kalkmaya çalıştım. Neden erken kalkmak istedim? Asında bu çok basit. Birçok yerde de duyduğunuza eminim. Güneşten erken kalktığınızda daha fazla enerjik oluyor ve aynı zamanda da gününüzü daha verimli kullanabiliyorsunuz. Benim için bulunmaz bir nimet. Fakat gel gelelim bu erken kalkma olayında başarılı olamadım. Birkaç gün bunu yapabilsem bile geri kalan zamanlarda pek geç olmasa bile istediğim zamanda kalkamadım. O yüzden eylül ayı için ilk temennim erken kalkmaya alış.

Yeni mezun olan her insan gibi bende de içimde garip bir boşluk hüküm sürdü diyebilirim. Ağustos hem Kpss sınavı sonucunu beklediğim hem de kariyerime nasıl ve ne şekilde devam etmeyi düşündüğüm bir ay. Kafamda birkaç olasılık oluşmasına rağmen hala belli bir zamana ihtiyacımın olduğu kanısındayım. Eylül ayının sonlarına doğru sanırım tam olarak olmak istediğim yolda olacağım. Umarım.

Ağustos ayında kitap okumayı da ihmal etmedim. Aslında reading slump (okuyamama durumu) içinde olduğum zamanlara tekabül ettiğinden oldukça zor bir ay geçirdiğimi söyleyebilirim. Bloga ara vermemin birkaç nedeninden biri de reading slump'tı zaten. O yüzden bu durumun peşimi bırakması için özenle seçtiğim kitapları okudum. Toplamda 3 kitap okumuşum. Bu kitapların ikisi Goodreads okuma grubundaki aylık seçilen kitaplar oldu. Reading slump'tan çıkmanın birinci formülü yalnız kitap okumayın! Evet, özellikle bir grup seçebilir yahut arkadaşlarınızla ortak bir kitap belirleyip bu durumu minimuma indirebilirsiniz. Ben de öyle yaptım. Sonuç kesinlikle tatmin edici oldu. İki kitap da benim çok severek okuduğum, hatta bir tanesini blogumda yorumunu yazdığım bir kitap. Okuduğum 3 kitap ise şöyle;



  • Tatar Çölü, Dino Buzzati || Kitap İncelemesi 4.5/5
  • Gemina, Amie Kaufman & Jay Kristoff || Kitap İncelemesi 5/5
  • Zamanımızın Bir Kahramanı, Lermontov || Kitap İncelemesi 4.8/5
Aynı zamanda bloga verimli olacağını düşündüğüm içerik yazıları da paylaşmaya karar verdiğim bir ay oldu.  Bu yazıları hazırlama isteğim aslında şöyle bir ihtiyaçtan geliyor: kendim için faydalı olacağını düşündüğüm konular yahut programlar, yöntemleri araştırıyorum. Bazen bulmakta da zorlanıyorum fakat uzun uğraşlar sonunda edindiğim bu bilgiler bir yerden sonra sadece benim işime değil sizlerin de işine yaramasını istediğim için bu tarz bir yazı formatına da geçmiş oldum. Sözün özü artık blogda sadece kitap yorumları olmayacak. Artık kitaplar dışında verimli olabileceğini düşündüğüm yararlı yazıları da okuyabileceksiniz. Ağustos ayında yazdığım 2 tane verimli yazı içeriğim şöyle oldu;

  • 6 Maddede Kitap Listesi Hazırlama 
  • Podcast Önerileri & İngilizce Geliştirmede Podcast

Bunların dışında ise öncesinde okuduğum ve yorumlarını yazdığım kitaplar mevcuttu. Fakat bunları blogda taslak olarak beklemekteydi. Ben de bu bekleyen yorumların üzerinden bir kez daha geçerek yayına açtım. Bu yorumlar ise şöyle;

  • İki Sevgili Şark ve Garp || Fatih Harbiye, Peyami Safa
  • Doppler, Erlend Loe || Kitap Yorumu
Bloguma geri döndüğümde ilk olarak güzel bir blog ziyaretleri yapmaya giriştim. Yeni bloglar keşfettim ve çok güzel bir etkinliği de paylaştım. Yazılarını ve blogunu çok çok sevdiğim blogları da şöyle paylaşmak istiyorum. 

