• Ana Sayfa
  • Kitap Yorumları
  • Dört Hafta Bir Ay
Fatma Başar. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Goodreads Instagram Spotify

Kitap Sayfaları


 Herkese merhabalar!! Konuşanlar Kitaplar'ın 3. Kitap Günlerinde bizim turda meşhur olan Sarah Jio konuk! Böğürtlen Kışı benim kapaklarına ve ayraçlarına aşık olduğum Arkadya Yayınları'ndan çıkıyor.  Eminim sizde kapağına tutulucak 
ve almak için kitapçılara koşucaksınız.Tanıtımdan sonra Çekilişe katılabilirsiniz! Ve kazananlara kitabımız yazar tarafından imzalı olarak ellerine ulaşıcak! :D 
*Not: Bir kişi Facebook sayfamızdan bu kitabı kazanırken diğer bir kişi de raffelcopter çekilişinden kazanma şansı olucak.
Hadi kitabımızı tanıyalım!


Kitap Adı: Böğürtlen Kışı
Orjinal Adı: Blackberry Winter
Yazar: Sarah Jio
Tür: Gizem, romantik, yetişkin
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Baskı Tarihi: 1 Kasım 2013
Sayfa Sayısı: 360
GR Puanı: 3.95


Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?

“Canım Daniel’ım,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…”

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel’ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel’ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı…

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera’yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

 Herkese merhabalar!! Konuşanlar Kitaplar'ın 3. Kitap Günlerinde bizim turda meşhur olan Sarah Jio konuk! Böğürtlen Kışı benim kapaklarına ve ayraçlarına aşık olduğum Arkadya Yayınları'ndan çıkıyor.  Eminim sizde kapağına tutulucak 
ve almak için kitapçılara koşucaksınız.Tanıtımdan sonra Çekilişe katılabilirsiniz! Ve kazananlara kitabımız yazar tarafından imzalı olarak ellerine ulaşıcak! :D 
*Not: Bir kişi Facebook sayfamızdan bu kitabı kazanırken diğer bir kişi de raffelcopter çekilişinden kazanma şansı olucak.
Hadi kitabımızı tanıyalım!


Kitap Adı: Böğürtlen Kışı
Orjinal Adı: Blackberry Winter
Yazar: Sarah Jio
Tür: Gizem, romantik, yetişkin
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Baskı Tarihi: 1 Kasım 2013
Sayfa Sayısı: 360
GR Puanı: 3.95
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Herkese merhabalar! Öncelikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! Bu günde bendeniz sizlere kitap yorumumla eşlik edicem.Turlarda olmasa buralara uğrayamıycam sanırım. Ama napalım sınavlar ve 11. sınıf olmanın stresiyle derslere çalışmaktan ve ayrıca bilgisayar yasaklarından buralarda fazla olamıyorum. Her neyse ama iyi ki turlar var. Bu sayede işte buradayım ve size harika bir kitabı anlatmaya geldim! Yorumun sonunda bu kitabı sevdiyseniz çekilişimize bekleriz :)
Hadi başlayalım! 


 Kitap Adı: Yıkılan Krallıklar
Orjinal Adı: Falling Kingdoms
Yazar: Morgan Rhodes
Bağlı Olduğu Seri: Falling Kingdoms #1
Tür: Fantastik, Macera
Yayınevi: Dex Kitap
Sayfa Sayısı: 423
GR Puanı: 3.82
 
 "Gerçek yalnızca birilerine zarar vereceği zaman tehlikeli olabilir." syf. 199

Yıkılan Krallıklar, ön yargıyla okumaya başladığım bir kitaptı. Aslında konusunun fantastik oluşu beni cezp etmiş ve kapakta beni çekince bunu okumak gerek demiştim. Ve şunu söylemeliyim ki "Merlin" izleyenleriniz varsa bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum. Aslında olaylar tabiki tam diziyi andırmıyor. Sadece krallıklar ve büyülerin olduğu bir ortamın bana bu diziyi anımsattığını söylemek istedim. 

Kitabın konusunu başlarda anlamakta zorlandım. Ama çabucak toparlandım ve o ortama ayak uydurduğumu söylemeliyim. Yeni bir tür ve daha önce böyle eski zamanlarda yaşanan, krallıkların olduğu ve savaşların yaşandığı bir kitap okumamıştım o yüzden de bu daha çok merak etmeme neden oldu. Farklı tarzda kitaplar her zaman daha ilgi çekici gelmez mi zaten? 

Sizlere konusu şöyle üstün körü anlatmak istiyorum ama emin olun kitabı okudukçta konuyu daha iyi anlayacaksınız. Öncelikle 3 farklı krallığın olduğu eskilerde yaşanan o atmosferi bir kafanızda canlandırmalısınız. Auranos (Güney Krallığı), Paelsia (Orta Krallık) ve Limeros (Kuzey Krallığı) olmak üzere bu 3 farklı bölgede barış hakim sürsede köylü bir şarap satıcısının oğlunun ölümüyle bu barış çok da uzun sürmeyecek. 

