Genç Werther'in Acıları - Goethe | Kitap Yorumu

9 Ağustos 2016 Salı

3 aylık tatil serüvenimin hiç bu kadar SICAK geçeceğini varsaymamıştım. Niyetim tatil boyunca bolca kitap okumak ve dizilere gömülmekti. Ama maalesef bu planlarımın hepsini gerçekleştiremedim. Aslında hala tatil bitmiş değil fakat kitap okuma konusunda bayağı sıkıntılar yaşadığımı söylemem yorumların azlığından anlaşılıyordur herhalde. Her neyse sakin olalım ve en son bitirdiğim ve ondan sonra da bir daha kitap kelimesinin k'sini bile anmadığım kitaba. Genç Werther'in Acıları. Ben kitaba şahsen Genç ve Safoz Fatma'nın Acıları diye değiştiriyorum. Böyle daha gerçekçi oluyor. 

Goethe amcamız ile daha önceden tanışmamıştık. Bunun dez avantajlarını ve tabikide avantajlarını kitap boyunca içime çektim. Ne demek şimdi bu diyebilirsiniz, sizi anlıyorum ama kendimi değil. 

Bakmayın şimdi böyle biraz dramatik yazdığıma - çünkü öyleyim ama bunu daha sonra konuşabiliriz sanırım.- Ha bu arada hala izlediğim tonlarca dizinin yazılarını da giremediğim içim biraz üzgünüm ama bu konu hakkında da daha sonra konuşsak fena olmaz. Yada bahsini bile açmayabiliriz. Bence artık kitabın yorumuna geçme vaktim geldi. Kusura bakmayın yazı biraz çığırından çıktı. Eh yazmaya yazmaya insan biriktiriyor sanırım. Öyle, evet...


Genç Werther'in Acıları aslında hiç aklımda yokken üniversite kütüphanesine kitapları bırakmamla diğer kitaplara gözümün kaymasıyla dikkatimi çeken bir kitap. Daha önceden de  Gırnatacı isimli kitapta çokca ismini duyduğumdan hadi okuyayım bakalım! diye bir gazla alıp çıkmışım. 

Goethe amcamız bize son derece acınası bir karakter yazıyor. Aslında karaktere çok fazla yüklenmek benim gibi klasıkleri fazla bilmeyen için hoş olmayabilir fakat... bundan  2 kitap öncesinde okuduğum Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda da aynı karakterde olan sadece cinsiyet farkıyla yine aynı düşünce içerisinde olunca insan ister istemez yeter daa! diyesi geliyor. Werther son derece akıllı bir adam hatta birazda ressam da ama bir gün Lotte hanımefendiyi gördüğü zaman bunların hepsini kaybeden ve sadece Lotte'nın aşkıyla yanıp tutuşan bir adama dönmesiyle beni hayal kırıklığına sürüklüyor. Gerçi kim aşık olduğunda kendini kaybetmiyor ki değil mi? Eh neyse uzun konulardan bir tanesi daha. Şanslıyız ki kitap boyunca bunu okuyabiliyor ve beynimize "sakın ama sakın aşık olursan bu tarz dramatikliklere girme!" diye uyarabiliyoruz. Öğretici tarafıda var yani. 


Kitap boyunca Werther sevgili yakin dostu olan Wilhelm'e mektuplarla başından geçen olayları ve büyük çoğunluk olarak duygularını anlatması ile geçiyor. Zavallı Wilhelm demekten kendizi alamıyorsunuz. Ayrıca olay geçişleri 3 bölüme ayrılmış, Böylelikle olay akışını izlememiz sanki dizi kıvamında partlar halinde şekillenmiş oluyor.

Kitap kısa olduğu için ve mektuplardan oluştuğu için ister istemez hemencecik bitiriyorsunuz. Ama şu sıcak günlerde sizi yine biraz zorlayabiliyor. Akıcılığı ve duygu geçişleri bakımından oldukça sağlam olduğunu da söyleyebilirim. Beni rahatsız eden kısmı sadece Lotte'ye olan aşkının fazlaca ve gereksiz olduğunu düşünmem. Buna tabi aşka bakış açım da etki etmiş olabilir. 

Goethe okumak istiyorsanız bence çok hoş bir başlangıç olabilir. Korkunuz gidebilir. Tabi tam tersi de olabileceğini unutmayınız sevgili okur. 

Klimalı kalın! ( Yazar'ın isyanlarından oluşan bir son.)



Kitap Adı: Genç Werther'in Acıları
Orjinal Adı: Die Leiden des jungen Werther 
Yazar: Goethe
Yayınevi: Roman Oda Yayınları
Tür: Dünya Klasikleri, romantik, duygu yüklü
Sayfa Sayısı: 157
GR Puanı: 3.62
Benim Puanım: 4/5 

2 yorum :

  1. Kitap için yorumun harika olmuş :) bende beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :)
      Ziyaret edeceğim :)

      Sil

Made With Love By The Dutch Lady Designs