  • Edischar
  • Şemsiyenin Altındaki Kız
  • Taha Akkurt
  • Pastelden
  • Belle'nin Kütüphanesi
  • Bir Kare Mavi
  • Okuyan Muggle
Vee asıl haber ise sanırım çok çok önce duyurmam gereken bir haberdi bu ama geç oldu. Bende özel olarak paylaşmak yerine burada aklıma gelmişken paylaşmak istediğim bir haber.... Eslem ve Ecrin ile yeni bir blog açtık! 3 Kore dizisi sever olarak neden olmasın diyerek başlattığımız bu yepyeni bloga sizi de beklerim. İsmi "Kore Dizisi Mi?". Kore dizileri, filmleri ve haberleri ile bunların yorumlarını bulabileceğiniz büyük bir arşiv oluşturmayı düşünüyoruz. Oldukça yeni olan blogumuzu ziyaret edip takip ederseniz bizleri çok sevindirirsiniz. Umarım bu blogda da başarılı paylaşımlara imza atabiliriz. 


Ağustos ayında izlediğim dizilere de ufaktan bir deyinmeden geçmemek gerek. İlk olarak bir anime olan Dororo'ya başladım. 24 bölümlü olan bu animeyi daha sonra kore dizilerine vakit ayırdığım için biraz boşladım. Ama devam edeceğim. Daha sonra İngilizcemi geliştirmek için Friends'e başladım. Fakat o kadar komik ki sanırım Türkçe altyazılı izlemeye başlayacağım. Daha önceden izlememiş olduğum için biraz kendime sitemliyim, fakat geç olsun güç olmasın efenim. Kore dizilerinden ise bu ayın favorisi Be Melodramatic'i izledim. Yan blogda bölüm bölüm yorumluyoruz. Bakmayı unutmayın. Bir diğer kore dizisi Hotel Del Luna. Ecrin'in bize ısrarla izlettirmeye çalıştığı ve daha sonrasında gerçekten de müptela olduğum bir dizi kendileri. Mutlaka bakın. Zaten duymamış olmanız imkansız. Son olarak da özellikle kahvaltı yaparken izlediğim Pokemon. Çocukken çokça izlerdim. Yine arkadaş özendirmesi ile Pokemon'a giriş yaptım. Ama 22 sezondan daha fazla olması biraz tırsmama neden oluyor. Bakalım hepsine yetişebilecek miyim, göreceğiz.

Benim ağustos ayım aşağı yukarı böyle geçti. Daha fazlası için şimdi eylül ayındayız. Siz neler yaptınız? Tavsiyeleriniz ve önerileriniz varsa yorum bırakmayı unutmayın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Sevgiler,
Fatma
Share
Tweet
Pin
Share
11 yorum



Uzun zamandır aylık durum yazıları yazmıyordum. Bunu tercih ettiğimden değil de daha çok anlatacağım fazla bir şey olmadığından yazmayı istemiyordum. Neyse ki temmuz ayı dopdolu olmasa da kısmen güzel bir ay olarak geçirebildim. Ayın ilk haftasında iki kitap bitirerek kendime güzel bir iyilik yaptım. Fakat devamında sadece bir çizgi roman okuyarak bu hızlı başlayan okuma maratonuma yavaşlayarak noktalamış oldum.

Çalıkuşu ve Bir Kadın Düşmanı Reşat Nuri Güntekin'den okumuş olduğum ve yukarıda da bahsettiğim iki kitap olurken Siyah Orkide ise Neil Gaiman'ın yazmış olduğu çizgi roman ile toplamda 3 kitap ile temmuz ayını kapatmış bulunuyorum. Hedefim ayda en az 4 kitap okumak olduğu için 1 sayı ile hedefi kaçırmamı alkışlayabilirsiniz. Bu arada bu bahsettiğim kitapların ve çizgi romanın yorumları blogda mevcut! Evet, ben de bunları yazarken biraz duygulandım sevgili okuyucu. Zira biliyoruz ki her zaman okuduklarımın yorumlarını blogda yazmıyorum. Fakat goodreads'te ufak da olsa okuduğum kitaplar hakkında yorumlar bulunuyor. Takip etmek isterseniz şuraya tık. Şuraya yorumları kolayca ulaşabilmeniz için linklerini bırakıyorum;
  • Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin  = 5/5 || Kitap Yorumu
  • Bir Kadın Düşmanı, Reşat Nuri Güntekin = 4.8/5 || Kitap Yorumu
  • Siyah Orkide, Neil Gaiman = 4/5 || Kitap Yorumu