Kitap 16 yıl önce olan bir olayla başlıyoruz. İki kız kardeş bir bebek çalıyorlar. Neden mi? Çünkü bu bebek ileride çok güçlü bir büyücü olucak ve o zamana kadar iyi bir şekilde korunmalıydı. Bu bebek Limeros Krallığının prensesi Lucia Damora'dır. Kendisinin ne olduğundan hiç bir şey bilmeyerek yetişen güzel prenses daha sonra yeteneklerini anladığında abisi Magnus'a bu sırrını açıklar ve ne yapacaklarına karar vermelerini ister. Ama kral kızının (öz kızı değil) bu yeteneklerinden haberdardır ve bu yeteneğini ileride çıkacak savaş için kullanmak isteyecektir. Ama işlerin nasıl yürüyeceğini kitabı okuyarak öğrenmeniz gerekicek.

Büyünün yasak olduğu yerler var, inaçlarını kaybetmiş olan insanlar var, savaş yaklaşıyor ve işte kitabı akıcı kılan ve bir seri olmasını sağlayan şeyler toplanmış oluyor. 

Kitapta bazen karakter isimlerini karıştırsam da onun haricinde olumsuz bir tarafı yoktu. Yazar bizlere harika bir dünya oluşturmuş. Ben 2. kitabını okumak için sabırsızlanıyorum! Do you hear me DEX?? :D 

- Puanım -
5/5

a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Herkese merhabalar! Öncelikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! Bu günde bendeniz sizlere kitap yorumumla eşlik edicem.Turlarda olmasa buralara uğrayamıycam sanırım. Ama napalım sınavlar ve 11. sınıf olmanın stresiyle derslere çalışmaktan ve ayrıca bilgisayar yasaklarından buralarda fazla olamıyorum. Her neyse ama iyi ki turlar var. Bu sayede işte buradayım ve size harika bir kitabı anlatmaya geldim! Yorumun sonunda bu kitabı sevdiyseniz çekilişimize bekleriz :)
Hadi başlayalım! 


 Kitap Adı: Yıkılan Krallıklar
Orjinal Adı: Falling Kingdoms
Yazar: Morgan Rhodes
Bağlı Olduğu Seri: Falling Kingdoms #1
Tür: Fantastik, Macera
Yayınevi: Dex Kitap
Sayfa Sayısı: 423
GR Puanı: 3.82
 
 "Gerçek yalnızca birilerine zarar vereceği zaman tehlikeli olabilir." syf. 199

Yıkılan Krallıklar, ön yargıyla okumaya başladığım bir kitaptı. Aslında konusunun fantastik oluşu beni cezp etmiş ve kapakta beni çekince bunu okumak gerek demiştim. Ve şunu söylemeliyim ki "Merlin" izleyenleriniz varsa bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum. Aslında olaylar tabiki tam diziyi andırmıyor. Sadece krallıklar ve büyülerin olduğu bir ortamın bana bu diziyi anımsattığını söylemek istedim. 

Kitabın konusunu başlarda anlamakta zorlandım. Ama çabucak toparlandım ve o ortama ayak uydurduğumu söylemeliyim. Yeni bir tür ve daha önce böyle eski zamanlarda yaşanan, krallıkların olduğu ve savaşların yaşandığı bir kitap okumamıştım o yüzden de bu daha çok merak etmeme neden oldu. Farklı tarzda kitaplar her zaman daha ilgi çekici gelmez mi zaten? 

Sizlere konusu şöyle üstün körü anlatmak istiyorum ama emin olun kitabı okudukçta konuyu daha iyi anlayacaksınız. Öncelikle 3 farklı krallığın olduğu eskilerde yaşanan o atmosferi bir kafanızda canlandırmalısınız. Auranos (Güney Krallığı), Paelsia (Orta Krallık) ve Limeros (Kuzey Krallığı) olmak üzere bu 3 farklı bölgede barış hakim sürsede köylü bir şarap satıcısının oğlunun ölümüyle bu barış çok da uzun sürmeyecek. 
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Ayy ayy ilk olarak afişimizden söz etmek istiyorum. Ba-yıl-dım!!! Herşeyden önce kitap çok farklı. Her duygunun içinde olduğu bir kitap bu "Umutsuz". Tabi daha bunları detaylı bir şekilde konuşmadan önce bu gün turda sizi neler bekliyormuş önce takvime bir bakalım;

Karakter & Yazar Söyleşi | Tuğçenin Kitaplığı
Ya Sonra | Kitap Telvesi
Losing Hope Yorum | Tuğçenin Kitaplığı
Yorum | Kitap Sayfaları


 



Kitap Adı: Umutsuz
Orjinal adı: Hopeless
Yazar: Colleen Hoover
Bağlı olduğu seri: Hopeless #1
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Tür: romantik, young adult, 
GR Puanı: 4.51
Sayfa Sayısı: 425










