• Ana Sayfa
  • Kitap Yorumları
  • Dört Hafta Bir Ay
Fatma Başar. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Goodreads Instagram Spotify

Kitap Sayfaları



Güzel bir cumartesiden herkese merhaba! Sonunda bloga uğrayabildim. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü ilerleyen zamanlarda vize ve finallerden vakit bulamıycam ve bu çok üzücü.  Gelgelelim benim eylül ayında okuduklarıma. Ayı 3 kitap bitirerek kapatmışım. Aslında bu daha fazla olabilirdi ama okulların açılması ve araya da bayramın girmesinden dolayı pek de mümkün olmadı. 


Hadi o zaman neler okumuşum birlikte bakalım.


  • Tatlı Şeytan - Wendy Higgins (The Sweet Trilogy #1) = 3.5/5
Detaylı olarak blogda yorumunu girmiştim ama kısaca söylemem gerekirse bence nefilleri, doğaüstü olayları seviyorsanız bu seriyi mutlaka okumalısınız. Diğer melek kitaplarından çok farklı bir kurgusu olan Tatlı Şeytan film tadında kolayca okunabilecek bir ilk kitaptı.

  • Aylak Adam - Yusuf Atılgan = 4.5/5
Aylak Adam için fazla söze gerek yok. Tekrar tekrar okunması gereken müthiş bir kitap. Yazarın diline sayfaları çevirdikçe alışıyor ve bitirdiğinizde biraz daha Yusuf Atılgan tadı istiyorsunuz.
  • Elveda Haziran -Sarah Jio = 5/5
Saraj Jio'nun bu kitabı benim gözümde çok ayrı bir yeri oldu. Okurken içimde filizlenen o mutluluk parçaları bitirdiğimde benimle beraber büyük bir canlılık kattı. Detaylı yorumu da mümkün olduğunda hemen girmek istiyorum. Bu arada 2015 Tüyap kitap fuarında kendileri de katılacağını duydum. Tanışmak için sabırsızlanıyorum *.*


Siz 2015 Eylü ayında neler okudunuz? Benim okuduklarım hakkında düşünceleriniz neler? Yoruma yazmayı unutmayın! 

Herkese mutlu ve huzurlu haftasonları dilerim. :)

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Güzel bir cumartesiden herkese merhaba! Sonunda bloga uğrayabildim. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü ilerleyen zamanlarda vize ve finallerden vakit bulamıycam ve bu çok üzücü.  Gelgelelim benim eylül ayında okuduklarıma. Ayı 3 kitap bitirerek kapatmışım. Aslında bu daha fazla olabilirdi ama okulların açılması ve araya da bayramın girmesinden dolayı pek de mümkün olmadı. 
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Tür: tarihi kurgu, gizem, romantik, gerilim
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Sayfa Sayısı: 345
GR Puanı: 3.86







Arkadya yayınlarını sanırım ilk Sarah Jio'nun Mart Menekşeleri kitabıyla tanımıştım ve o zamandan beridir hem Arkadya yayınlarını severim hem de Sarah Jio'nun çıkardığı kitapları severim. Benim gözümde ayrı bir yeri vardır Sarah'ın - evet samimi olduk artık - Son Kamelya ise gene harika bir kurgu ile hazırlanmış bir romandı. Karakter özellikleri olsun, olay örgüsü olsun ve özellikle olayın geçeceği yerler olsun beni gerçekten memnun etti. - Londra'da geçmesi buna bir etkendi - İlk başlarda Amerika'da olsak da ana karakterimiz Flora Lewis - isminin böyle olması çiçeklerle uğraştığını azcık ipucu veriyor sanki - daha sonradan bütün kitap boyunca Londra'da Livingston Köşkü'nde dadı olarak işe başlar. Ama kendi mesleği dadı değildir.
Flora'nın ailesinin bir ekmek fırını vardır ve birazcık durumları sıkışık olduğundan para sıkıntısı çekmeye başlar bu sırada eline bir fırsat geçer - daha doğrusu başka çaresi olmadığı için - ve Philip'in son kamelya olan Middlebury Pembesini bulması için Livingston köşküne yollar. Eğer kamelyayı görürse ona haber vermesi gerekecektir.
Küçük bir kızken, sadece bana ait olan kitaplarım olsun istemiştim. Hikayelerde kaybolmayı, benim hayatım iç karartıcı bir hal almışken, kitapların dünyasında yaşamayı hayal ederdim. (Flora - syf. 71)