Bunların haricinde ise mükemmel diziler izledim diyerek en azından bu kitap açığımı biraz da olsa teselli ediyor doğrusu. Bu diziler başta Brooklyn Nine Nine olmak üzere -ki daha önce neden görmemişim ben bu diziyi dedirttirecek kadar var dizinin- The Handmaid's Tale dizisinin ikinci sezonunu yine bu temmuz ayı içerisinde izleme fırsatım oldu. Ayrıca kore dizilerinden ise Let's Eat'in üçüncü sezonu bu ay başladı. Hala devam ediyor, bilginize. Bir de yine yemek temalı bir dizi olan Wok of Love'u seyrediyorum fakat biraz ara verdim Let's Eat başladığında ve Brooklyn Nine Nine bedenimi ele geçirdiği için. :) Dizi izleme maratonum devam ederken bir de hazır Çalıkuşu'nun romanını okumuşken ben de Kanal D'de yayınlanan başrollerinde Burak Özçivit ile Fahriye Evcen'in rol aldığı 2013 yapımı olan dizisine başlama kararı aldım. Fakat dizilerin süreleri çok uzun olmasından dolayı pek fazla bölüm ilerleyemeyip dördüncü bölümde kaldım. Eğer benim dizi yorumlarıma ve başka takip ettiğim dizileri öğrenmek isterseniz ya da aynı anda izleyelim diyorsanız Tv Time uygulamasında beni bulabilirsiniz. Diziler hakkında konuşmayı çok severim!

Share
Tweet
Pin
Share
14 yorum

Kışın sonlarına yaklaştığımız fakat hemen de bahar geliyor diye de açılıp saçılmanın yanlışlığını öğreten şubat eğer bir miktar haber izliyorsanız o halde kar beklenildiğinin de haberinizin olduğu bir ay. Kendi halinde olan bir şehirde yaşayan ben deniz kar yağmasını deli gibi isteyenlerden biriyim. Fakat maalesef istenilen kar tadımlık bir şekilde geldi ve aynı hızla gitti. Halbuki biraz kahve ve kitap eşliğinde camın kenarından seni izlemek ne kadar da huzur verici olurdu! Olsun demekten başka kelime gelmiyor aklıma. Biraz hüzünlü bakışlar eşliğinde yazıya devam edeceğim tabi...

Şubat ayı her ne kadar blogda bir yazı göremeseniz de kitap okumaya devam ettiğim ve aynı zamanda da kendime vakit ayırabildiğim bir ay oldu. Bu yazı dizisini de atlarsam hepten blogu boş bırakmış olacağım için en azından neler okuduğumdan biraz bahsetmekte yarar olduğunu düşünüyorum. Ayrıca diğer yazacağım yazılar için de motive olmasını diliyorum. Öhüm!

Bu ay toplam 3 kitap okudum. Hepsi de inceydi. Fakat bir o kadar da yarım bıraktığım kitap da oldu. Bunun sebebi ya bölümüm için okumam gereken kitaplara ağırlık vermemden ya da o an o kitabı okumayı bir türlü isteyemeyip kenara koymamdan kaynaklandı. Garip bir aydın şubat aslında. Çaktırmadan yine yapmış yapacağını. Neyse...