Umutsuz, beklediğim gibi bir konuya sahip değildi. Ama bu demek değil ki kötü bir kitap, aksine çok beğendiğim ve zaten Goodreads puanına bakarak da kitabın ne kadar iyi olduğunu anlayabilirsiniz. Aslında ilk başlarda ana karaktere - Sky'a - çok gıcık kapmıştım. Nedenini aslında söylersem biraz spoiler'e kaçıcağı için söyleyemiyorum fakat daha sonradan neden böyle yaptığı anlaşılıyor ve ben gerçekten kendimi kötü hissettim böyle düşündüğüm için... 
Hayatta insanı yere yıkan şeyler birer sınavdı, pes edip yerde kalmakla silkelenip yere düşmeden önce durduğundan daha dik bir şekilde ayağa kalkmak arasında bir seçim yapmaya zorluyorlardı. Ben dik durmayı seçiyordum. Bu hayatın benimle işi bitene kadar muhtemelen birkaç kez daha yere düşecektim, ama asla pes etmeyeceğimi garanti ediyordum. - Sky
Kitabın yarısından sonra yanınıza peçetenizi almanızı öneririm çünkü duygusallığın dibini yaşadım ben şahsen. Kitapta böyle derin  duygular ve normalde de bunların olduğunu bilmek insanı çok etkiliyor. Ve elinizde olmadan kitaba karışıp tepkiler vermeye başlıyorsunuz. Kendinizi kaybedebilir ve kitabı bi tarafa fırlatabilirsiniz. Bu gibi tepkilerde sakin olun ve elinizde kitabı düzgün bir yere bırakın. Güzel şeyler düşünün derim. 

Konusuna gelirsek; kitap Sky'ın ileride yaşayacağı duygusal çöküş üzerinden başlıyor. Sinir krizleri ve öfkenin hakim olduğu zamanda Sky'ı tanıyoruz. Ama bu anıyı kitabın çook sonralarında karşınızda görüceksiniz. Neden böyle davrandığını da böylece anlamış oluyorsunuz. Sky, baş karakterimiz küçük yaşta Karen tarafından evlat edinilmiş ve eski hayatını neredeyse hiç hatırlamıyor. Karen'a artık alışmış ve bu durumdan çok memnun. En yakın arkadaşı yan komşusu olan Six - bu kıza bayılıyorum!! - ile dondurma kaçamakları yapıyorlar, Sky Tv izlemeye Six'e gizli gizli gidiyor - çünkü annesi teknoloji düşmanı!! - ve erkeklerle takılıyorlar. Ama Sky'ın bir sorunu var erkeklere karşı kendi deyimiyle "karnında kelebekler uçuşmuyor" yani bir şeyler hissetmiyor. Bunun daha sonraları neden olduğunu da anlıyoruz.. Ayy çok kötü neyse :(( Hayat gerçekten çok normal. 

Sky evde öğrenim görmüş ve artık gerçek hayata atılmak ister. Six'in okuluna son seneyi okumaya karar verir ve ısrarlar sonucu Karen kabul eder. Ama Six'in yabancı değişim bilmem neyi ile başka bi yere gitmesi gerekir. Aslında ben burayı biraz saçma bulmuştum. En sevdiğim karakterin kitapta çok fazla yeri olmuyor böylece.. Ama gidene kadar Six'in ne kadar komik ve manyak biri olduğunu anlıyoruz. Ee Sky Six'in gidiceğine üzülsede kararından dönmez ve Karen'a yinede lise son sınıfa gideceğini söyler.

Bir gün marketteyken Dean Holder'la karşılaşır ve işler hoooppp tepetaklak olur. Buradan sonrası bayağı güzel ve sırf burayı okumak için ve kahkahalarınızı atmak için bu kitabı okumalısınız. Holder ve Sky ikiside koşmayı seviyor ve ikiside çok manyak. Daha sonradan olaylar farklı bir boyuta dönüyor ve Sky'ın aslında evlat mı edinildiğini yoksa daha farklı olaylar mı döndüğünü anlıyoruz. Ve onların aşkının her şeyi yendiğini görebiliyoruz. İşte o umut arayışı yada ne bilim sadece aşklarına tutunmaları bile gözlerinizin dolmasına yetiyor....

Ona bakar bakmaz üç şeyi fark ettim:
1. Baştan çıkarıcı çarpık gülümsemesinin ardına gizlenen beyaz dişlerini.
2. Gülümsediğinde dudaklarının köşelerinde ve yanaklarının arasındaki oyukta oluşan gamzelerini.
3. Beni ateş bastığına emindim

Ya da karın boşluğumda kelebekler uçuşuyordu.
Ya da bir tür virüsün etkisi altındaydım.


