Kağıttan Kentler - John Green | Kitap Yorumu

18 Temmuz 2014 Cuma







Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Orjinal Adı: Paper Towns
Yazar: John Green
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: genç-yetişkin, romantik, gizemli, gerçekçi-kurgu
Sayfa Sayısı: 320
GR Puanı: 4.09








Nedense bu kitap için yorum yazmak bana zor geldi. Kitabı bitireli 2 gün oldu ama herhalde o kitaptan kalan o boşluk hissi yüzünden bu haldeyim. Şimdi ben böyle diyorum diye sakın beni yanlış anlamayın kesinlikle kitaba bayıldım! Bir kere ilk  John Green kitabım ve onun tarzı müthiş. Okurken her seferinde bunu dile getirmişimdir. Çok farklı...Çok başka kafada olan bir yazar bana göre. O yüzden herkes kaldırabilir mi bilmiyorum. Kağıttan Kentleri daha önceden okuyan arkadaşlarım aslında bu konuda ikiye ayrılıyor. Biri benim tarzım değilmiş, beğenmedim dedi diğeri - ki bu kişiyi tahmin edeceksinizdir Eren(Saklama Kabı) - o kadar çok beğenmiş ki vlogunda bahsederken her türlü kitabı yaşıyordu resmen ve ben bu vlog sayesinde önceden yarım bıraktığım - neden yarım bıraktım hiçbir fikrim yok - Kağıttan Kentlere başladım ve bitti.




Aslında kitabın konusunu bence daha çok merak ediyorsunuzdur ama bir dakika! Biraz John Green'den konuşmak istiyorum. Adamın nasıl bir kafada olduğu ve daha ilk sayfadan beni ele geçiren bu yazar gerçekten okunması gereken yazarlar arasında. Öyle olmalı. Ama ilk başta da dediğim gibi herkes sevmiyor. NEDEN??!! Çünkü adam farklı, üslubundan tutun kurgusu, yazış tarzı ve özellikle de çeviren arkadaşa çok teşekkür etmek gerek. Harika bir çeviri ile okudum. Peki bir yazar sizi ilk kitabından bu kadar bağlarsa ne olur?? Adama aşık olursunuz net! Size şöyle söyleyeyim bence delilik sebebim bile bu yazar olabilir. Diyeceksiniz ki şimdi bu kız neyden bahsediyor? Acaba hala Kağıttan Kentler yorumunda mıyız??
Merak etmeyin... Kitabın yorumunu neden beklettim zannediyorsunuz?

Şimdi asıl konuya geleyim ben. Çünkü kendimi tutmazsam daha da yol alır bu yorum.
Kağıttan Kentler, birini bulmanın hikayesi. Onu bulduğunda gerçekten artık kendin olabilir misin? Takip edeceğin onca yol için onu bulmak istiyor musun? Ahh gerçekten harikaydı!
Baş karakterimizin adı Quentin Jacobsen ve o bir manyak! Yok değil ama sadece o manyak kelimesi sadece benim bir sevgi anlayışımdı. Her neyse... Quentin, çocukluğundan beri ekşınlıklar kraliçesi Margo Roth  Spiegelman'ı severek geçirmiş. Adeta bir çocukluk aşkı olan Margo okulumuzda tanıdığımız hani şu moda kraliçesi gibi tipte insanlar gibi çok popüler ve herkes onu seviyor. Peki Quentin nerden tutuldu bu kıza. Çünkü yan komşusu!!! Böyle fırsat mı olur koş git falan desem de.... Çok bir faaliyet gerçekleştiremez.

Bir gün Margo Quentinin camına gelir ve oradan sonra fay kopar gider. Olaylar başlar ve sabaha kadar ortalığı yıkar geçerler ve Quentin hiç olmadığı kadar açılmış hissetse de Margo okula gelmez kimse de kaybolduğu fikri aklına gelmez. Çünkü Margo daha önce hep böyle kaçış aksiyonları yapmış ve arkadaşları tekrar geri geleceğini düşünse de Q bunun her zamankinden farklı olduğunu anlar ve Margo'yu bulmaya başlar.
İşte o arayış ve daha fazlası bu kitapta. Size garanti ediyorum ki gülmekten kitabı kapatıp ara vereceksiniz.
Zira ben krizler geçirdim gülmekten ve daha sonra ailemin psikopat bakışlarına maruz kaldım. Tabi burası önemli değil asıl önemli olan muhteşem dialogların olması.