  • Mahmud ile Yezida, Murathan Mungan = 5/5
  • Kibrit Çöpleri, Murathan Mungan = 3/5
  • Savaş Sanatı, Sun Tzu = 3/5
Mahmud ile Yezida bir tiyatro eseri. Aynı zamanda Mezapotamya Üçlemesinin ilk kitabı. Daha önceden hiç bir tiyatro eseri okumamıştım. Dersim içim bir tiyatro eseri okumam gerektiğinden bende kalemine güvendiğim Murahtan Mungan'dan bir tiyatro eseri okumaya karar verdim. İyiki de böyle bir karar vermişim. Zira tek kelimeyle bayıldım! Resmen nokta atışı yapmış tabiri caizse hedefi tam on ikiden vurmuş gibiyim. O kadar sevinçli! Niye bu kadar abarttın diye de sorabilirsiniz şimdi... Haklısınız da. Fakat ilk defa bilmediğim bir türden eser okuyacağım için oldukça endişeliydim. Takdir edersiniz ki kitap okumak aynı zamanda doğru kitabı da seçmek demektir. Size en uygun kitabı bulmak oldukça seçici olmayı da beraberinde getiriyor desem yanlış bir şey söylemiş olmam. Bu sözüm yanlış anlaşılmasın tabiki de her türden kitaplar okumak, bilmediğimiz limanlara da uğramak gerekir. Beynimiz aç kurt gibi bizim onu doyurmamızı beklerken onu bu bilinmeyen tatlardan mahrum etmek çok büyük bir saygısızlıktır. Her neyse. Ne diyordum! Mahmud ile Yezida tiyatro eseri okumak isteyen herkese önereceğim bir kitap oldu. Detaylı bir yorum yazmaya niyetli olan ben bu dileğini gerçekleştirmek için elinden geleni de yapacak. Umarım...


Murathan Mungan sevgim kabarmışken ben de kütüphane raflarında kesiştiğim Kibrit Çöpleri'ne de bir şans vermeliyim diye düşündüm. Beklediğimi bulamadım. Fakat kötü bir kitap kesinlikle değil. Kısa kısa yazılmış öyküler içerisinde bulunuyor. Murathan Mungan'ın kalemine aç gözlü biri olarak - o nasıl bir tabir....- kısa yazılmış öyküler bana yetmedi. O yüzden bir sonraki Murathan Mungan'a kadar şimdilik görüşmek üzere diyerek başka bir kitaba yöneldim.

Savaş Sanatı, Hasan Ali Yücel klasiklerinden çıkmış ince bir kitap. Blogda 2018 klasik okuma maratonu etkinliğini paylaştığımı görmüşsünüzdür. O listede kendisi bulunuyordu. Bende şubat ayı okumalarıma eklemek istedim. Pek zevkli bir kitap değildi. Daha çok  savaş öncesi, savaş anı ve savaş sonrası yapmanız gerekenlerin güzel bir dille anlatılmış versiyonu diyebileceğim, altını üstünü fosforlaya fosforlaya kitabı harmanlayarak beyninize servis edebileceğinz bir tatlıydı. Ana yemek olamadan kitap bitiyor. O yüzden sevip sevmemekten ziyade kişinin bu kitaptan ne istediğine bağlı olduğunu düşünüyorum. Yanlış zamanda da okumuş olabilirim tabi...


İzlediğim bir tek dizi vardı. Yolda gezerken elinizin çarptığı herkesin de büyük ihtimal izlediği La Casa De Papel. Yani izleyin falan dememe gerek yok bence. İspanyolca öğrenme isteğinizi getiren mükemmel bir dizi. Daha bir üstü yok herhalde. Zirvede bıraktılar.


Aynı zamanda da çok ilginçtir bir Türk dizisi de izlemeye başladım. O da aynı La Casa De Papel ününde. Ben Sen desem siz Anlat Karadeniz deseniz.... Olsa güzel olurdu. Her neyse evet. Sen Anlat Karadeniz'i ben de izliyorum. Umarım diziyi daha sonraları batırmazlar diyerek dizi konusunu burada bitiriyorum.