Devlet okulundan bahsedersem biraz, ilk gün Sky için bayağı kötü oluyor. Şahsen bana böyle bir şekilde davranılsa herhalde bi daha okula gitmezdim. Ama Sky öyle bir başa çıkıyor ki hayret verici gerçekten. Ama ilk gün tamamen kötü gitmiyor vee bir ittifak! Breckin, onun yanına geliyor ve o da yeni gelen bir çocuk olduğundan ve özellikle de kitap okumayı sevmesi 10 tam puan almasını sağlıyorr! Bakalım;

"Okumayı sever misin? diye sordum. Uzanıp kitabı sırt çantasından çıkardım ve karşısındaki sandalyeye oturdum. "Türü ne? Lütfen bilimkurgu olduğunu söyleme." Sandalyesine yaslanıp bir şey kazanmış gibi sırıttı. Belki de kazanmıştı. Hala karşısında oturuyordum öyle değil mi? "Kitap güzel olduğu sürece türünün ne olduğunun önemi var mı?" diye sordu (Breckin)
 Sonuç olarak daha sonradan o kadar sinirleniyor ve bu olaylara bişey yapamadığını bildiğiniz halde o kadar çok üzülüyorsunuz ki bu da kitabın sizi çok etkilediği anlamına geliyor. Ben bu kitapta kötü bir yer göremedim. Belki de çok kendimi kaptırdığımdan. Ama iyi yönlerinin yanında kötüler sönük kalmış, görmemişimdir muhtemelen :D Son olarak bi alıntı daha yapıyım. Aslında çok güzel alıntılar var hepsini burada yazamadım ama kitabı okuyunca siz bulursunuz artık ;)

İki insan bir olduğunda olan şey buydu: artık sadece sevgiyi paylaşmakla kalmazdı. Acıyı, üzüntüyü ve kederi de paylaşırlardı.

- Puanım -
5/5

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Ayy ayy ilk olarak afişimizden söz etmek istiyorum. Ba-yıl-dım!!! Herşeyden önce kitap çok farklı. Her duygunun içinde olduğu bir kitap bu "Umutsuz". Tabi daha bunları detaylı bir şekilde konuşmadan önce bu gün turda sizi neler bekliyormuş önce takvime bir bakalım;

Karakter & Yazar Söyleşi | Tuğçenin Kitaplığı
Ya Sonra | Kitap Telvesi
Losing Hope Yorum | Tuğçenin Kitaplığı
Yorum | Kitap Sayfaları


 



Kitap Adı: Umutsuz
Orjinal adı: Hopeless
Yazar: Colleen Hoover
Bağlı olduğu seri: Hopeless #1
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Tür: romantik, young adult, 
GR Puanı: 4.51
Sayfa Sayısı: 425










Umutsuz, beklediğim gibi bir konuya sahip değildi. Ama bu demek değil ki kötü bir kitap, aksine çok beğendiğim ve zaten Goodreads puanına bakarak da kitabın ne kadar iyi olduğunu anlayabilirsiniz. Aslında ilk başlarda ana karaktere - Sky'a - çok gıcık kapmıştım. Nedenini aslında söylersem biraz spoiler'e kaçıcağı için söyleyemiyorum fakat daha sonradan neden böyle yaptığı anlaşılıyor ve ben gerçekten kendimi kötü hissettim böyle düşündüğüm için... 
Hayatta insanı yere yıkan şeyler birer sınavdı, pes edip yerde kalmakla silkelenip yere düşmeden önce durduğundan daha dik bir şekilde ayağa kalkmak arasında bir seçim yapmaya zorluyorlardı. Ben dik durmayı seçiyordum. Bu hayatın benimle işi bitene kadar muhtemelen birkaç kez daha yere düşecektim, ama asla pes etmeyeceğimi garanti ediyordum. - Sky
Kitabın yarısından sonra yanınıza peçetenizi almanızı öneririm çünkü duygusallığın dibini yaşadım ben şahsen. Kitapta böyle derin  duygular ve normalde de bunların olduğunu bilmek insanı çok etkiliyor. Ve elinizde olmadan kitaba karışıp tepkiler vermeye başlıyorsunuz. Kendinizi kaybedebilir ve kitabı bi tarafa fırlatabilirsiniz. Bu gibi tepkilerde sakin olun ve elinizde kitabı düzgün bir yere bırakın. Güzel şeyler düşünün derim. 
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar'ın bu seferki tur konuğu Coolleen Hoover'ın Umutsuz kitabı. Bu turu diğer turlardan ayıran bir özelliği de 6 gün sürecek olması ve her günde ayrı bir etkinliğin olması. Biliyorsunuz artık daha da büyük bir aile olduğumuzdan dolayı tam kadro bu turda olacağız.Yazının sonunda çekilişimize katılabilirsiniz. Super Six Sunday'i anlatmadan önce turumuzun 3. gününde neler varmış onlara bakalım;

Alıntılar - Kitaplarım ve Ben
Super Six Sunday - Kitap Sayfaları
Yorum - Kördüğüm Hayaller
Yorum - Yorum Durağım



Super Six Sunday, her pazar günü bir konu belirleyip 6 madde ile sıralamak.Bu etkinliğin asıl sahibi Bewitched Bookworms. Benim aslında 2 konum var bu etkinlik için hem eğlenicez hem de kitabı alma isteğinizi arttıracak maddeler olucak bunlar. Ee o zaman ne bekliyoruz? Hadi başlayalım!!