Ayyy biraz soluklanayım. İlk paragraftan direk konuya geçtim. Neden öyle oldu neyse -.-
Bu sadece kitabın bir kısmıdır. İkinci kısmı ise 1940 yılından ayrılıp tam 50 yıl ileriye gidiyoruz ve orada da Addison Sinclair ile tanışıyoruz. İkinci ana karakterimiz de Addison. Addison eşi ile beraber Livingston köşküne tatile geliyorlar ama köşke daha gelir gelmez tuhaf bir şeyler olduğunu hissediyor. Livingston köşkünün sırrı ney? Ölen Leydi Anna için neden kimse bir şey söyleyemiyor ve köşkün odaları neden kilitli? Bu sorular ve daha niceleri kitapta var. Bu sırları ortaya çıkarmaya çalışıyor bizim Addison da. Yazarımız zaman zaman geçmişe gidip olayların nasıl geliştiğine dayir bilgi edinmemize olanak sağlıyor.

Özellikle söylemeliyim ki çok fazla sır olduğunu düşünüyorum. Sarah bence kitabı daha çok gizemli yapmak istemiş fakat bence biraz bayıcı olduğunu düşünüyorum ben. Okurken "hadii amaa bir sır daha mı?" diye tepkiler verdim. Konuyu tadında bırakıp olayların çözülmesine izin vermemiş ve olay üzerine olay koyup dolambaçlı yollardan bize sonuca ulaştırması beni biraz sinir etti. Bir tek bu kötü özelliği vardı zaten bunu da atlatırsak tamamdır.

Karakterlerden bahsetmek istiyorum ben asıl size. Özellikle Bayan Dilloway - inşallah adını doğru yazdım hep karıştırıyorum - Kendisi hizmetçi mi dadı mı yoksa kahya falan mı tam çözemedim ama evde neredeyse bir leydi edasıyla gezinip duruyordu hatta başta hayalet gibi her yerde bitiyordu. Zaten Livingstonun daha girmeden mahalleli bile - mahalleli dedim hıhı - hayaletli köşk falan havalarındaydı.
Bunu çok düşündüm ve insanların da gökyüzündeki yıldızlara benzediğine kanaat getirdim. Bazıları milyonlarca yıl, belli belirsiz parlar. Onlar hep orada olmasına rağmen bunu fark etmezsin bile. Tuvaldeki bir nokta misali birleşirler. Ama diğerleri öyle bir parlar ki gökyüzünü aydınlatırlar. Onları fark etmeden, hayranlık duymadan edemezsin. Bunların ömrü uzun sürmez. Süremez. Enerjilerini çabuk tüketirler. Annem de onlardan biriydi işte. (syf. 272)
İkinci bir karakter daha doğrusu karakterler çocuklardı. 4 tane - daha sonra 5 oluyor ? - küçük veled. Aslında problemim yok onlarla da babası fena yani. Öyle baba mı olur?? 4 tane çocuk yap sonra hobaa yok say. Valla bişey demiyorum. Bi ara kendi kendime atarlanıyordum sonra dedim blogda atarlanırım ben deyip sakinleştim içime attım :D Flora da olmasa ne olur bu çocukcağızların halii heyt be!

Yazar'a bişey diyemiycem kadın nasıl bir kafadaysa her romanı farklı apayrı konulardan ibaret. Her zaman beni şaşırtıyor ve şaşırtmaya devam edicek gibi duruyor. Mesela kitabın sonu beni benden aldı. O son belki 50 sayfa falan aksiyon sahnelerine taş çıkarıcak olaylar meydana geliyor. Bu da kitabı alıp okumanız için bir etken haline geliyor. Bence son noktayı koyarken ufak eksiklikler vardı sanki ama olaya bağlama konusu ve ekşın sahneleri benim en beğendiğim yerlerdi. Kitabı bitirdiğimde ohh be falan dedim. Sonunda bütün sırrı öğrenmiştim -.-
Geçmişimizin dönüp dolaşıp bizi tekrar bulması ne kadar tuhaf ( Lord Livingston - syf. 149)
- Puanım - 
4/5