Şöyle bir geriye baktığınızda sevimsiz bir şubat ayı görüyorum ben aslında. Bilmem siz de görüyor musunuz? Doğru ve yanlışın kararını veremediğim bir aydı. Bakmayın 3 kitap 2 dizi oluşuna. Şubat ayı çok tehlikeliydi. Yeşil yanana kadar beklemek icap ediyor. Mart biraz beklesin o vakit. 
Share
Tweet
Pin
Share
7 yorum

Şubat demek tatilin bitişi, okulların açılışı, sınavların geri dönüşü ve bu döngünün devam edişi demektir. Şubat, bir mevsimin sonlarına yaklaştığımızın yeni bir mevsimin geldiğinin işaretidir. Ocak ayının dinginliği, uyku mağmurluğu burada son bulur. Tatil hiç bitmesin ister fakat er geç tatile elveda demesini öğreniriz. Çok hüzünlü bir açılışı hak ettin bence şubat. Geriye dönüp ocak ayında neler yaptığıma bir bakalım o vakit;

Bu sene ocak ayında toplam 4 kitap okuyabilmişim. Biri çizgi roman olmak üzere bence gayet yerinde bir sayı. Yılın hedeflerinden biri olan ayda en az 4 kitap okumak şuan için başarıyla gerçekleşmiş bulunuyor. Bir alkış alalım. Neler okuduğuma kısaca bir bakış atarsak eğer:


  • Sandman 4: Sisler Mevsimi, Neil Gaiman = 5/5
  • Doppler, Erlend Loe = 4/5
  • Kabuk Adam, Aslı Erdoğan = 3.8/5
  • Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor, Benjamin Alire Saenz = 3.5/5
*Detaylı yorumlarına kitapların isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca Goodreads hesabımdan neler okuduğuma ve kısa yorumlarıma ulaşabilirsiniz. 

İçlerinde en çok puandan da anlaşıldığı üzere Sisler Mevsimi'ni sevdim. Ocak ayı açılışını en sevdiğim çizgi roman ile yapmıştım. Neil Gaiman'ın oluşturduğu bu kurgu her ciltte daha fazla kendini aşıyor. Çizgi roman okumak isteyenlere gönül rahatlığıyla öneriyorum. Onun dışında Doppler yine konusu itibariyle çok hoşuma giden bir kitap olmuştu. Detaylı yorumunu da en kısa zamanda girmeyi düşünüyorum. Pek yorum yapmayacağım o yüzden. Kabuk Adam'ın yorumu blogda mevcut. İsmine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Aristo ve Dante ile kapanışı yaptım. Ele aldığı konu daha güzel işlenebilirmiş. Bu yüzden puanım düşük fakat 3 sene önce okumuş olsaydım büyük ihtimal daha yüksek bir puan verir ve bayılarak okurdum. Detaylı yorumunu da umarım üşenmezsem girerim. Zira okullar açılınca blogu yorumsuz bırakabiliyorum. :( 

Tatilin getirdiği rahatlıkla bu ay film ve dizilere de ağırlık verebildim. Bu yüzden 5 tane film izlemişim ve 3 tane yeni diziye başladım. Birini bitirdim. Ocak ayından önce başladığım dizileri buraya eklemedim. 

FİLM
  • Jupiter Acenting (2015) = 6/10
  • The Open House (2018) = 1/10
  • Captain Phillips (2013) = 8/10
  • The Shape of Water (2017) = 8/10
  • Thor: Ragnarok (2017) = 8/10 

DİZİ
  • The End of the Fucking World (2018 ) 
  • Just Between Lovers (2017 -18 Kore dizisi)
  • Violet Everygarden (2018 - Anime )
The End of Fucking World, bir çizgi romandan uyarlanmış Netflix dizisi. 8 bölümden ve her bölüm de 24 dakikadan oluştuğu için bir oturuşta bitirdim. Başlarda bir garip gelse de sonrasında "Şimdi ne olacak?!!!" diye meraktan bir bakmışım dizi bitmiş. Devamı gelir diyorlar fakat çizgi romanın devamı yok. Bakalım nasıl olacak. Bu kadar iyi olabilecek mi? Göreceğiz. 

Just Between Lovers ise ilk bölümünü izleyip bırakmıştım. Fazlaca dram içerdiği için biraz tırstım. Zaten hayatımızdaki dramlar azalmıyor bir de dizilerle bunu yükseltmeye gerek yok derken diziye yapılan yorumlar, replikleri okudum ve devam etmeye karar verdim. Bence bir şans verin ilerleyen bölümlerde yine pöykürerek ağlayacağımızı hissediyorum fakat bir kere bu bataklığa bulaştık maalesef. Devam edeceğiz. 