Green, kitapta harika arkadaşlıklara ve kitapta rolü olan bütün  insanların o kadar gerçekçi olmasını sağlamış ki gerçekten kitabın iyi gerçekten iyi olduğunu anlayabiliyorsunuz. Quentin'in en yakın arkadaşları bir kere allaım! Onları nereden bulmuş, hangi kafadaymış vs. derken sanki sizin arkadaşlarınızmış gibi barınıza basabilirsiniz. Bunlar kim mi? Ben ve Radar. İkisi de çok ayrı kafada ama farklı olan insanlar genelde böyle arkadaşlıklar olmuyor mu zaten?

Her neyse ben okurken çok çok güldüm ve kitap bittiğinde keşke seri olsa da daha çok bunların maceralarını okusak dedim. Gerçekten o kadar güzel ki hele de son 100 sayfa gerçekten çok iyiydi. O 100 sayfayı bitirmeden yatamazsınız zaten. Kitabı bırakıp gidemezsiniz imkanı yok! Meraktan ölmek istemiyorsanız eğer ;)

Son olarak neler söylemeliyim bilmiyorum. Elimin 5 parmağıyla 5 yazar say deseler kesin onların içinde John Green olur. Ve elimde bir Green kitabı daha var. O da tahmin edeceğiniz üzere Aynı Yıldızın Altında. Fakat onu arka arkaya okumak istemiyorum. Aslında Okuma Şenliği listemde var kendileri ama biraz zaman vermek ve Green'i özlemek istiyorum. En kısa zamanda da John'un - samimiyiz *.* - bütün çıkan kitaplarını alıcam, sarılıcam. Fantezilerimi bilmeseniz de olur bence. Her neyse sadece OKUYUN ŞU LANET KİTABI!
*Kitabın her yerinde neredeyse renkli post-it'ler yapıştırmış olsam da sadece vereceğim şu alıntı sizi bu kitabı okuyun dedirtsim istiyorum. Belki de soğuyabilirsiniz -.- 
Ben bacaklarını aşağı yukarı sallıyor.
Q: Şunu keser misin?
Ben: Üç saattir çişimi yapmam gerek.
Q: Bundan bahsetmiştin.
Ben: Ta göğüs kafesime kadar çişi hissedebiliyorum, gerçekten çişle doluyum. Kardeşim, şu anda vücut ağırlığımın yüzde yetmişi çiş. Ağlamaya başlayacakmışım ve gözlerimden çiş çıkacakmış gibi hissediyorum.
- Puanım -
5/5

Ve birde!!! Şu şarkı gerçekten Kağıttan Kentler'e yazılmadıysa daha da bişey demiyorum -.-

5 yorum :

  1. Bu yazarın hiçbir kitabını okumadım..konu itibarı ilede merak ettim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitapla direkt başla bence! Bağlımlılık yapan bir etkisi var dikkat :D

      Sil
    2. Ne güzel isim KitapAyracı:)

      Sil
  2. Evet evet evet! John Green'i bir kişiye daha sevdirmenin haklı gururunu yaşıyorum. Bulabildiğim herkese okutacağım John'u. Kağıttan Kentler'i neden yarım bırakır insanlar hiç anlamıyorum. Kağıttan Kentler bu. Ağzunu yirim :3 Harika bir yazı olmuş can. Ne eksik ne fazla. Hatta öyle ki okurken canım çekti. Gidip tekrar mı okusam *-* Ayrıca Maps'ı kapmışsın hemen gözümden kaçmadı :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Sayende ama *.* Diyorum ya yarım bırakmak ne yaa öyle bi kelime yok şuan yok sayıyorum :3 Vee evett o şarkıyı koymasam olmazzz okuyan bunu da dinlesinnn *.* Tekrar okuyabiliriz bence bende katılıyorum! :D

      Sil

Made With Love By The Dutch Lady Designs