Zaman Akıp Gider Ama Sen Aynısındır || Mücella, Nazan Bekiroğlu

by - Ekim 23, 2020




Naif hikayeler okumayı her zaman çok sevmişimdir. Özellikle de sonbahar aylarında bu hikayeler insanı hem gönülden yakalıyor hem de klasik bir cümle olabilir ama okuduktan sonra sıcacık bir his bırakıyor ardında. Bilemiyorum. Ben çok sevdim Mücella'yı ve onun etrafındaki insanları. Nazan Bekiroğlu karakterleri o kadar güzel seçmiş ki etrafınızda bu karakterleri ve daha nicesini bulabileceğiniz bir insan kataloğu sunmuş adeta. İnsan kataloğu. Kaba bir tamlama oldu gibi ama başka bir şekilde tarif edemiyorum şuan. Pat diye konuya ortadan giriş yaptım galiba. Ama buna değen bir kitap olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. 

Öncelikle Mücella'yı okumaya nasıl karar verdim ondan başlayacağım. Kpss çalışırken uzaktan eğitimden de yararlandım. O sıralarda Yeni Türk Edebiyatı dersimize giren İlyas hocamın ders aralarında kitap tavsiyeleri oluyordu. Bu kitap da o tavsiyelerden biriydi. Mücella. Canım hocamın tavsiye ettiği kitap. Kendisine buradan da teşekkürü bir borç bilirim. İyi ki okuyun demiş ve almışım. Nazan Bekiroğlu zaten İlyas hocamın da üniversite hocası imiş. O bakımdan da ayrı bir yeri var kendisinin. Nazan Bekiroğlu Mücella'yı 2015'te yazmış/yayınlamış. 2015'ten öncesinde ise ilk kitabı olan Nun Masalları'nı kaleme almış. Daha sonra sırasıyla yine Şair Nigar Hanım, Halide Edip Adıvar incelemelerini yazmış ve hikaye, deneme, inceleme derken roman türüne de giriş yapmış. Popüler kitaplarından olan La: Sonsuzluk Hecesi, Nar Ağacı kitaplarından sonra Mücella gelmiş. Burada bir küçük dipnot vermek istiyorum. Kendisinin aslında bolca inceleme ve deneme eserleri olan bir yazar. Ama roman türündeki başarısı bence en dikkat çekici nokta. En azından roman dünyasında bu şekilde bir izlenimi var. Diğer türdeki yazdığı eserlerine de bir göz atmak isteyenler olabilir. Ben şimdilik detaylara yer vermeden Mücella'ya dönmek istiyorum.

Mücella'nın ilk sayfalarında aslında acı bir haberle karşılaşıyoruz. Mücella'nın hikayesini bizlere Nazlı üniversitenin yarıyıl tatilinde evine döndüğü zamandan itibaren anlatmaya başlıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarına geri dönüyoruz. 1920'lerden 1960'lara kadar zamanı romanda görmekteyiz. Başlangıç kısmı bana göre çok acı bir haberle başlamış olsa da daha sonra kurgunun bu şekilde yapılmasını mantıklı buldum. Takdir ettim. Hikayeyi bitirdiğinizde ilk kısımlara hatta geri dönmek isteyebilirsiniz. Karakter tablosu çok geniş olan Mücella'da sizin de bir şablon oluşturmanız gerekebiliyor. Ben kendime özel şu şekilde bir şema çıkarmıştım fakat kitabı okudukça karakterleri özümsedikçe tabloya gerek kalmıyor. 