Umutsuz'u Neden Okumalıyız?. 
  1. Dean Holder'ın gamzeleri için
  2. Bir yazarın ne kadar sağlam bir kalemi olduğunu görmek için.
  3. Acıyı-tatlıyı, hüznü-sevinci bir arada yaşamak için.
  4. Yaratıcılık neymiş görmek için.
  5. Bazı karakterlerden neden nefret edilir görmek için.
  6. Saf aşk nedir görmek için.
   




Sky ile Başa Çıkma Yolları | Sky Kullanma Klavuzu (Six'in gözünden)

  1. Buzluğunda her daim çikolatalı dondurma olmalı. Sky'ın kafasının neye takacağı belli olmaz.
  2. Odanın penceresi açık olmalı. Malum Sky kapıyı kullanmakta iyi değil.
  3. Bu pencere işlerine alışsan iyi olur. Sky'ın alanına giriş orası.
  4. Bol kontör al. Holder salağı tüm kontörleri yiyor. -.-
  5. Gizli televizyon kaçamaklarını Karen'in yayında dillendirme. (Karen tam bir teknoloji düşmanı!) 
  6. Yanında ağlama! Bu sürtük tam bir duygusuz! 
                                                                                                                 -- Six





a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar'ın bu seferki tur konuğu Coolleen Hoover'ın Umutsuz kitabı. Bu turu diğer turlardan ayıran bir özelliği de 6 gün sürecek olması ve her günde ayrı bir etkinliğin olması. Biliyorsunuz artık daha da büyük bir aile olduğumuzdan dolayı tam kadro bu turda olacağız.Yazının sonunda çekilişimize katılabilirsiniz. Super Six Sunday'i anlatmadan önce turumuzun 3. gününde neler varmış onlara bakalım;

Alıntılar - Kitaplarım ve Ben
Super Six Sunday - Kitap Sayfaları
Yorum - Kördüğüm Hayaller
Yorum - Yorum Durağım



Super Six Sunday, her pazar günü bir konu belirleyip 6 madde ile sıralamak.Bu etkinliğin asıl sahibi Bewitched Bookworms. Benim aslında 2 konum var bu etkinlik için hem eğlenicez hem de kitabı alma isteğinizi arttıracak maddeler olucak bunlar. Ee o zaman ne bekliyoruz? Hadi başlayalım!!

Umutsuz'u Neden Okumalıyız?. 
  1. Dean Holder'ın gamzeleri için
  2. Bir yazarın ne kadar sağlam bir kalemi olduğunu görmek için.
  3. Acıyı-tatlıyı, hüznü-sevinci bir arada yaşamak için.
  4. Yaratıcılık neymiş görmek için.
  5. Bazı karakterlerden neden nefret edilir görmek için.
  6. Saf aşk nedir görmek için.
   




Sky ile Başa Çıkma Yolları | Sky Kullanma Klavuzu (Six'in gözünden)

  1. Buzluğunda her daim çikolatalı dondurma olmalı. Sky'ın kafasının neye takacağı belli olmaz.
  2. Odanın penceresi açık olmalı. Malum Sky kapıyı kullanmakta iyi değil.
  3. Bu pencere işlerine alışsan iyi olur. Sky'ın alanına giriş orası.
  4. Bol kontör al. Holder salağı tüm kontörleri yiyor. -.-
  5. Gizli televizyon kaçamaklarını Karen'in yayında dillendirme. (Karen tam bir teknoloji düşmanı!) 
  6. Yanında ağlama! Bu sürtük tam bir duygusuz! 
                                                                                                                 -- Six





a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
13 yorum

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları afişleriyle gönülleri fethediyor!! Biz çok beğendik şahsen. Sizde umarım beğenmişsinizdir. Arkadya Yayınları'ndan konusuyla sizi hayran bırakacak bu kitabı 10-14 Ekim de tur kapsamında misafirimiz olacak. Kitap tanıtımından sonra tur programımızı daha detaylı görebilir ve çekilişe katılabilirsiniz. Kır Çiçeği Tepesi tanıtımından önce sizleri bugün neler bekliyormuş bir göz atalım isterseniz;


Kitap Tanıtımı - Kitap Sayfaları
Kim Wilkins mi? Kim Wilkins mi? - Kitapların Tatlı Cadısı
Çekiliş - Kitaplarım ve Ben






Orjinal Adı: Wildflower Hill
Kitap Adı: Kır Çiçeği Tepesi
Yazar: Kimberley Freeman
Tür: Romance, historical fiction
Yayınevi: Arkadya Yayınları
GR Puanı: 4.07
Sayfa Sayısı: 534