*Diğer yorumladığım Sarah Jio kitapları;
  • Mart Menekşeleri - Sarah Jio
  • Yağmur Sonrası - Sarah Jio
  • Böğürtlen Kışı - Sarah Jİo (yorum gelicek)
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum






Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Tür: tarihi kurgu, gizem, romantik, gerilim
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Sayfa Sayısı: 345
GR Puanı: 3.86







Arkadya yayınlarını sanırım ilk Sarah Jio'nun Mart Menekşeleri kitabıyla tanımıştım ve o zamandan beridir hem Arkadya yayınlarını severim hem de Sarah Jio'nun çıkardığı kitapları severim. Benim gözümde ayrı bir yeri vardır Sarah'ın - evet samimi olduk artık - Son Kamelya ise gene harika bir kurgu ile hazırlanmış bir romandı. Karakter özellikleri olsun, olay örgüsü olsun ve özellikle olayın geçeceği yerler olsun beni gerçekten memnun etti. - Londra'da geçmesi buna bir etkendi - İlk başlarda Amerika'da olsak da ana karakterimiz Flora Lewis - isminin böyle olması çiçeklerle uğraştığını azcık ipucu veriyor sanki - daha sonradan bütün kitap boyunca Londra'da Livingston Köşkü'nde dadı olarak işe başlar. Ama kendi mesleği dadı değildir.
Flora'nın ailesinin bir ekmek fırını vardır ve birazcık durumları sıkışık olduğundan para sıkıntısı çekmeye başlar bu sırada eline bir fırsat geçer - daha doğrusu başka çaresi olmadığı için - ve Philip'in son kamelya olan Middlebury Pembesini bulması için Livingston köşküne yollar. Eğer kamelyayı görürse ona haber vermesi gerekecektir.
Küçük bir kızken, sadece bana ait olan kitaplarım olsun istemiştim. Hikayelerde kaybolmayı, benim hayatım iç karartıcı bir hal almışken, kitapların dünyasında yaşamayı hayal ederdim. (Flora - syf. 71)

Share
Tweet
Pin
Share
6 yorum

Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?







Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Tür: Romantik, Gizemli, Yetişkin Kurgu, Womens Fiction, Historical Fiction
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Çıkış Tarihi: 1 Mayıs 2014
Etiket Fiyatı: 17.00 TL
Sayfa Sayısı: 352
GR Puanı: 3.86






1940’lı yılların Amerikası’nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü’ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek.  Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.

Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan AddisonSinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü’ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison,  aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…

Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio’dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.

“Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam.”
Booklist

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?







Kitap Adı: Son Kamelya
Orjinal Adı: The Last Camellia
Yazar: Sarah Jio
Tür: Romantik, Gizemli, Yetişkin Kurgu, Womens Fiction, Historical Fiction
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Çeviren: Ayhan Ece Şirin
Çıkış Tarihi: 1 Mayıs 2014
Etiket Fiyatı: 17.00 TL
Sayfa Sayısı: 352
GR Puanı: 3.86






1940’lı yılların Amerikası’nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü’ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek.  Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.

Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan AddisonSinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü’ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison,  aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…

Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio’dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.

“Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam.”
Booklist

Share
Tweet
Pin
Share
6 yorum

 Herkese merhabalar!! Konuşanlar Kitaplar'ın 3. Kitap Günlerinde bizim turda meşhur olan Sarah Jio konuk! Böğürtlen Kışı benim kapaklarına ve ayraçlarına aşık olduğum Arkadya Yayınları'ndan çıkıyor.  Eminim sizde kapağına tutulucak 
ve almak için kitapçılara koşucaksınız.Tanıtımdan sonra Çekilişe katılabilirsiniz! Ve kazananlara kitabımız yazar tarafından imzalı olarak ellerine ulaşıcak! :D 
*Not: Bir kişi Facebook sayfamızdan bu kitabı kazanırken diğer bir kişi de raffelcopter çekilişinden kazanma şansı olucak.
Hadi kitabımızı tanıyalım!