Violet Everygarden ise bir anime. Oldukça garip. Konusunu okumadan sadece fragmanını izledim ve başlama kararı aldım. Animelere yavaş yavaş giriş yapıyorum. Bakalım neler göreceğiz. İlk bölümle oldukça etkiledi beni. 


Tv Time uygulamasından izlediğim dizileri takip edebilirsiniz. Kullanıcı adım raggedybook 
Share
Tweet
Pin
Share
16 yorum
Daha Eski Gönderiler

Hakkımda

Fotoğrafım
Fatma Başar
Kitap bitirme sayısı artarken gözlük numarası da bundan nasibini almış biri. Aynı zamanda da bir adet taze öğretmen. Buralardaysanız muhabbet etmekten çekinmeyin. *.* kitapsayfalari@hotmail.com
Profilimin tamamını görüntüle

Bu Blogda Ara

İzleyiciler

2024 Reading Challenge

2024 Reading Challenge
Fatma has read 0 books toward her goal of 30 books.
hide
0 of 30 (0%)
view books

Fatma's bookshelf: currently-reading

Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
by Kemal Sayar
tagged: currently-reading

goodreads.com

(GÜNCELLENDİ)

Kitaplığımdaki Kitapları Satıyorum!

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gercekleştiremediğim bir şeyi sonunda duyuruyorum sizlere. Kitap kurtlarının vaz geçilmez sorunu o...

Çok Sevilenler

  • Kitap Sayfaları'nın 1. yaşı Şerefine Kitap Çekilişi!!! :D
    Kitap Sayfaları 1 yaşında ben de güzel bir çekiliş yapmak istedim. Resimde görülen 3 kitabı bir kişiye hediye etmek istiyorum.  Hed...
  • Kitap Alışverişi Günlüğüm #3
    Güzel bir kitap alışverişinden sonra tahmin edersiniz ki ben de çook mutlu geziyorum etraflarda. Öyle ki kargo elime ulaştığında kucakla...
  • Keşf-i Blogger Etkinliği
    Bloggerlar! Size sesleniyorum. Evet, evet size. Hala bıkmadan, usanmadan biricik bloglarına yazan o nadide yazarlar. Harika bir etkinlik ba...
  • Bir Isırık Daha (Chicago Vampirleri Serisi #3) - Chloe Neill | Kitap Yorumu
    Kitap Adı: Bir Isırık Daha Orjinal Adı: Twice Bitten Yazar: Chloe Neill Bağlı Olduğu Seri: Chicago Vampirleri Serisi #3 Çeviren:...
  • E-kitap okuyucusu kullananlar !! Nasıl iyi midir ?
    Bir kaç gündür kafama takılan bir sorunumu sizinle paylaşmak istiyorum. E-kitap okuyucusu ile kitap okuyan kitle zamanla artmaya başlayın...

Arşiv

  • ▼  2021 (1)
    • ▼  Ocak (1)
      • Goodreads 2020 | Okuma Serüvenim
  • ►  2020 (10)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2019 (8)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (6)
  • ►  2018 (18)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (4)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (4)
  • ►  2017 (17)
    • ►  Aralık (1)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (5)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (3)
  • ►  2016 (71)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Kasım (3)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (7)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (10)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Şubat (7)
    • ►  Ocak (20)
  • ►  2015 (80)
    • ►  Aralık (8)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (14)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (4)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (6)
  • ►  2014 (86)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (10)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (26)
    • ►  Temmuz (16)
    • ►  Haziran (14)
    • ►  Mayıs (6)
    • ►  Şubat (6)
  • ►  2013 (218)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (8)
    • ►  Ekim (15)
    • ►  Eylül (17)
    • ►  Ağustos (42)
    • ►  Temmuz (29)
    • ►  Haziran (12)
    • ►  Mayıs (10)
    • ►  Nisan (16)
    • ►  Mart (21)
    • ►  Şubat (28)
    • ►  Ocak (16)
  • ►  2012 (145)
    • ►  Aralık (12)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (4)
    • ►  Eylül (16)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (18)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (13)
    • ►  Nisan (11)
    • ►  Mart (7)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (2)

Created with by ThemeXpose