Bazen kader, hayatımızdaki kişilerle sınar bizi.
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir…
1929 yılında Glasgowda yaşayan genç, güzel Beattienin büyük hayalleri vardır, ta ki evli sevgilisi Henryden hamile kalana kadar… Çocuğunu evlatlık vermek üzere dünyaya getirmeden hemen önce Henry karısını terk edip Beattie ile birlikte Londraya kaçmaya karar verir. Orada kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır. 
Tam seksen sene sonra kader, Beattienin torunu Emmaya oyununu oynayacaktır. Ünlü bir balerin olan Emma, geçirdiği sakatlık nedeniyle kariyerinden vazgeçerek aile bağlarının olduğu Avustralyaya dönmek zorunda kalır. Büyükannesinden ona kalan çiftliğe vardığında, tek amacı oradaki eşyaları düzenlemektir. Ancak dört bir tarafı sararmış fotoğraflar ve eski mektuplarla çevrili olan Emma, geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir aile sırrını çözmeye çalışırken bulur kendini. Emma attığı her adımda büyükannesiyle kaderlerinin nasıl da bir örüldüğünü keşfedecektir. 
Kır Çiçeği Tepesi, yalnızca iki kadının hikâyesini barındıran yürek burkan bir roman değil, ayrıca insanın elindeki gücü ve bu gücü keşfettiğinde neler yapabileceğini ortaya koyan bir başyapıt.
“Romanın gücü, Freemanın oluşturduğu karakterlerin yanı sıra aşk, nefret ve utancı nasıl işlediğine de dayanıyor. Hem Beattie hem Emma kendilerini yeni bir hayata başlarken buluyor. Okuyucuları kâh neşelendiren kâh üzen de bu kadınların hikâyesidir.”
-Publishers Weekly-


10 - 14 Ekim arası tur programımızda neler var göz atmak isterseniz.


a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları afişleriyle gönülleri fethediyor!! Biz çok beğendik şahsen. Sizde umarım beğenmişsinizdir. Arkadya Yayınları'ndan konusuyla sizi hayran bırakacak bu kitabı 10-14 Ekim de tur kapsamında misafirimiz olacak. Kitap tanıtımından sonra tur programımızı daha detaylı görebilir ve çekilişe katılabilirsiniz. Kır Çiçeği Tepesi tanıtımından önce sizleri bugün neler bekliyormuş bir göz atalım isterseniz;


Kitap Tanıtımı - Kitap Sayfaları
Kim Wilkins mi? Kim Wilkins mi? - Kitapların Tatlı Cadısı
Çekiliş - Kitaplarım ve Ben






Orjinal Adı: Wildflower Hill
Kitap Adı: Kır Çiçeği Tepesi
Yazar: Kimberley Freeman
Tür: Romance, historical fiction
Yayınevi: Arkadya Yayınları
GR Puanı: 4.07
Sayfa Sayısı: 534








Bazen kader, hayatımızdaki kişilerle sınar bizi.
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir…
1929 yılında Glasgowda yaşayan genç, güzel Beattienin büyük hayalleri vardır, ta ki evli sevgilisi Henryden hamile kalana kadar… Çocuğunu evlatlık vermek üzere dünyaya getirmeden hemen önce Henry karısını terk edip Beattie ile birlikte Londraya kaçmaya karar verir. Orada kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır. 
Tam seksen sene sonra kader, Beattienin torunu Emmaya oyununu oynayacaktır. Ünlü bir balerin olan Emma, geçirdiği sakatlık nedeniyle kariyerinden vazgeçerek aile bağlarının olduğu Avustralyaya dönmek zorunda kalır. Büyükannesinden ona kalan çiftliğe vardığında, tek amacı oradaki eşyaları düzenlemektir. Ancak dört bir tarafı sararmış fotoğraflar ve eski mektuplarla çevrili olan Emma, geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir aile sırrını çözmeye çalışırken bulur kendini. Emma attığı her adımda büyükannesiyle kaderlerinin nasıl da bir örüldüğünü keşfedecektir. 
Kır Çiçeği Tepesi, yalnızca iki kadının hikâyesini barındıran yürek burkan bir roman değil, ayrıca insanın elindeki gücü ve bu gücü keşfettiğinde neler yapabileceğini ortaya koyan bir başyapıt.
“Romanın gücü, Freemanın oluşturduğu karakterlerin yanı sıra aşk, nefret ve utancı nasıl işlediğine de dayanıyor. Hem Beattie hem Emma kendilerini yeni bir hayata başlarken buluyor. Okuyucuları kâh neşelendiren kâh üzen de bu kadınların hikâyesidir.”
-Publishers Weekly-


10 - 14 Ekim arası tur programımızda neler var göz atmak isterseniz.


a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
1 yorum





Orjinal Adı: Last Breath
Kitap Adı: Son Nefes
Bağlı Olduğu Seri: Morganville Vampirleri #11
Yazar: Rachel Caine
Tür: vampir, macera, fantastik, aşk = young adult
Yayınevi: Artemis Yayınları
GR Puanı: 4.38
Sayfa Sayısı: 377








