Duman ve Kemiğin Kızı - Laini Taylor | Kitap Yorumu

31 Ocak 2015 Cumartesi


Herkese merhabalar! Nasılsınız bakalım? Umarım çok iyisinizdir. Ben nasılım diye sorarsanız eğer size bomba gibi olduğumu söyleyebilirim. Bunda biraz da dün gelen kitap kargomun etkisi tabiki var. Eğer merak ediyorsanız instagram hesabımdan neler aldığımı görebilir ve beni de takip edebilirsiniz. Bu aralar bloga yazı giremesem de instagram aktif olduğum bir platform. O yüzden neler yapıyorum falan filan oralardayım, beklerim canlar ;) 

Ay gene konudan uzaklaşmışım. Ben niye geldim? He. Harika bir kitap okudum ve bunu sizinde okumanızı istiyorum. Başlıktan da anlaşılacağı üzere Duman ve Kemiğin Kızı'nı yorumluyacağım efenim. Hadi o zaman daha fazla merak ettirmeden başlayalım yoruma!
 






Kitap Adı: Duman ve Kemiğin Kızı
Orjinal Adı: Daughter of Smoke and Bone
Yazar: Laini Taylor
Bağlı Olduğu Seri:
Daughter of Smoke and Bone #1
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: fantasy, genç-yetişkin, romantik, paranormal, kurgu
Sayfa Sayısı: 435
GR Puanı: 4.06
Dilekler sahtedir. Umut gerçektir. Umut, kendi sihrini yaratır. 
Bu yorumu yazmak benim için çok zor olucak. Çünkü her bir yeri ayrı bir olay. Her şeyden önce kitabı bağırıma bastım , onu kucaklayıp bebek gibi korumaya kollamaya çalıştım. Benim kitabım. Sadece bana ait. Gibi gezdim açıkcası ve benden önce okuyanları da ölümüne kıskandım. O ayrı bir olay. -.- Böyle etkileri de oldu işte.

Baş karakterimiz Karou, küçüklüğünden beri canavarlarla yaşıyor. Onun ailesi bir canavar evet yanlış duymadınız. Kendi tabiriyle böyleler. Ama onları hala seviyor.
Kimeralar tarafından büyütülen bu mavi saçlı kızımız (ay ne kadar güzel mavii *.*) aynı zamanda da bir ressam yeteneğinde harika resimler de çiziyor. İlk dersi canlı figür çizimine gittiğinde eski sevgilisi Kaz (Kazamir) karşısında model olarak dikiliyor. Tabi herkes şoka giriyor. Kaz, kızdan ayrılmak istemese de ihanetinden sonra Karou tabikide onunla ilişkisini sonlandırıyor. Kaz'layken bile içindeki tarif edilemez boşluğu bir türlü dolduramıyor. Asıl aradığı herkesin de istediği: gerçek aşk.


Çizim defteri ailesinin resimleriyle dolu ama tabikide kimse ona inanmiyor ve bunları nasıl çizdiğini bir türlü anlayamıyorlar. Ama Karou gerçeği biliyordu. Babası gibi gördüğu Brimstone, koçboynuzlarının üzerinde Kishmish ile o defterdeydi. Zürafa boyunlu ve kambur Twiga ve belden aşağısı yılan belden yukarısı Kama Sutra oymalarına benzeyen yuvarlak göğüsleri, pelerinin başlığının altından görünen Melek gibi bir yüzü ve kobra gibi sivri dişleri olan İssa. ( Bu tanımlamaları tabikide kitaptan yazdım ^.^ ) Onlar Karou'nun ailesi ama kimse bunu bilmiyor. Harika!Benim en çok kitapta beğendiğim karakter ise Zuzana. Kendisi Karou'nun en yakın arkadaşı. Yazar, harika bir karakter sunmuş biz okuyuculara. Gerçi bütün karakterler ayrı ayri harikaydı ama dediğim gibi ben Zuzanaya BAYILDIM! Karakterlerden konuya girmişken o zaman bizim göz alıcı Melek'imizden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Akiva, yeryüzüne bir görev için indiğinde Karou ile karşılaşacağını ve onu aklından çıkaramayacağını bilmiyordu. Akiva, Melekler ve Kimeralar arasında olan savaşa nihai sonu getirmek için çıktığı görevde, bütün geçitlere yani kapılara elinin izini bırakıyor ve böylece geçitleri kapatmış oluyordu. Aslında neden bunu yaptığını pek iyi düşünememiştim ama daha sonra bunun neden yaptığını anladığımda biz Karou ile şaşkına döndük :D:D

Bir gün Brimstone'un dişsiz kaldığı bir zaman (evet, bu olayı da anlatıcam bekleyin *.*) Karou'yu Fas'a yollar ve işte ilk orada Akiva kızı görür. Karou geçitten geçtiğinde,
Akiva bu kızın kim olduğunu, ne olduğunu bilmeden hayran hayran kızı izler ve onu takip etmeye başlar. Daha sonraki tanıştıkları an! İşte bu sahneleri filmlerde bile göremezsiniz. Harika bir kavgaya şahit oluyoruz. Heheh kavga beklemiyordunuz değil mi??!! *.*  Her neyse bu diş meselesine gelirsek eğer. Aslında bu olayı kitabın bayağı sonlarına doğru öğreniyoruz. Ama bu beni rahatsız etmedi çünkü olay örgüsü o kadar güzel işlenmiş ki sonlarına doğru öğrenmeniz sizi etkilemiyor. Yani en azından beni etkilemedi. Brimstone müşterilerin dileklerini dişler karşılığında kabul ediyor. Ama asıl amaç tabikide farklı. Karou'ya da kolye şeklinde küçük dilekçikler versede her dileğin etkisi tabikide farklı. Brimstone kıza etkisi az olan dilekçiklerden veriyor. Kız ne kadar ısrar etse de bu anca birini kaşındırma yada tüylendirme gibi komik olaylarda etki ediyor. Bu sahneler gerçekten güzeldi. Okuyanlar bilir. Gül gül öldüm. Haklı sebeblerden olduğu için tabikide :))

Kimeralar ve Meleklerin şavaşınının nedenini kitabın sonlarına doğru verilen bir bilgi. Bu konuda biraz kafam karışık ama yazar sanırım 2. kitaba saklamış bazı şeyleri. O yüzden fazla ses çıkarmıyorum ;) 

Genel olarak bakıcak olursak, kitap paranormal ve maceranın harika bir şekilde harmanlandığı, okuyucuları sıkmadan romantik ögelerin de içine güzel bir şekilde serpiştirilmesiyle o dünyanın içinde sonsuza kadar kalmak istememize sebep oluyor. 

İkınci kitabı geçtiğimiz Istanbul Kitap Fuarı'nda satışa sunulmuştu. Bende oradan bu seriyi almıştım. Hemen ardından ikinci kitaba başlamayıp biraz o dünyayı kendime özletmeyi planlıyorum. Şimdi okuduğum ve yakında yorumu da gelecek olan Kördüğümü okuyorum. Harika gidiyor. Bakalım kaç puan vereceğim ona? :)

Puanım
4.5/5 

Bu kitap Kitap Sayfaları 2015 Favoriler listesindeki kitaplardan biri!

2 yorum :

  1. Kitabı bende senin kadar sevdim :) Yazarın inanılmaz bir hayal gücü var. Keşke seri tamamlanmış olsaydı , böyle bekleyip durmak yoruyor beni :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşkee!! :/ Biraz da o yüzden ikinciyi okumayı bekletiyorum. :D Napalım artık Artemis'in insafına kaldık :((

      Sil

Made With Love By The Dutch Lady Designs