Konuşan Kitaplar ile Blog Turları: Gülümse Anılara - CAMILLE NOE PAGAN | Kitap Yorumu

3 Mart 2013 Pazar


Konuşan Kitaplar ile Blog Turu 6. blog turu ile karşınızda! Yine şahane bir kitapla hemde :D Hiç abartmadan diyebilirim ki son sayfalarına geldiğimde devam etmesini istedim... Ama maalesef ki kitap bitti. Güzel bitti. Bakalım yorumumda neler yazdım;





Orjinal Adı: The Art of Forgetting
Yazar: Camille Noe Pagan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Tür: Romantik, yetişkin kurgu
Sayfa: 360
GR Puanı: 3.39










Kitap Yorumum:

Gülümse Anılara kitabı kapağı ve ayracıyla benden bir artı puan kaptı ilk başta. Kitabın öyle bir konusu var ki insanı alıp götürüyor. Genelde kitapları okuduğumda , bitirdiğimde bana neler kazandırdı diye kendime sorarım. Ve Gülümse Anılara kitabı kendimde değişikliklere götürecek diyebilirim. Öyle mesajlar var ki kitapta hepsi altın değerindeydi benim için. Zaten kitabın kenarları renkli yapışkan kağıtlarla doldu :D Bu yüzden Gülümse Anılara kitabını en çok yapıştırdığım kitap ilan ediyorum! 

Facebook sayfamda arka kapak resmi olur kendileri :)))


 
Kitabın arkasında bir kuğu detayı var. Onu neden koyduklarını kitapta anlıyorsunuz fakat gerçekten bu detay kafamda uzun bir süre yer edecek!


Yaşlı kadının biri Marissa ile kuğular hakkında konuşuyor: "Bilakis. Eğer yeterince sinirli olurlarsa birbirlerini suda boğmaya çalışırlar. Biz insanlar onların güzelliğine ve sadakatine hayranızdır, ama kuğular kesinlikle sosyal düzenlerini örnek almamız gereken hayvanlar değillerdir. İnsanların aksine, onlar unutma sanatını öğrenmekten acizler." (sayfa 264)



Gelelim konusuna...

Nasıl anlatıyım diye şöyle bir düşündüm aslında. Yine söylüyorum ki beğendiğim kitapları anlatmakta başta zorlansam da sonunda çorap söküğü gibi uzuyor :D:D

Baş karakterimiz Marissa Rogers'ın anlatımıyla konuya giriyoruz. En yakın arkadaşı Julia Farrar'ın buluşmaya gelirken araba kazası yapmasıyla hayatları birden tepetaklak oluyor. Ve Marissa arkadaşlıkları üzerinde tekrar düşünmeye başlıyor. Acaba gerçekten en yakın arkadaşı mıydı? , Hangi gerçekler ondan saklanmıştı? Bu sorular kitapta cevabını buluyor merak etmeyin :D
"İnan bana, üzerinden atması en zor şey, fazla kilolar değil, başkalarının beklentilerinin ağırlığıdır." (sayfa 282)
Marissa'dan biraz bahsetmek istiyorum. Svelte dergisinde editör olan bizim kız hemde sağlık , diyet gibi konuları ele alıyor. Ara sıra bu bu yazıları düzenlerken de görebiliyoruz kitapta. Kitabın ilk sayfalarında da konuya böyle giriş yapıyor yazar. Dave ile düzenli bir ilişkisi vardır fakat Julia'nın kazasından sonra bu ilişkilerinde bir aksaklıklar oluşmaya başlıyor. 
Ancak Nathan bir canavar değildi. O yalnızca geçmişi paylaştığım, normal biriydi. Anılarıma yapışıp kalmam, aslında darmadağın, kusurlu ve idealden uzak olmasına rağmen geçmişimi pembenin tonlarına boyamam da onun suçu değildi. (sayfa 347)
Kitapta eskilere giderek konuyu daha iyi anlıyoruz. Çünkü aslında esas konu eskilerden geliyor. Julia birden Nathan'ı Marissa'nın karşısına çıkardığında Marissa ne yapacağını bilemiyor ve böylece kafası karışıyor. Eee Nathan kim diye sorarsanız eğer, kendileri Marissa'nın eski sevgilisi oluyorlar. Ve ayrılmaları da bir o kadar ilginç. Spoiler olmaması açısından bundan bahsetmiyorum. Ama Julia'a öyle bir sinir oluyorsunuz ki şahsen ben bi ara kitabı bıraktım ve sırf bu konu üzerinde düşündüm. Ben olsaydım kesinlikle öyle yapmazdım! dedirtti!!
Dave Marissa'ya diyor: "Tamam, pes," diyerek garsona sesleniyormuş gibi yapmıştı. " Bu ukala genç bayana daha fazla kahve yok. Kendisi bugün çok asabi ve eğer biraz daha kafein alırsa iyice keçileri kaçıracak." (sayfa 149)
Gülümse Anılara kitabında sevdiğim bir yerde Dave'in mizahi anlayışı ve onun ailesiydi. Dave'in işi avukatlık ve işine son derece bağlı biri. Yani kısacası işkolikte diyebiliriz. Kitapta Dave'i böyle tasvir edince direkt olarak soğudum ama sonraları Dave'e bağlanmanız elden bile değil!
" Hayat öyle ya da böyle devam edecek," demişti konuşması sırasında. " Tek fark onu nasıl ele alacağınız. Gelen dalgayı yakalayıp, onunla yol alabilir ya da akıntıya kapılıp dibe çekilebilirsiniz." (sayfa 287)
Neyse lafı fazla uzatmak istemiyorum ama kitabı hala alıp almama konusunda kararsızsanız size söyliyim kesinlikle alıp okumalısınız! Ve yazımı kitaptan beğendiğim bir diğer alıntıyla bitirmek istiyorum:
Bir insana ona anlatacağınız bir şey olduğunu söyleyip sonra da ne olduğunu düşünüp durması için onu bekletmekten daha zalimce bir şey yoktu. (sayfa 309)
- Puanım -


Tur Takvimimiz


2 Mart 2013
Yazar Tanıtım - http://kitaptelvesi.blogspot.com
Kitap Tanıtım - http://kitapsayfalarii.blogspot.com
Ön Okuma - http://kordugumhayaller.blogspot.com
Trailer - http://kordugumhayaller.blogspot.com
Kitap Çekilişi - http://kitapasigi.blogspot.com

3 Mart 2013

Alıntılar - http://asabibakire.blogspot.com ve http://kahvekokulukitap.blogspot.com
Yazar Söyleşi - http://tugceninkitapligi.com
Farklı Bloglara Gezi - http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com
Film olsaydı - http://tarihiaskromani.blogspot.com
Ya Sonra - http://tarihiaskromani.blogspot.com
Kitap Yorumu - *9 Blog Birden

*9 Blog'un yorumlarını bir arada http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com adresinde bulabilirsiniz...


Arkadya Yayınlarına katkılarından dolayı teşekkür ederiz...

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Made With Love By The Dutch Lady Designs