[10. kitabı okumayanlar bence bu yazıyı okumasın. Spoiler genelde yazmamaya dikkat ediyorum ama siz tedbirinizi ne olur ne olmaz alın ;) ]

Bilmeyen yoktur herhalde ben Morganville Vampirleri Serisinin hastası, manyağı, müptelası artık her ne demek isterseniz öyle bir tutkuyla bağlıyım bu seriye. Nasıl başladım, ne ara 11. kitabı okudum inanın hiç bilmiyorum. Zaten okudukça da sizde eminim bunu fark edemeyeceksiniz. O kadar akıcı gelişiyor ki olaylar ister istemez nasıl bittirdim? , hangi ara bitti bu kitap? gibi soruları kendinize yöneltiyorsunuz.
"Tüm umutların tükenmesi, bir yanıyla özgürlüktür. Korkuya esir olmaktan kurtulur, sonuçlarını düşünmeden, kaçınılmaz sona doğru ilerlersininiz" Amelie
Son Nefes herhalde yazarın dönüm noktası gibi bir zamanında yazdığı kitap olarak algıladım ben. Zira (bu kelimeyi çok seviyorum *.*) öyle bir 11. kitap ile karşılaşıyorsunuz ki hiç bu kadar diğer kitaplarda etkilendiğimi hatırlamıyorum ben. Hüngür hüngür bir ağlayış/zırlayıştan sonra anca kitaba devam edebildim. Size spoilersiz şöyle ifade edersem eğer; sevdiğiniz bir karakterin öyle bir acı çekişini anlatıyor ki yazar hayatınız o an duruyor ve sakin olup kendinize gelmek bir hayli güç oluyor. Tamam birkaç kitapta da ben ağladığımı hatırlarım ama bu kitapta artık öyle bir duygu patlaması yaşamışım ki kendimi görsem ben bile inanmazdım bu hallerime. Kitap o kadar derin sarstı yani kısacası.

Share
Tweet
Pin
Share
6 yorum

Geç kalan bir "Neler Okumuşum?" postu olacak bu ama aslında yazmayı bile düşünmüyordum. Neden kararımı değiştirdim derseniz eğer sırf Ecrin (RüyaKitaplık) yazdı diye yazıyorum :P Aslında kafamda planlamış ama gene(!) istediğim sırada ve sayıda kitap okuyamadığım için bu ayı atlamayı düşünmüştüm. Daha sonradan gaza gelip yazma durumu oluyor benimki :D Neyse ben böyle manyakça düşüncelerim ardından sizlere hangi kitapları okuduğumu anlatıyım;

Bu ay geçen Ağustos ayı gibi 3 kitap okumuşum. Bu biraz üzücü bir durum benim için. Çünkü hedefim 6 kitaptı. Hatta "Okuma Sıranı Belirle!" etkinliğinin sahiplerinden biri olarak bu kural ihlalini benim yapmam ayrı bir gariplik olsa da sanırım planlı okumak bana göre değil. O konuyu ayrı bir postta ele alsam sanırım daha iyi olur. Hazır böyle yazmaya açılmışken ben en iyisi sizlere eylül ayında okuduğum bu 3 kitabın neler olduğunu gösteriyim;


  • Zaman Temsilcisi - Peter Ward = 3/5
  • Bir Isırık Daha (Chicago Vampirleri Serisi #3) = 3.5/5
  • Son Nefes (Morganville Vampirleri Serisi #11) = 5/5

Aslında söylememe gerek var mı tabi ki de bu ayın favori kitabı Son Nefes oldu! Hiç şaşırmadınız dimi? Bende şaşırmadım. Söz konusu Morganville Vampirleri Serisi olunca hiçbir şey onun önüne geçemiyor. Son Nefes için tek söyleyeceğim şey serinin en duygusal ve derinden sarsan bir kitap olduğu. Çünkü yazar öyle bir sahne yazmış ki ben ağlamaktan içim çıktı bir ara devam edemiycem falan sandım hatta. Daha sonradan sırf delice merak ettiğimden okumaya geri döndüm. Sonunu yazarımız gene 12. kitabı alıp okumanız gerek der gibi bitirdi. Bu tarzına alıştım diycem ama yalan olucak. Yani kitaba öyle bir kapılıyorsunuz ki burada bitmemeli hayırrrr!!! diye bağırmaktan başka elinize bir şey geçmiyor :(

Zaman Temsilcisi için ne desem boş olur benim için. Çok hayal kırıklığı yaşadım. Ama yorumumda da dediğim gibi sonu kitabı kurtardı. Bu gibi kitapları gerçekten zor okuyorum ve beni kitap okumaktan soğutuyorlar.

Son olarak da Bir Isırık Daha gene yazarın seride bir ara kitap gibi yazdığı bir kitap olarak gördüm ben. Gene hayal kırıklığına uğradığım bir kitaptı. Aslında Zaman Temsilcisi kadar kötü değildi fakat yazarın o ilk iki kitabındaki yakaladığı tempoyu bu 3. kitapta düşürdüğünü gördüm ben. Bu da düşük bir puan vermeme neden oldu...