Kitap Adı: Böğürtlen Kışı
Orjinal Adı: Blackberry Winter
Yazar: Sarah Jio
Tür: Gizem, romantik, yetişkin
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Baskı Tarihi: 1 Kasım 2013
Sayfa Sayısı: 360
GR Puanı: 3.95


Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?

“Canım Daniel’ım,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…”

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel’ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel’ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı…

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera’yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

a Rafflecopter giveaway
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

 Herkese merhabalar!! Konuşanlar Kitaplar'ın 3. Kitap Günlerinde bizim turda meşhur olan Sarah Jio konuk! Böğürtlen Kışı benim kapaklarına ve ayraçlarına aşık olduğum Arkadya Yayınları'ndan çıkıyor.  Eminim sizde kapağına tutulucak 
ve almak için kitapçılara koşucaksınız.Tanıtımdan sonra Çekilişe katılabilirsiniz! Ve kazananlara kitabımız yazar tarafından imzalı olarak ellerine ulaşıcak! :D 
*Not: Bir kişi Facebook sayfamızdan bu kitabı kazanırken diğer bir kişi de raffelcopter çekilişinden kazanma şansı olucak.
Hadi kitabımızı tanıyalım!


Kitap Adı: Böğürtlen Kışı
Orjinal Adı: Blackberry Winter
Yazar: Sarah Jio
Tür: Gizem, romantik, yetişkin
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Baskı Tarihi: 1 Kasım 2013
Sayfa Sayısı: 360
GR Puanı: 3.95
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Umut tükünmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... 
Ya yoksa?
Orjinal Adı: The Bungalow
Yazar: Sarah Jio
Yayın evi: Arkayda Yayınları
Tür: Dram, Gizem, Cinayet, Tarih, Romantik
Çeviri: Duygu Parsadan
GR Puanı: 3.91
Sayfa Sayısı: 347

Anne Calloway güzel bir hayat ve onu seven bir adama sahiptir. Ama içinden bir ses bunların yanlış geldiğini söyler. Ve arkadaşı Kitty'e uyar.
Kitap Anne'nin torunu Jennifer'a kendi hikayesini anlatmasıyla başlar. Anne'ye gelen bir mektup eski anılarını canlandırır. İşlenmiş bir cinayet vardır ve onun tanıklarından birisi de odur. Cinayetin yıllar sonra karşısına çıkması Anne'yi şaşırtır ve bu duruma bir son vermek ister.
Share
Tweet
Pin
Share
8 yorum

Herkese merhaba!! Konuşan Kitaplar olarak bir başka etkinlikle daha karşınızdayız. Biliyorsunuz ki Sarah Jio'nun Mart Menekşelerini blog tur olarak tanıtmış ve incelemiştik. Yine aynı yazardan olan Yağmurdan Sonra'nın ön okumasını sizlere paylaşıyorum. Kördüğüm Hayaller'de 1. ön okumamızı okumak için tık tık! İyi okumalar...

- Etkinlik Takvimi - 

26.04.2013

Tanıtım: Kitaplarım ve Ben
Video Tanıtım: Yorum Durağım
Ön Okuma 1: Kördüğüm Hayaller

27.04.2013

Çekiliş ve Konuk Yorum: Maria Puder Ölmedi
Ön Okuma 2: Kitap Sayfaları
Alıntı: Kitap Avcısı

Gelelim ön okumamıza:

Ağabeyi, onun büyükannesi ile yaşamak için Iowa’ya gittiğini söylemişti. Fakat hepimiz
sebebinin ne olduğunu biliyorduk. Kollarımı göğsümde kavuşturarak, “Kitty, Bay Gelfman
gibi adamların yalnızca tek bir amacı vardır,” dedim. “Sanırım ikimiz de bunun ne olduğunu biliyoruz. “Anne Calloway! James hakkında nasıl böyle bir şey ima edersin?” Sen benim en iyi arkadaşımsın ve incindiğini görmek istemem.” Kitty morali bozuk bir şekilde ayaklarını sallarken, birkaç dakika boyunca sessizce sallanıp durduk. Elimi elbisemin cebine atıp içindeki mektubu sıkıca kavradım. Onu bu sabah postaneden almıştım ve odama sıvışıp okumak için can atıyordum.
Mektup, Güney Pasifik’te hizmet verdiği Kara Kuvvetleri Hemşire Sınıfı’ndan her hafta olan biteni yazan, hemşirelik okulundaki arkadaşım Norah’dandı. İkisi de kolay sinirlenen
bir yapıya sahip olduğundan, birlikte olduğumuz son yarıyılda Norah ve Kitty’nin arası açılmıştı. Bu yüzden Kitty’ye mektuplardan bahsetmemeyi seçmiştim. Üstelik Norah’nın savaş hakkında anlattıklarının ve tropikal bölgenin beni nasıl cezp ettiğini Kitty’ye belli edemezdim. Mektupları, sanki bir romanın sayfalarıymış gibi okuyordum. Öyle ki bir yanım yeni aldığım hemşirelik diplomamı kapıp orada Norah’ya katılmanın, evdeki hayatımdan ve beni bekleyen kararlardan
kaçmanın hayalini kuruyordu. Yine de bunun hayal ürünü bir fikir, bir rüya olduğunu biliyordum. Sonuçta şehir merkezinde gönüllü olarak çalışarak, konserve kutusu toplayarak ve koruma
projelerini destekleyerek, savaş çalışmalarına yardımcı olabilirdim. Düğünümden sadece birkaç hafta önce, tropiklerdeki bir savaş alanında dolanıp durmanın ne kadar mantıksız
olduğunu düşünerek başımı iki yana salladım. İyi ki Kitty’ye bunun hakkında tek bir kelime dahi etmemiştim.
“Sadece kıskanıyorsun,” dedi Kitty kibirli bir şekilde.
“Saçmalık,” diye tersledim, Norah’nın mektubunu cebimin derinliklerine iterek. Gökyüzünde yükselen yaz güneşi, sol elimdeki pırlanta yüzüğe çarparak göz kamaştırıcı bir parıltı oluşturuyordu. Bu ışıltı, karanlık bir gecedeki deniz fenerinin ışığı kadar dikkat çekiciydi ve nişanlı olduğum gerçeğinin kaçınılmaz bir hatırlatıcısıydı.

“Bir aydan kısa bir süre içinde Gerard ile evleniyorum,” dedim. “Ve bundan daha mutlu olamazdım.” Kitty kaşlarını çattı. “Hayatında başka bir şeyler yapmak istemez miydin?” diye sordu. Sanki bir sonraki kelimeler, söylemesi oldukça güç ve can sıkıcı şeylermiş gibi durakladıktan sonra devam etti. “Yani, Bayan Gerard Godfrey olmadan
önce?” Başımı iki yana sallayarak karşı çıktım. “Tatlım, bu evlilik, intihar değil.”
Kitty’nin bakışları, benden uzaklaşarak bahçedeki bir gül ağacına takıldı. “Öyle de denebilir,” diye mırıldandı kendi kendine.
Bir iç çekerek salıncağa yaslandım.
“Affedersin,” diye fısıldadı Kitty, yeniden bana dönmüştü.
“Ben yalnızca mutlu olmanı istiyorum.”



Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Konuşan Kitaplar ile Blog Turları'nın 2. kitabı Mart Menekşeleri'yle karşınızdayız!! 2. günde kitapla ilgili bir çok bilgiyi bulabileceksiniz. Ben sizlere kitap yorumumu yaptım. Eğer kitap tanıtımını okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Gelelim kitap yorumuma...

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Herkese merhaba!! Yine harika bir kitapla Konuşan Kitaplar ile Blog Turları başlıyor. Sizler için bu turda Mart Menekşeleri - Sarah Jio kitabını inceleyeceğiz. Ben kitap tanıtımını sizlere paylaşıcam. Umarım kitabın konusunu beğenirsiniz.
Haa!! Unutmadan bu gün turda olan blogları gezmeyi unutmayın!! :)


Orjinal Adı: The Violets of March
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Yazar: Sarah Jio
Tür: Romantik / Gizem 
Sayfa: 336

Kitap Tanıtımı:

Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...

Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez.
Share
Tweet
Pin
Share
2 yorum
Daha Eski Gönderiler

Hakkımda

Fotoğrafım
Fatma Başar
Kitap bitirme sayısı artarken gözlük numarası da bundan nasibini almış biri. Aynı zamanda da bir adet taze öğretmen. Buralardaysanız muhabbet etmekten çekinmeyin. *.* kitapsayfalari@hotmail.com
Profilimin tamamını görüntüle

Bu Blogda Ara

İzleyiciler

2024 Reading Challenge

2024 Reading Challenge
Fatma has read 0 books toward her goal of 30 books.
hide
0 of 30 (0%)
view books

Fatma's bookshelf: currently-reading

Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
by Kemal Sayar
tagged: currently-reading

goodreads.com

(GÜNCELLENDİ)

Kitaplığımdaki Kitapları Satıyorum!

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gercekleştiremediğim bir şeyi sonunda duyuruyorum sizlere. Kitap kurtlarının vaz geçilmez sorunu o...

Çok Sevilenler

  • Kitap Sayfaları'nın 1. yaşı Şerefine Kitap Çekilişi!!! :D
    Kitap Sayfaları 1 yaşında ben de güzel bir çekiliş yapmak istedim. Resimde görülen 3 kitabı bir kişiye hediye etmek istiyorum.  Hed...
  • Kitap Alışverişi Günlüğüm #3
    Güzel bir kitap alışverişinden sonra tahmin edersiniz ki ben de çook mutlu geziyorum etraflarda. Öyle ki kargo elime ulaştığında kucakla...
  • #Mim | Kitaplığınızdaki En İyi 10 Kitap Kapağı || Vlog
    Herkese merhabalar!! Yorum Durağım blogunun sahibesi Damla beni mimlemiş. Bende biraz da işsizlikten ne yapim, ne yapiyim diye düşünürk...
  • Dört Hafta Bir Ay || Ağustos - 2019
    Uzun zamandır bu ay sonu rapor yazılarını yazmıyordum. Sanırım en son 2018'in temmuz ayındaki yazı ile buluşmuşsunuz. Umarım özlemişs...
  • 2016 Favoriler || Kitap Sayfaları
    Blogda en çok yazmaktan keyif aldığım yazılardan biri herhalde yıl sonu yazıları. 2016'ya dönüp baktığımda neleri doğru neleri yanl...

Arşiv

  • ▼  2021 (1)
    • ▼  Ocak (1)
      • Goodreads 2020 | Okuma Serüvenim
  • ►  2020 (10)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Mayıs (1)
  • ►  2019 (8)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (6)
  • ►  2018 (18)
    • ►  Ağustos (2)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (4)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (4)
  • ►  2017 (17)
    • ►  Aralık (1)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (5)
    • ►  Nisan (2)
    • ►  Şubat (4)
    • ►  Ocak (3)
  • ►  2016 (71)
    • ►  Aralık (5)
    • ►  Kasım (3)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (7)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (10)
    • ►  Nisan (4)
    • ►  Şubat (7)
    • ►  Ocak (20)
  • ►  2015 (80)
    • ►  Aralık (8)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (2)
    • ►  Eylül (14)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (4)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (4)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (6)
  • ►  2014 (86)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (2)
    • ►  Ekim (10)
    • ►  Eylül (2)
    • ►  Ağustos (26)
    • ►  Temmuz (16)
    • ►  Haziran (14)
    • ►  Mayıs (6)
    • ►  Şubat (6)
  • ►  2013 (218)
    • ►  Aralık (4)
    • ►  Kasım (8)
    • ►  Ekim (15)
    • ►  Eylül (17)
    • ►  Ağustos (42)
    • ►  Temmuz (29)
    • ►  Haziran (12)
    • ►  Mayıs (10)
    • ►  Nisan (16)
    • ►  Mart (21)
    • ►  Şubat (28)
    • ►  Ocak (16)
  • ►  2012 (145)
    • ►  Aralık (12)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (4)
    • ►  Eylül (16)
    • ►  Ağustos (28)
    • ►  Temmuz (18)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (13)
    • ►  Nisan (11)
    • ►  Mart (7)
    • ►  Şubat (16)
    • ►  Ocak (2)

Created with by ThemeXpose