Karakterlerden bahsetmişken kitapta olduğu gibi ilk olarak Mücella'nın annesi olan Neyyire Hanım'dan bahsetmezsek ayıp olur. Trabzon'da küçük bir bahçesi olan müstakil bir evleri olan Neyyire Hanım Tevfik Efendi ile yaşamaktadır. Oğulları Tahir'den 12 sene sonra sanırım Mücella doğacak fakat bu doğumu Tevfik efendi göremiyor. Kendisi Zonguldak'ta bir maden işçisi olduğu için bir gün bir maden kazasında vefat ediyor. Böylece Mücella ve abisi babasız büyüyür. Bu yüzdendir ki Neyyire hanım biraz daha katı bir tutumla çocuklarını yetiştirmeye çalışıyor. O sıralar her evde elektiriğin olmadığı zamanlarda yani gaz lambaları eşliğinde çocuklar büyüyor. Bir de Neyyire Hanım'ın abisi de Tevfik Efendi'nin kaderiyle aynı sonda vefat edince abisinin hanımıyla iyice yakınlaşıyorlar. Kuzeni olan Filiz ile kaderleri aynı olan Mücella onunla beraber büyüyor. Filiz biraz daha modern şekilde büyürken Mücella evde annesinin küçük hamarat kızı olarak mahallede anılmaya başlıyor. O kadar ki o sahneleri Nazan Bekiroğlu çok iyi anlatmış. Bütün o ev ile bahçe arasında kalan Mücella'nın hayattan bir haber büyümesi ve gelişmesini her saniyesini siz de okurken görebiliyorsunuz. Bu hikayede birkaç karakter daha var ama karakter analizlerini anlatmaktansa olayı sadece Mücella üzerinde tutmak istiyorum. 

Mücella, Filiz'in evliliğini, anneliğini ve o hayatının gölgesinde yaşamaya devam ediyor. Evlenmeden evleniyor ve Filiz'in çocuklarına bakarken anne oluyor. Aslında hep evlilik hayali olan Mücella bu hayalini yaş arttıkça daha da kaybetmeye başlıyor. Bu noktada uzak akrabalarının birkaç olayı olmasından kaynaklı hepten kendi hayatını ikinci plana atıyor Mücella. 

Mücella'nın bu kendinden vazgeçmesi ve başkaları için yaşaması durumu beni kitapta çok etkileyen noktalardan biri aslında. Çeyizleri hazır beklerken annesinin cici kızından öteye gidemiyor. Herkes hayatına devam ederken cam bir paravan varmışçasına uzaktan izleyerek hayatını geçiriyor. Herkesin hayatına dokunuyor ama bir kendi hayatında ilerleyemiyor. Mücella mutlaka çevremizde ya da yakınımızda birine benzeyen bir karakter bence. Romanın içindeki diğer kişiler de mahallenizde akrabalarınızda bulabileceğiniz kişiler. Belki de bu yüzden bu kadar çok etkiliyor insanı. Çok fazla doğum ve ölüm görürken aynı zamanda da çok drama şahit oluyor Mücella. Onun için üzülüyorsunuz ama elinizden bir şeyler gelmeyince daha çok kahroluyorsunuz. 


2020'de belki çok fazla kitap okuyamadım fakat bu yıl ve daha sonraki yıllar da unutmayacağım harika bir kitap okumuşum diyorum şimdi. Çünkü romanın atmosferi bile sizi o yıllarda yaşayanları özellikle çok etkiliyor. O dönemlerin çok partili hayatını, siyasi olaylarını ve savaşlarına değinen Mücella romanı aynı zamanda da radyonun, elektriğin önemini, bakkalların ve en önemlisi de fakir insanların yaşamlarını bir nebze de olsa değinmesi, o zorlukları okumak, karakter bazında hissetmek çok farklı duyguları yaşatıyor sizlere. Okuyup da pişman olacağınızı hiç sanmıyorum. Belki bu zamanlar özellik de kış aylarında okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Çok fazla diyecek şey var ama sizi fazla sıkmadan yorumumu burada sonlandırıyorum. Yılın kitabını okumuş olmaktan dolayı çok huzurluyum. Nazan Bekiroğlu ile taanışma kitabım Mücella'yı ne olur siz de okuyun. Fazla söze de gerek yok. Sadece ilk sayfasına denk gelirseniz okumayı kesemeyeceğiniz nadir kitaplardan biri Mücella. 

Sevgiler,
Fatma


Fatma sana çok acil bir şeyler söylemeliyiz yahut Fatma okuduğun kitapları güncel olarak takip etmek istiyorum diyenlere gelsin iletişim adresleri;

Mail: kitapsayfalari@hotmail.com
Instagram: @raggedybook_
Goodreads: raggedybook


You May Also Like

4 yorum

  1. Çoğu eserleri deneme ya da inceleme olarak çıkmış. Onlara dikkat etmek lazım. Roman olarak fazla yazmamış. Az ama öz :)

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel anlatmışsınız, ben de bu kitabı çok sevmiştim.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Kitap okumayı severim.Takibe aldım bende sizi sayfamı ziyarete davet ediyorum
    https://heybiliro.blogspot.com/

    YanıtlaSil