İşte benim okuduğum ve bu kitaplar hakkındaki düşüncelerim bunlardı. Blogumda uzun bir süre şöyle saçmalayarak yazmayı özlediğimi anladım. Ve bu post bana iyi geldi. Okumayı ve yazmayı seviyorum ben ya!

Herkese bol bol kitap okumalar dilerim :)))
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Daha Yeni Gönderiler
Daha Eski Gönderiler

Hakkımda

Fotoğrafım
Fatma Başar
Kitap bitirme sayısı artarken gözlük numarası da bundan nasibini almış biri. Aynı zamanda da bir adet taze öğretmen. Buralardaysanız muhabbet etmekten çekinmeyin. *.* kitapsayfalari@hotmail.com
Profilimin tamamını görüntüle

Bu Blogda Ara

İzleyiciler

2024 Reading Challenge

2024 Reading Challenge
Fatma has read 0 books toward her goal of 30 books.
hide
0 of 30 (0%)
view books

Fatma's bookshelf: currently-reading

Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
by Kemal Sayar
tagged: currently-reading

goodreads.com

(GÜNCELLENDİ)

Kitaplığımdaki Kitapları Satıyorum!

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gercekleştiremediğim bir şeyi sonunda duyuruyorum sizlere. Kitap kurtlarının vaz geçilmez sorunu o...

Çok Sevilenler

  • Kitap Sayfaları'nın 1. yaşı Şerefine Kitap Çekilişi!!! :D
    Kitap Sayfaları 1 yaşında ben de güzel bir çekiliş yapmak istedim. Resimde görülen 3 kitabı bir kişiye hediye etmek istiyorum.  Hed...
  • Kitap Alışverişi Günlüğüm #3
    Güzel bir kitap alışverişinden sonra tahmin edersiniz ki ben de çook mutlu geziyorum etraflarda. Öyle ki kargo elime ulaştığında kucakla...
  • Keşf-i Blogger Etkinliği
    Bloggerlar! Size sesleniyorum. Evet, evet size. Hala bıkmadan, usanmadan biricik bloglarına yazan o nadide yazarlar. Harika bir etkinlik ba...
  • Bir Isırık Daha (Chicago Vampirleri Serisi #3) - Chloe Neill | Kitap Yorumu
    Kitap Adı: Bir Isırık Daha Orjinal Adı: Twice Bitten Yazar: Chloe Neill Bağlı Olduğu Seri: Chicago Vampirleri Serisi #3 Çeviren:...
  • E-kitap okuyucusu kullananlar !! Nasıl iyi midir ?
    Bir kaç gündür kafama takılan bir sorunumu sizinle paylaşmak istiyorum. E-kitap okuyucusu ile kitap okuyan kitle zamanla artmaya başlayın...

Arşiv

  • ►  2021 (1)
    • ►  Ocak (1)
  • ►  2020 (10)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2019 (8)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (6)
  • ►  2018 (18)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (4)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (4)
  • ►  2017 (17)
    • ►  Aralık (1)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (5)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (3)
  • ►  2016 (71)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Kasım (3)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (7)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (10)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Şubat (7)
    • ►  Ocak (20)
  • ►  2015 (80)
    • ►  Aralık (8)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (14)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (4)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (6)
  • ►  2014 (86)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (10)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (26)
    • ►  Temmuz (16)
    • ►  Haziran (14)
    • ►  Mayıs (6)
    • ►  Şubat (6)
  • ▼  2013 (218)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (8)
    • ▼  Ekim (15)
      • Konuşan Kitaplar - Böğürtlen Kışı - Sarah Jio | Ki...
      • Konuşan Kitaplar - Böğürtlen Kışı - Sarah Jio | Ki...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Yıkılan Krallık...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Yıkılan Krallık...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turu: Umutsuz - Colleen ...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turu: Umutsuz - Colleen ...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turu: Umutsuz - Colleen ...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turu: Umutsuz - Colleen ...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Kır Çiçeği Tepe...
      • Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Kır Çiçeği Tepe...
      • Son Nefes ( Morganville Vampirleri #11) - Rachel C...
      • Neler Okumuşum? || 2013 - Eylül
      • Neler Okumuşum? || 2013 - Eylül
      • Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes | Kapak Tanıtım...
      • Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes | Kapak Tanıtım...
    • ►  Eylül (17)
    • ►  Ağustos (42)
    • ►  Temmuz (29)
    • ►  Haziran (12)
    • ►  Mayıs (10)
    • ►  Nisan (16)
    • ►  Mart (21)
    • ►  Şubat (28)
    • ►  Ocak (16)
  • ►  2012 (145)
    • ►  Aralık (12)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (4)
    • ►  Eylül (16)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (18)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (13)
    • ►  Nisan (11)
    • ►  Mart (7)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (2)

Created with by ThemeXpose